Çorlu Tren Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı: “Bu davanın peşini bırakmayacağız”

Çorlu Tren Katliamı Aileleri, katliamın ikinci yıldönümünde Uzunköprü Tren İstasyonu’ndaki anmada bir araya geldi, “Adalet rayların altında kalmasın, unutmayacağız” dedi

Çorlu Tren Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı: “Bu davanın peşini bırakmayacağız”

Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

8 Temmuz 2018’de Tekirdağ’ın Çorlu ilçesine bağlı Sarılar Mahallesi yakınlarında trenin raydan çıkarak devrilmesi sonucu 7’si çocuk 25 kişinin yaşamını yitirdiği, 328 kişinin ise yaralandığı katliamın ikinci yılında hayatını kaybedenlerin yakınları tarafından anma etkinliği düzenlendi.

Uzunköprü Tren İstasyonu’nda bir araya gelen Çorlu Tren Katliamı Aileleri, hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının da bulunduğu “Adalet rayların altında kalmasın, unutmayacağız” yazılı pankartı açtı.

Mısra Öz: “Adalet istiyoruz”

Anmada yapılan konuşmalarda ilk sözü, katliamda eşi Hakan ve oğlu Oğuz Arda’yı kaybeden Mısra Öz aldı:

Gerçek sorumlulara ya korunmak için mevki atlatılıyor ya korunmak için görevden alınıyor. Ama biz bu isimleri nasıl ki 25 canımızın ismini unutmayacaksak ve o acıyı hep hissedeceksek, onların da sorumluların ismini de artık onlar kadar iyi ezberledik.

Çok üzgünüm böyle bir acıyı bize yaşattıkları için, çok üzgünüm böyle bir ülkede katiller korunduğu için. Çok üzgünüm gelecek nesillerde bu katliamlar eğer gerçek adalet sağlanmazsa, yaşanacağı için.

Biz 25 kişinin ailesi olarak kenetlendik. Hepimizin acısı bir. Benim yüreğim burada bütün annelerin, babaların acısı. Benim yüreğim burada annesini, babasını, kardeşini kaybeden bütün insanların acısı. Hepimiz aynı acıyı çekiyoruz. Bu katliamın üzerine gideceğiz. Adalet istiyoruz, adalet rayların alında kalmasın istiyoruz.

Zehra Bilgin: “Bu davanın peşini bırakmayacağız”

Mısra Öz’ün ardında sözü, katliamda kızını, iki kardeşini ve yeğenini yitiren Zehra Bilgin aldı.

TCDD’ye tepki gösteren Bilgin, iki yıldır adalet bulamadıklarını belirterek şunları kaydetti:

Burada olan herkesin benim acımı ve 25 kişinin acısını yaşadığını biliyorum. 8 Temmuz benim için kıyamet, katliam, kara gün. Aslında şu an kendimi katilimin evinde hissediyorum. Çünkü TCDD benim ve 25 canın ailesinin gözünde bir katil. Katilsiniz, adaletsizsiniz, vicdansızsınız. Çünkü cennet gibi hayatlarımızı cehenneme çevirdiniz.

TCDD benim evladımın katili oldu. Bu acıyla yaşamak o kadar zor ki. Her güne ‘Günaydın anneciğim’ diyen sesler yok. Kardeşlerimin evlatlarının anneleri yok. Ben kızımı ve kardeşlerimi TCDD’ye güvenerek kendi ellerimle gönderdim. Bizler o kadar büyük bir aile olduk ki birbirimize sarıldık ki kendilerini aklayamayacaklar. Adalet elbet bir gün yerini bulacak.

Kendilerini aklama çabaları içindeler ama aklayamayacaklar. Birbirimize o kadar sarıldık ki biz, onları kendilerini aklamalarına izin vermeyeceğiz. Bu adaletsizliği haykırdığımız sürece, elbet adalet bir gün yerini bulacak. İki yıldır söylemekten utanıyorum. Bakan ise bakan, TCDD, siyasetçiler, bürokratlar kimse bunun hesabını bize vermek zorunda. Bugün bizi duymuyorlar, görmüyorlar. Sizden tek ricam bugün TCDD’nin sayfasına girin. Bir taziye mesajı koyabiliyorlar mı? Onlar ceplerinin dolduğuna bakıyorlar. Onların umurunda değil, Bihter ölmüş, Arda, Gülce, Mavi Nur, Beren ölmüş. TCDD katildir. İhmal cinayettir. Herkes ihmali görüyor. Kendilerini aklayamayacaklar. Bu davanın peşini bırakmayacağız.

“Geleceğimizi çaldınız”

Aileler, yapılan konuşmaların ardından tren istasyonuna yürüyerek, raylara siyah çelenk bıraktı. Burada da kısa bir konuşma yapan Bilgin, “Her yaptığımız etkinlikte insandan çok polis, jandarma yanımızda. Benim canımı almadan önce emniyeti yapacaktınız ki bugün canlarımız yanmayacaktı. Okullarda olacaktı çocuklarımız. Bizim geleceğimizi çaldınız” dedi.

Sendika.Org