SES Ankara Şube: “Binin üzerinde pozitif ve şüpheli hasta Şehir Hastanesi’nde tedavi görmekte”

SES Ankara Şube, kentteki şehir hastanelerine ilişkin bir basın metni yayımladı. Metin, "Ankara’da pandeminin merkez üssü şehir (rant) hastaneleri" başlığını taşıyor

SES Ankara Şube: “Binin üzerinde pozitif ve şüpheli hasta Şehir Hastanesi’nde tedavi görmekte”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şube, kentteki şehir hastanelerine ilişkin bir basın metni yayımladı. Metin, “Ankara’da pandeminin merkez üssü şehir (rant) hastaneleri” başlığını taşıyor.

Pandemi sürecinde şehir hastanelerindeki “rant”ın daha da belirginleştiğini vurgulayan Ankara Şube, bu durumu şu iki örnek üzerinden açıkladı:

Birincisi; Şehir (Rant) Hastanelerinde sağlık emekçilerine tanı testleri yaygın olarak yapılmazken, ücretle tanı testi yapılmaktadır. İkincisi; vatandaşların Covid-19 tedavisinde yer bulamadığı, sıra beklediği bu günlerde, Şehir (Rant) Hastanelerine yurtdışından sağlık turizmi kapsamında yabancı hasta getirilerek tedavi edilmektedir.

Şehir hastanelerinin Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın ikinci fazını oluşturduğunun altı çizilen açıklamada “Halkımız bu ticarethanelerden hizmet beklemektedir. Ancak ticarethanelerde öncelik parası olanındır. Sonuçta “Şehir (Rant) Hastaneleri” nde de öncelik parası olanındır. Şehir Hastanesi rantın merkezi olurken, sağlık emekçileri açısından hukuksuzluğun, angaryanın ve tanımsız esnekleşen çalışma şekillerinin pilot uygulama alanı olmuştur” ifadeleriyle sürdü.

“Ankara’da yataklı tedavinin yüzde 40’ı şehir hastanelerinde”

Ankara Şehir Hastanesinin Sağlık Bakanlığı kurumlarının yatak sayısı içerisinde oranı yüzde 33, erişkin yoğun bakım yatakları içerisindeki oranı ise yüzde 45. Ankara ilinin Sağlık Bakanlığı tarafından sunulan yataklı tedavi hizmetlerinin yüzde 40’ı Şehir Hastanesi tarafından sürdürülmekte.

Ankara Şehir Hastanesi’nde 20 bine yakın sağlık emekçisi görev yaparken, Sağlık Bakanlığı’na bağlı yataklı tedavi kurumlarında görev yapan personelin yarısı bu hastanede görev yapmakta.

Şehir Hastanesi ile aylık yaklaşık 900 bin kişinin bu hastaneden faydalanması amaçlanıyor. Bunun ise günlük 30 bin hastanın başvuru yapması anlamına geldiğini ifade eden Ankara Şubesi açıklamayı şöyle sürdürdü:

Personel sayısı ve ayaktan başvuru, yatan hasta başvurusu ve refakatçileri düşünüldüğünde, normal süreçte günlük 100 bin insanın girip çıkış yapacağı ifademiz, hastanenin açılışı ile gerçekleşmiştir. Ankara’nın dört bir yanından taşınan  nüfus her gün riski ve bulaşı Şehir Hastanesi’ne taşırken, Şehir Hastanesi’ndeki riski de yeniden yaşam alanlarına taşımaktadır.

“Normalleşmenin ardından Şehir Hastanesi’ne günlük 70 bin kişi geliyor”

Pandeminin ilk üç ayında hastaneye günlük 20-25 bin aralığına giriş olduğunu açıklayan Ankara Şube, açıklama metninde “Alınan normalleşme kararıyla birlikte bu sayı tekrardan günlük 70 bine yakın insanın Şehir Hastanesi’ne girip çıkmasına neden olmuştur. Ankara Şehir Hastaneri Başhekimliğin 15 gün önce yaptığı açıklamalarına göre 600 Covid pozitif, 150 kadarda şüpheli hasta Şehir Hastanesi’nde yatmaktadır. Bizlerin yapmış olduğu çalışma kapsamında bugün itibariyle 1000-1100 aralığında pozitif ve şüpheli hasta Şehir Hastanesi’nde tedavi görmektedir” ifadeleri yer aldı.

COVID-19 hastaları için yeterli sayıda yatak olmaması nedeniyle 31 Ağustos itibariyle nöroloji-ortopedi ve genel hastane binaları tahliye edilerek COVID-19 hastalarına ayrıldı.

“Şehir Hastanesi’nin doluluk oranı yüzde 72”

Ankara Şehir Hastaneleri Başhekimliği 31.08.2020 itibariyle 2 bin 700 hastanın hastanede tedavi altında olduğunu açıkladı. Başhekimliğin açıklamalarına göre hastanenin doluluk oranı yüzde 72.

Ankara Şube, Şehir Hastanesi’nde sağlık çalışanlarına rutin testlerin yapılmadığını ancak 250 TL karşılığında tanı testi yapıldığını da açıkladı.

Açıklama şöyle sürdürüldü:

Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye geneli yaptığı tanı testlerinde pozitif hasta tespit oranı %2’lerdeyken Şehir Hastanesi’nde %20 olması ülkemizdeki açıklanan verilere güvenilirlik anlamında şüphe oluşturmaktadır. Açıklamaları doğru kabul edilmesi ise Şehir Hastanesinin bulaş odağı olduğu vurgumuzu bir başka şekilde doğrulamaktadır. Ayrıca Hastaneye günlük 500-700 aralığında pozitif vakanın çıktığı ifade edilmektedir.

Sağlık vurgusu yapılan Ankara Şehir Hastaneleri sağlık emekçileri ve toplum için riskli alan haline gelmektedir. Bakanlığın açıklamalarına göre, görülen vakaların %11’i sağlık emekçisidir. Çalışma alanında işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmadığı hastanede sağlık emekçileri de bulaş odağı haline getirilmektedir.

Ankara Şube, aşağıda belirtilen yetersizliklerin bir an önce ortadan kaldırılması gerektiğine dikkat çekti:

  • Şehir Hastanesi’nde sağlık emekçileri temaslı kapsamında değerlendirilmemektedir.
  • Yaygın ve süreklilik gösteren test ve taramalar yapılmamaktadır.
  • Sağlık emekçilerinin sayı yetersizliği nedeniyle iş yükleri artmakta, yeterli sayıda sağlık emekçisi istihdam edilmek yerine il içindeki farklı hastanelerden sağlık emekçileri görevlendirilmektedir.
  • Temaslı olan sağlık emekçileri çift maske ile çalıştırılmaya devam edilmektedir. Covid-19 tanılı sağlık emekçileri raporlarının 5.- 7. günde bulguları yok ise iş yoğunluğu bahane edilerek, sözel olarak işlerine geri çağrılmaktadır.
  • Sağlık emekçilerine servis hizmeti verilmemesi nedeniyle, toplu taşıma araçları ile bulaş riskini yaşam alanlarından hastaneye, hastaneden yaşam alanlarına taşımaktadır.
  • Şirketler taşeron işçilerine gerekli ve nitelikli koruyucu ekipman vermemektedir. 15 günde bir görev yerleri değiştirilmekte, çalıştıkları birimlerin kirli ya da temiz olmasına bakılmaksızın bulaşı taşımalarına sebep olunmaktadır. Bakanlık çalışanı değil Şirketleri korumaktadır.
  • Online verilen hizmet içi eğitimler için sağlık emekçilerine uygun ortam, zaman, ekipman ve teknik destek sunulmamaktadır.
  • Kuleler içinde yada arasında doğru ve etkili filyasyon çalışması yapılmamaktadır.
  • Hastanede, görevlendirmeler dahil tüm kararlar şeffaflık ve liyakatten uzak alınmaktadır. İtiraz edenlere sistematik mobbing uygulanmaktadır.
  • Hastanenin tüm kulelerinde farklı uygulamalar yaşanmakta olup uygulamada birlik sağlanamamaktadır.
  • Hastanenin geniş alanda kurulu olması ve az çalışanla çok iş yaptırma gibi maliyet kaygılarıyla ilaçlama, temizlik ve dezenfeksiyonda yetersizlikler yaşanmaktadır.
  • Pandemi kuralları konusunda vatandaş davranışları kontrol edilememektedir.
  • Hastanenin çok fazla giriş alanı olması ve yoğunluk nedeniyle nitelikli triyaj yapılmamaktadır. AVM girişi gibi sadece ateş ölçülmektedir.

Sendika.Org