Kerestecioğlu Muğla, Antalya ve Aydın’daki imar değişikliklerini sordu: “Sit alanı itirazla ticaret alanı olmaktan kurtuldu”

ÖİB, geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin gözde turizm beldeleri ile ticari değeri yüksek ilçelerinde bulunan bazı arazilerin inşaata açılması için imar planı değişikliği yaptı. HDP'li Kerestecioğlu rant amaçlı imar planı değişikliklerini Meclis gündemine taşıdı

Kerestecioğlu Muğla, Antalya ve Aydın’daki imar değişikliklerini sordu: “Sit alanı itirazla ticaret alanı olmaktan kurtuldu”

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin gözde turizm beldeleri ile ticari değeri yüksek ilçelerinde bulunan bazı arazilerin inşaata açılması için imar planı değişikliği yaptı. Alınan karara göre Muğla’nın Bodrum ilçesinde Bitez ve Gökçebel Mahalleleri, Antalya’nın Kemer ilçesi, Aydın’ın Didim ile Adana Yüreğir, Eskişehir Tepebaşı’ndaki parsellerin imar planları otel, konut, ticari alan olarak değiştirildi.

Değiştirilen planlara itirazlar reddediliyor

Buna göre, Antalya Kemer Belediyesi imar planlarında adliye ve kaymakamlık binası yapımı öngörülen ve yan yana olan toplam iki 8 bin 178 metrekarelik parsellerin fonksiyonu otele çevrildi. Bodrum’un Bitez Mahallesi’ndeki tarla vasıflı, 29 bin 130 metrekare büyüklüğündeki parsel ise plan değişikliğiyle 2 katlı konut alanı, günübirlik tesis, sosyal tesis alanı, kumsal, plaj, park olarak ilan edildi ve plan değişikliğine yapılan itirazlar kabul edilmedi.

Sit alanı itirazla kurtuldu

Gökçebel’de planda ham toprak olarak görünen, bir kısmı sit alanı olan ve Tekfen Yalıkavakevlerinin bitişiğinde yer alan 24 bin 865 metrekare büyüklüğündeki parsel ise ticaret-konut alanına çevrildi. Yapılan itirazlar sonrası, parselin SİT alanı olan kısmı plan dışı bırakılırken, diğer bölümlere ilişkin itirazlar reddedildi. Yine Gökçebel’de zeytinli tarlalar bulunan, 46 bin 170 metrekarelik bir başka parselin planı da ticaret-konut alanı, gelişme konut alanı, park, yol kullanımıyla değiştirildi. Diğer bölgelerde de yapılan değişikliklerle yüz binlerce metrekarelik alanın inşaata açıldı.

“İmar değişiklikleri genellikle yoğunluk artırıcı özellikte”

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, rant amaçlı yapılan imar planı değişikliklerini Meclis gündemine taşıdı. Soru önergesinde şu ifadeler yer aldı:

Ülkemizde, imar planları, kentlerin gelişimine ve büyümesine bağlı olarak, zamanında, gereksinimleri karşılayacak, kentin doğru ve sağlıklı olarak planlanmasına yön verecek şekilde hazırlanmadığı gibi çok sayıda ayrıcalıklı imar değişiklikleri yapılmaktadır. Üstelik yapılan imar değişiklikleri genellikle yoğunluk artırıcı özellik taşımakta, bu da altyapı tesislerinin yeniden konumlandırılmasını ve/veya kapasite artışını zorunlu hale getirmekte ve kamu kaynaklarının plansız bir şekilde tüketilmesine ve ayrıcalık tanınan parsel bazında değişiklerin yarattığı tüm maliyetlerini kamuya yüklenmesine yol açmaktadır. Sürekli yaşanan plan değişiklikleri sonucunda, kentlerde trafiğin içinden çıkılmaz hale gelmesi, durmadan artan yapı yükseklikleri ve yoğunlukları, kıyı alanlarının yağmalanması, orman alanlarının giderek azalması çok ciddi bir ekolojik tahribata, bu bölgelerde yaşam kalitesinin düşmesine ve kentler ile kırsal bölgelerin kimliklerini, doğal ve özgün yapılarını yitirmelerine neden olmaktadır.

Kerestecioğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından yanıtlanması istemiyle şu soruları sordu:

  1. İktidarınız döneminde ‘parsele özel’ imar plan değişiklikleriyle kaç metrekarelik alanda imar planı değişikliği yapılmıştır?
  2. İmar planı değişikliği yapılan arazilerden kaç milyar liralık rant yaratılmıştır? Plan değişikliği yapılan bölgelerde arazi bedellerinde ne kadar artış yaşanmıştır?
  3. Bodrum, Kemer gibi zengin biyo-çeşitlilik alanlarına ve habitata sahip küç��k yerleşim alanlarının metropolleşen kıyı kentlerine dönüşmesi mi hedeflenmektedir? Bu bölgelerde altyapı, donanım ve suya erişim sorunları çözülmeden daha fazla inşaata açılmasının bu bölgelerde yaratacağı sorunlar dikkate alınmış mıdır?
  4. İmar değişiklikleri yapılırken doğanın, insan dışındaki canlı ve cansız varlıkların var olma, yaşama hakkı da dikkate alınmış mıdır?

Sendika.Org