Koronavirüs uyuşturucu trafiğini altüst etti – Dominique Baillard

Maliyeti azaltma konusunda kaygılı olan bu yöneticiler, sentetik uyuşturucuların üretimi için gerekli olan kimyasal bileşenleri en yüksek teklif verenden, yani Çin’den ithal ediyorlar. Pandeminin patladığı şehir olan Vuhan’da bulunan ana tedarikçilerinin kapatılması, uyuşturucu endüstrisini raydan çıkardı

Koronavirüs uyuşturucu trafiğini altüst etti – Dominique Baillard

Uyuşturucu kaçakçıları da koronavirüsün yayılmasından etkilendi. Hiçbir baskı kampanyası ve önlemlerin bu trafiği engelleyemediği göz önüne alınırsa, virüsü önlemeye yönelik alınan sokağa çıkma yasağı (eve kapanma) kararı üreticiden tüketiciye bu sektörde yer alan tüm oyuncuları önemli ölçüde cezalandırdı.

Fiyatlarda son gelişmeler etkinin genişliğini ortaya koymaktadır. Kolombiya’dan sonra kokainin ikinci önemli üreticisi olan Peru’da, koka yapraklarının fiyatı yüzde 70 oranında düştü. Üreticilerin oluşturduğu federasyon hükümetten yardım istiyor. Çünkü Kolombiya’da olduğu gibi, bu ülkede de kartellerin etkinliği sınırların kapanmasıyla tümüyle sıfırlandı.

Buna karşın, malın artık ulaşamadığı tüketici ülkelerde ise gümrüklerde yakalanan mallar önemli ölçüde azaldı ve fiyatlar arttı. Brezilya’da kokain, Avrupa’da hint keneviri (kanabis), ABD’de ise yaygın olarak kullanılan fentanil ve özellikle metamfetamin gibi sentetik uyuşturucuların fiyatı arttı.

Bu artışlar çoğu kez fırsatçılıkla ilgilidir. Satıcılar ortaya çıkmadan önce arzda düşüşü öngördüler. Meksika kartellerinin de fiyatları yükseltmek için uyuşturucuyu sakladıklarından şüpheleniliyor. Fakat belli ki, uyuşturucuyu yutup taşıyan ve “katır” denen kuryeler artık uçakla seyahat edemiyor ve İspanya ve Fransa arasında uyuşturucu teslim etmek için ultra hızlı yolculuklar yapan “go-fast”larda olduğu gibi otomobiller artık durduruluyor. Küreselleşen bu uyuşturucu ticareti için ulaşımın felce uğraması büyük bir engel.

Güney Amerika kartelleri uyuşturucu zincirindeki bozukluklardan zarar görüyorlar

Maliyeti azaltma konusunda kaygılı olan bu yöneticiler, sentetik uyuşturucuların üretimi için gerekli olan kimyasal bileşenleri en yüksek teklif verenden, yani Çin’den ithal ediyorlar. Pandeminin patladığı şehir olan Vuhan’da bulunan ana tedarikçilerinin kapatılması, uyuşturucu endüstrisini raydan çıkardı. Meksika’da kimi ara malların fiyatı üç katına çıktı; uyuşturucu baronlarının kimyasal bileşenleri yerel olarak üretmek için kimyagerleri işe almaya başladıkları söyleniyor. Bir başka umulmadık sonuç ise şu oldu; kara para aklamada sorun. Bu işlem Meksika mafyası tarafından ABD’nin Batı Kıyısı’nda bu karteller için vitrin görevi gören hazır giyim mağazalarının kapanmasıyla da aksama yaşadı.

Uyuşturucu trafiği pandemiden kalıcı şekilde etkilenecek mi yoksa bu sadece bir yavaşlama mı?

Uyuşturucu trafiğini önlemekle yükümlü kolluk gücünü uzun bir gece bekliyor. Kartel patronları şimdi diz çöktüklerine göre, kolluk uyuşturucuya karşı mücadelenin daha da güçlenmesini istiyorlar. Ama COVID-19’un yayılması bu projeleri engelliyor. Üretici ülkelerdeki kolluk kuvvetleri çoğu kez virüsle mücadelede çalıştıklarından ve kimileri de hastalığı kaptığından ya da Peru’da olduğu gibi hastalıktan hayatını kaybettiğinden mücadele zor görünüyor.

Öte yandan, doğası gereği yasaları aşmada ve polis gözetimini aldatmada tecrübeli olan karteller de duruma ayak uydurmaya çalışıyorlar: Darknet yoluyla çevrimiçi satışlar, yeraltı ağ gibi yeni ulaşım türü geliştirdiler veya teslimat konusunda insansız hava uçakları (dron) ya da küçük uçakları kullanıyorlar. Son olarak, tekne veya konteyner ile nakliye, malların taşınması için güvenli bir araç olmaya devam etmektedir. Konteynırların sadece yüzde 2’si gümrük kontrollerine tabidir. Uyuşturucu kaçakçılığı, yıllık geliri 650 milyar dolar olarak tahmin edilen, gelişen bir sektör olmaya devam edecektir.

[RFI’de 27 Nisan 2020 tarihinde yayımlanan Fransızca orijinalinden İsmail Kılınç tarafından Sendika.Org için çevrilmiştir]