AYM ikinci kez karar aldı, AİHM uyardı ama Sendika.Org’a engel hâlâ kaldırılmadı

Sendika.Org yayınının sürdüğü ardıl alan adlarına yönelik engellerle ilgili 8 ayrı başvuruyu birleştirerek yeni bir karar alan AYM, Anayasa’nın 26. ve 28. Maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine hükmetti

AYM ikinci kez karar aldı, AİHM uyardı ama Sendika.Org’a engel hâlâ kaldırılmadı

Anayasa Mahkemesi (AYM), Sendika.Org’un erişime engellenmesi ile ilgili 11 Mart 2020’de aldığı ilk “ihlal” kararının ardından, eylül başında da Sendika.Org yayınının sürdüğü ardıl alan adlarına yönelik engellerle ilgili 8 ayrı başvuruyu birleştirerek yeni bir karar aldı.

AYM, Anayasa’nın 26. ve 28. Maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine hükmetti.

Öte yandan AYM’nin Ekim 2015’te yapılan başvuruyu yıllarca bekletmesi üzerine başvurulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de temmuz ayında başvuruyu duyurarak hükümetten görüş talep etti.

Ne var ki 6 ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen, erişim engeli kararının altında imzası olan Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliği AYM kararının gereğini uygulamadı.

Süreç AİHM’ye taşınınca

AYM’nin Sendika.Org’a yönelik erişim engelini hukuksuz bulduğunu gösteren ilk karar 11 Mart’ta alınmış ve 2 Mayıs tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.

9 Ekim 2015’te Sendika.Org editörü Ali Ergin Demirhan adına Av. Sercan Aran ve Av. Tonguç Cankurt tarafından yapılan bireysel başvuru yaklaşık 5 yıl yanıtsız bırakılmış, sürecin AİHM’ye taşınmasının hemen ardından AYM hızla yanıt verip 11 Mart’ta karar çıkartmıştı.

AYM kararında siteye erişimin tümüyle engellenmesiyle Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği belirtilerek, ihlalin sonlandırılması, yeniden yargılama ve 6000 TL’lik manevi tazminata hükmedildiği belirtiliyor ancak Sendika.Org’un AYM kararının beklendiği 5 yıllık süreçte maruz kaldığı ihlallere, sistematik sansüre ve mahkemelerin işleyişindeki sorunlara dair beyanları dikkate alınmıyordu.

“Türkiye’de etkili bir iç hukuk yolu var mı?”

AYM’nin Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliği tarafından da gereği yerine getirilmeyen kararı AİHM’ye başvurunun gerekçelerini ortadan kaldırmadı.

AİHM, temmuz ayında Sendika.Org’un başvurusunu duyurarak hükümet dahil davanın taraflarına AYM’ye bireysel başvuruların etkin bir hukuki yol olup olmadığını, başvurunun yanıtlanmasının neden bu kadar uzun süre bekletildiğini ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde öngörülen kısıtlamaların kötüye kullanılıp kullanılmadığını sordu.

İkinci ihlal kararı

Sendika.Org’un ilk erişim engelinin ardından yayınını sürdürdüğü diğer alan adlarına yönelik erişim engelleriyle ilgili olarak yine Ali Ergin Demirhan adına İfade Özgürlüğü Derneği tarafından yapılan başvuruların AYM gündemine alınması AİHM’nin duyurusunun ardından geldi.

AYM beklemedeki 16 başvurudan, alan adlarıyla ilgili olan 8’ini birleştirerek Anayasa’nın 26. ve 28. Maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine hükmetti.

Ancak Türkiye’deki internet kullanıcıları www.sendika.org adresine girdiklerine hâlâ Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliği’nin 25 Temmuz 2015’te aldığı erişim engeli kararı ile karşılaşıyor.

Sulh ceza hakimlikleri AYM kararlarını hiçe saymaktadır

Sendika.Org avukatlarından Tonguç Cankurt, AİHM’nin bu kadar çabuk harekete geçmesinin başvuru konusu olayı yapısal bir sorun olarak öncelikli ele aldığını gösterdiğini, benzer sansür uygulamalarıyla ilgili olarak emsal olabilecek önemli bir ihlal kararının çıkabileceğini belirtiyor.

Yine Sendika.Org avukatlarından Bilişim Hukuku Uzmanı Yaman Akdeniz de başından bu yana hukuki süreçte yaşananlara dikkat çekerek “Artık etkili bir iç hukuk yolu kalmamıştır, sulh ceza hakimlikleri AYM kararlarını hiçe saymaktadır” diyor.

Sendika.Org