Hulusi Akar: “NATO’ya bağlılığımız sağlamdır”

“NATO, Türkiye’nin güvenliğinin merkezindedir, Türkiye de NATO’nun. Türkiye, NATO’nun misyon ve operasyonlarına katkı sunan ilk beş ülke, NATO’ya finansal açıdan katkı sunan ilk sekiz ülke arasında yer alıyor. NATO’ya bağlılığımız sağlamdır ve üzerimize düşen sorumluluğu almaya devam edeceğiz”

Hulusi Akar: “NATO’ya bağlılığımız sağlamdır”

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD ve NATO’yla yaşanan gerilimler ile Doğu Akdeniz ve Libya ile S-400 ve F-35 krizlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Washington DC merkezli düşünce kuruluşu “Turkish Heritage Organization”un internet üzerinden düzenlediği, “Türkiye’nin Millî Savunma Stratejisi ve Bölgedeki Son Gelişmeler” başlıklı panele katılan Akar, NATO’ya bağlılık mesajı verdi, “NATO’ya bağlılığımız sağlamdır ve üzerimize düşen sorumluluğu almaya devam edeceğiz” dedi.

“Türkiye’yi enerji denklemin dışında tutulamaz”

Bakan Hulusi Akar’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi enerji denklemin dışında tutan enerji projeleri başarısızlığa mahkûmdur. Biz bölgede barış ve istikrarın, diyalog ile başarılabileceğine inanıyoruz. Bizim ne Kürtler ile ne de diğer etnisitelerle bir sorunumuz vardır. Biz yüzyıllardır Kürtlerle birlikte yaşıyoruz, yaşamaya da devam edeceğiz. Nasıl ki DEAŞ Müslümanları temsil etmiyorsa, PKK da Kürtlerin temsilcisi değildir. Kürtler bizim kardeşimizdir. Bizim tek mücadelemiz PKK/YPG ve diğer terör örgütleri iledir.

(Suriye’deki operasyonlar) Biz bu operasyonları azami dikkatle yaptık. Asla bir sivili, bir tarihi ya da dini mekânı ya da ortamı hedef almadık. Biz sivil, demokratik ve siyasi olarak birleşmiş bir Suriye istiyoruz. Aynı zamanda Türkiye, rejim ya da herhangi bir terör örgütünün kendisine yönelik saldırısına meşru müdafaa ile yanıt vermeyi sürdürecektir.

“Libya hükümetini desteklemeye devam edeceğiz”

Bizim Libya’daki temel hedefimiz, Libyalılar önderliğinde, tüm Libyalıları kucaklayan, toprak bütünlüğü ve ulusal birliğine dokunulmamış bağımsız ve egemen bir Libya’dır. Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Rusya, Fransa ve Suudi Arabistan gibi bazı ülkeler siyasi çözümü desteklediklerini iddia ediyor ancak ne yazık ki Hafter’e silah ve askeri ekipman sağlamayı sürdürüyor. Bu dış destek, Libya’daki barış ve istikrarın önündeki en büyük engeldir. Libya’da siyasi bir çözümü destekleyen tüm taraflar ile çalışıyoruz. Libya hükümetini desteklemeye devam edeceğiz.

“Türkiye-ABD ittifakı ve ortaklığı her zamankinden daha hayati”

Türkiye ve ABD’nin aralarındaki görüş farklılıklarına ve ilişkilerindeki iniş çıkışlara rağmen birçok zorluğun üstesinden geldi. COVID-19 pandemisi, Türkiye-ABD ittifakı ve ortaklığının her zamankinden daha hayati önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Tehdit dili ve yaptırımların, müttefikler arasındaki farklılıklara işaret etmek için uygun yollar olmadığına inanıyoruz. Ancak Türkiye ve ABD’nin geçmişte birçok kez yaptığı gibi daha olumlu bir yola gireceğine inancımız tamdır. Coğrafya kaderdir derler. Bizim durumumuzda bölgenin kaderi de Türkiye’ye bağlıdır. ABD’nin bunu fark edip küresel sorunlarla başa çıkmada Türkiye’ye başlıca bölgesel ortak olarak öncelik vermesi gerektiğine inanıyorum.

FETÖ gibi ‘demokrasi düşmanlarına’ karşı demokratik yollarla mücadele etmeyi sürdüreceğiz. ABD makamlarını FETÖ’ye karşı somut adımlar atmaya ve FETÖ’nün iadesi taleplerimizi yerine getirmeye çağırıyoruz.

Türkiye, Ermenistan’ın saldırganlığını kınamakta ve bu sorunun, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü içerisinde barışçıl yollarla çözülmesini desteklemektedir. ABD ve uluslararası toplum, Ermenistan’ı bu tarz saldırılardan kaçınması ve bu sorunun çözülmesi için yapıcı bir yöntem benimsemesi için uyarmalıdır.

“NATO’ya bağlılığımız sağlamdır”

Türkiye’nin neredeyse 70 yıldır NATO müttefiki bir ülke olarak Avrupa-Atlantik güvenliğine çok önemli katkılar sundu. NATO Türkiye’nin güvenliğinin merkezindedir, Türkiye de NATO’nun. Türkiye, NATO’nun misyon ve operasyonlarına katkı sunan ilk beş ülke, NATO’ya finansal açıdan katkı sunan ilk sekiz ülke arasında yer alıyor. NATO’ya bağlılığımız sağlamdır ve üzerimize düşen sorumluluğu almaya devam edeceğiz.

Bakan Akar, NATO’nun değişen güvenlik ortamına göre başarıyla gelişim gösterdiğini ancak çok kutuplu bir dönemin de ortaya çıkmaya başladığını dile getirerek Çin gibi aktörlerin ekonomik ve askeri olarak çok öne çıktığını, Rusya’nın da önemli bir uluslararası aktör olduğunu vurguladı.

(Türkiye-AB ilişkileri) AB’ye üyelik bizim stratejik bir hedefimiz olmaya devam ediyor. AB ile kapsamlı ekonomik ilişkilerimiz var. Türkiye’nin AB ile ilişkileri kökleşmiş ve çok boyutludur. NATO üyesi olarak, Avrupa ve Transatlantik bölgesini etkileyen birçok sorunun çözümüne yönelik çabalara aktif olarak katkı sunuyoruz.

“Türkiye F-35 programının sadece bir müşterisi değil, aynı zamanda ortağı”

ABD savunma endüstrisiyle yapıcı ve karşılıklı yararlı angajmanlara devam etmek istiyoruz. İnanıyorum ki, Türkiye’nin daha gelişmiş bir ortak olarak katkı sunması kolaylaştırılırsa, Türkiye ve ABD’nin muhtemel işbirliği alanları gelecekte genişleyecektir.

(F-35 programı) ABD hükümetinin F-35 programına ilişkin raporu gösterdi ki, Türkiye’nin programdan uzaklaştırılması, F-35 uçağının kritik parçaları, üretim takvimi ve maliyetin düşürülmesine ilişkin riskler doğurdu. Türkiye F-35 programının sadece bir müşterisi değil, aynı zamanda ortağıdır. F-35 teknolojisinin güvenliği, ABD için olduğu kadar Türkiye için de önemlidir. ABD’nin teknik anlamda S-400 ve F-35’lerin uyumluluğu konusundaki herhangi bir kaygısını ele almaya hazırız.

Sendika.Org