Selahattin Demirtaş: “Artık AKP’yi değil, geleceği konuşmanın zamanıdır”

Sırf AKP karşıtlığı üzerinden gelecek inşa edilemeyeceğini belirten Demirtaş, AKP’nin ilk seçimde kaybedeceğini ancak bu sırada, muhalefetin demokrasi ilkeleri etrafında topluma güven veren güçlü bir alternatifini ortaya çıkarmak sorumluluğunda olduğunu söyledi

Selahattin Demirtaş: “Artık AKP’yi değil, geleceği konuşmanın zamanıdır”

Hala Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, twitter hesabından ülke siyasetinin geleceğine ve muhalefetin izleyeceği çizgiye dair değerlendirme ve önerilerini paylaştı.

Sırf AKP karşıtlığı üzerinden gelecek inşa edilemeyeceğini belirten Demirtaş, AKP’nin ilk seçimde kaybedeceğini ancak bu sırada, muhalefetin demokrasi ilkeleri etrafında topluma güven veren güçlü bir alternatifini ortaya çıkarmak sorumluluğunda olduğunu söyledi.

Demirtaş’ın mesajları şöyle:

Demokrasi için parlamento içinden ve dışından etkili bir mücadele yürütmek elbette şarttır. Bunu yaparken Türk-Kürt, Alevi-Sünni, laik-muhafazakar ayrımı olmaksızın yan yana durmaktan, yan yana görünmekten imtina etmemeliyiz.

Türkiye hepimizindir. Hepimiz birlikte Türkiye’yiz. O halde, birlikte yönetebilme ve geleceği birlikte inşa edebilme erdemini ortaya koymak zorundayız.

Sırf AKP karşıtlığı üzerinden gelecek inşa edilemez. Artık AKP’yi değil, geleceği konuşmanın zamanıdır. AKP ilk seçimde kaybedecektir. Ancak bu sırada, demokrasi ilkeleri etrafında topluma güven veren güçlü bir alternatifini ortaya çıkarmak, muhalefetin tarihi sorumluluğudur.

Muhalefet artık kendini yakın geleceğin iktidarı olarak görmeli ve bu ciddiyetle, çözüm önerilerini ortaklaştırarak halkla doğrudan buluşmalıdır. Sadece partiler değil; medya, akademi, entelektüel camia ve sivil toplum kuruluşları halkla buluşma etkinlikleri düzenlemelidir.

HDP şimdi bunu yapıyor. Ancak bu yetmez. 81 il ve tüm ilçelerde forumlar, paneller, konferanslar, çalıştaylarla tüm muhalefet aynı etkinliklerde buluşabilmeli, Türkiye’nin geleceğini halkla konuşarak netleştirmeli ve halkın gücünü görünür kılmalıdır.

Ve tüm partiler şimdiden sahada seçim hazırlığına (seçim güvenliğini de sağlayacak şekilde) başlamalıdır. Önümüzdeki seçim, Türkiye siyasi tarihinin en önemli ve en muhteşem seçimi olacaktır. Bu seçimle, demokrasiyi yeniden ve gerçek anlamda inşa etme fırsatı doğacaktır.

Dolayısıyla hem umutlu olun hem dirençli; hem kaygılı olun hem de cesur. Az kaldı. İyiler kazanacak, hep birlikte kazanacağız.

Sendika.Org