Rektör İbiş sunar: Ankara Üniversitesi öğrencilerine ait bilgiler yasa dışı bir şekilde bankaya satıldı

Vakıfbank ile 2017 yılında bir protokol imzalayan Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’nün öğrencilere ait tüm bilgileri yasa dışı bir şekilde Vakıfbank’a verdiği anlaşıldı. Bir öğrenci, rızası dışında adına Vakıfbank banka hesabı açılması üzerine hukuk süreci başlattı ve mahkeme kararıyla protokollere ulaştı. Protokole göre üniversite öğrenci ve personele ait kimlik bilgilerini bankaya iletiyor, banka da bu bilgileri kullanarak öğrenciler adına banka hesabı açıyor

Rektör İbiş sunar: Ankara Üniversitesi öğrencilerine ait bilgiler yasa dışı bir şekilde bankaya satıldı

Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’nün 2017 yılında Vakıfbank ile imzaladığı sözleşme gereği tüm öğrenciler adına rızaları dışında Vakıfbank hesabı açılmış, Vakıfbank hesabı açtırmak istemeyen öğrencilere öğrenci kimlik kartı verilmemişti. Kişisel verilerinin rızası dışında bir bankayla paylaşılarak adına banka hesabı açılmasına itiraz eden bir öğrenci, Ankara Üniversitesi’nden Vakıfbank ile yapılan sözleşmenin bir örneğinin ve sözleşmeye dayanak yönetim kurulu kararının gönderilmesini istedi. Rektörlüğe bağlı Sağlık Kültür ve Spor ve Daire Başkanlığı, öğrenciye gerekli bilgileri göndermedi. Bunun üzerine dönemin Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu’na başvuran üniversitelinin talebi Kurul tarafından haklı bulundu talep edilen bilgilerin öğrenciye verilmesine hükmedildi.

Ancak Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, karara itiraz edildiğini belirterek istenilen bilgi ve belgeleri yine öğrenciye göndermedi. Rektörlük, Ankara 15. İdare Mahkemesi’nde Başbakanlık aleyhine dava açtı ve Vakıfbank ile imzalanan sözleşmenin ticari sır olduğunu iddia ederek Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu’nun kararının iptal edilmesini istedi. Başbakanlık’ın kaldırılmasının ardından dava Adalet Bakanlığı’na karşı sürdü.

Kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin bilgiler ticari sır olamaz

Ankara 15. İdare Mahkemesi Ankara Üniversitesi’nin talebini reddederken hukuk dersi verdi. Kararda şu ifadelere yer verildi: “Uyuşmazlık konusu olayda, başvuru sahibinin Senato Kararı, Üniversite Rektörlüğü’nün Olur’u ve üniversite ile banka arasında yapılan sözleşme gereğince kampüskart edinmek zorunda bırakıldığı, bu kapsamda, başvurucunun banka ile üniversite arasında yapılan sözleşmeye ilişkin bilgiye erişimde menfaatinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, üniversite ile banka arasında yapılan sözleşmede yer alan gizlilik hükümlerinin Kanun ile koruma altına alınan bilgi edinme hakkını ihlal edemeyeceği, bir kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin yapılan sözleşmede yer alan bilgilerin ticari sır olarak değerlendirilmesinin kamu yönetiminin temel ilkelerinden olan şeffaflık, saydamlık ve hesap verilebilirlik ilkelerine aykırılık teşkil edeceği, öte yandan; istenilen bilgilerin 4982 sayılı Kanun kapsamında sayılan istisnalar kapsamında olmadığı da göz önünde bulundurulduğunda, … başvuru sahibinin talebinin kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”

Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, Ankara 15. İdare Mahkemesi’nin ret kararına karşı istinaf yoluna başvursa da talebi Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12.Dava Dairesi tarafından reddedildi. Böylece Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, aradan iki seneyi aşkın bir süre geçtikten sonra Vakıfbank ile yaptığı sözleşmeyi ve Yönetim Kurulu ve senato kararını paylaşmak zorunda kaldı.

Yönetim Kurulu ve senatoya sadece bilgi verilmiş

Ankara Üniversitesi Rektörlüğü tarafından paylaşılan belgelere göre 3 Şubat 2017 tarihli senato kararında senato üyelerine, Üniversite ile Vakıfbank arasında “protokol imzalandığı” bilgisi verildiği, 14.03.2017 tarihli Yönetim Kurulu toplantısındaysa Yönetim Kurulu üyelerine “protokol kapsamındaki uygulamaların başlamak üzere olduğu” bilgisi verildiği görülüyor. 16.08.2017 tarihli senato kararında ise sadece “kampüskart hakkında bilgi verildiği” ifadelerine yer verildi. Söz konusu kararların hiçbirinde Vakıfbank ile imzalanan protokole dair hiçbir detayın yer almadığı görülüyor.

Öğrencilere ait tüm bilgiler bankaya verilmiş, öğrenciler adına hesap açılmış

Protokole göre üniversitenin yükümlülükleri arasında öğrenci ve personele ait kimlik bilgilerinin teyit ve görsellerinin bankaya iletilmesi bulunuyor. Üniversite, kartların teslim edilmesinden 20 gün önce tüm bilgileri bankaya iletmekle yükümlü tutuluyor. Bu bilgileri alan bankanın öğrenciler ve personel için iki tipte kart düzenleyebileceği öngörülüyor. Bunlardan biri başvuru yapan kişiler için kredi kartı olan Banka Kart olarak tanımlanırken diğeri ise başvuruda bulunmayan kişiler için düzenlenen ve kredi kartı olmayan Kampüs Kart olarak tanımlanıyor. Söz konusu kampüs kartların temassız özelliğe sahip olduğu ve içine para yüklenebileceği düzenleniyor. Vakıfbank içine para yüklenebilen bu kampüs kartlar için hiçbir imza atmamasına rağmen öğrenciler adına banka hesabı açıyor. Kampüs kart almayı reddeden ve mezun olan bir öğrencinin halen Vakıfbank’a ait bir karta ve banka hesabına sahip olduğu görülebiliyor. Bu kartlara da yalnızca Vakıfbank ATM cihazlarından para yüklenebiliyor. Protokole göre bankanın üniversite içinde “Bankomat-724 ATM” cihazları kurması da kararlaştırılıyor.

Eski Rektör Erkan İbiş pazarlamacılık da yapmış

Protokolün üniversitenin yükümlülüklerini düzenleyen 7. maddesinin beşinci fıkrasında üniversitenin özelleştirdiği işletmelerde ödeme araçları ile ilgili Banka ödeme araçlarını tavsiye edeceği hükmü yer alıyor. Buna göre üniversitenin yemekhane dahil pek çok hizmetini kullanmak için kampüs kartın zorunlu tutulmasının altında bankaya geçilen bu iltimasın olduğu anlaşılıyor.

Ne olmuştu?

Ankara Üniversitesi, 2017 yılında Vakıfbank ile oldubittiye getirerek kurduğu sözleşmeyle tüm öğrencileri adına banka nezdinde hesap açtırdı. O dönemde rektörlük makamında, Ağustos 2020’de koltuğunu eski AKP milletvekili Necdet Ünüvar’a devredecek olan Erkan İbiş oturuyordu. Kampüse giriş çıkışlarda ve yemekhaneden faydalanırken bu banka kartlarını kullanmaya mecbur bırakılan öğrenciler, konu üzerine sosyal medya üzerinden ve kampüslerde seslerini yükselterek bu duruma karşı çıkmışlardı.

Öğrencilere imzalamaları için herhangi bir belge teslim edilmeyerek üniversitenin çevrimiçi sisteminde zorunlu olarak “Kampüs Kart” seçimi yaptırıldı. Bu tercihi yaparak kişisel bilgilerinin bankaya “satılmasına” icazet vermeyen öğrenciler; kampüse girmek ve yemekhane hizmetlerinden faydalanmak da dâhil olmak üzere birçok haktan yararlanamaz hale getirildiler. Öğrencilerin neredeyse tamamı, ilgili haklarından faydalanabilmek amacıyla ilerleyen süreçte mecburen bankanın çıkardığı kartları kullanmak zorunda kaldılar. Aradan geçen üç yılda Vakıfbank kartı çıkarmayı reddeden öğrenciler ise hala öğrencisi oldukları kampüse girmekte zorluk yaşıyorlar, kampüs içerisindeki en temel hakları olan yemekhaneden ise hiçbir şekilde faydalanamıyorlar.

İbiş’te skandal bitmiyor: Üniversitelileri zorla Vakıfbank müşterisi yaptı

Sendika.Org / Ankara

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur