Menzil tarikatıyla ilgili haberlere erişim engeli getirilmesi Meclis gündeminde

“Semerkand Bilim ve Medeniyet Üniversitesi’nin adının  ‘İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’ne dönüşmesini Menzil tarikatı mı istedi?”

Menzil tarikatıyla ilgili haberlere erişim engeli getirilmesi Meclis gündeminde

HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, Menzil tarikatına ait “Semerkand Bilim ve Medeniyet Üniversitesi”nin adının bir kanun teklifi ile “İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi” olarak değiştirilmesine ilişkin haberlerin erişime engellenmesini Meclis gündemine taşıdı.

Ersoy, İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 25 Haziran 2020 tarih ve 2020/3644 sayılı kararı ile “Semerkand Bilim ve Medeniyet Üniversitesi”nin adının bir kanun teklifi ile “İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi” olarak değiştirilmesine ilişkin Cumhuriyet, BirGün, Sözcü ve Halk TV’nin yapmış olduğu haberlere erişim engeli getirildiğini hatırlattı, “Menzil tarikatının haberini yapan internet sitelerine yargı eliyle erişim yasağı getirilerek, yurttaşların gerçekleri öğrenmeleri engellenmektedir” dedi.

“İsim değişikliğini Menzil mi istedi?”

“Semerkand Bilim ve Medeniyet Üniversitesi’nin adının  ‘İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’ne dönüşmesini Menzil tarikatı mı istedi?” diye soran Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

Adı geçen üniversitenin Menzil tarikatına ait olduğu, nitekim bu tarikata ait bir vakıf tarafından kurulduğu ve şimdi bu tarikatın imaj değiştirme amacı doğrultusunda, söz konusu üniversitenin isim değişikliğine dair bir kanun teklifinin AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök tarafından vakıf mütevelli heyetinin talebi üzerine TBMM gündemine getirilmiş olduğu somut olgu ve kanıtları ile ortaya konulmaktadır.

Adını ister “Menzil” koyun ister başka bir “şey”…  

Menzil tarikatının devlet içinde örgütlendiği, özellikle Sağlık Bakanlığı gibi kimi bakanlıklarda ve kamu sektörlerinde hakim konuma geldiği, öte yandan son dönemde de yargı teşkilatı içinde örgütlenmede önemli mesafe kat ettiği, nitekim birçok yargı mensubunun bu tarikata mensup olduğu; yine somut olgu ve kanıtları ile basın yayın organlarınca ortaya konulmakta, kamuoyunun gündeminde yer bulmaktadır” diyen Ersoy, dini tarikat ve cemaatlerin yargı, eğitim, sağlık gibi kurumlar içerisinde örgütlenmesine zemin hazırlayacak her türlü çalışmanın suç olduğunu ve kim/kimler tarafından bu uygulamalar yapılıyorsa araştırılması gerektiğini ifade etti.

Ersoy ayrıca, “Adını ister ‘Menzil’ koyun ister başka bir ‘şey’… Devlet kurumları içerisinde ‘dini cemaat’ yapılanmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

Tarikatın yargı eli ile korunması çabaları…

Oya Ersoy’un, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün yanıtlaması istemiyle yönelttiği sorular şöyle:

  1. Menzil tarikatının yargı teşkilatı içinde örgütlenme çabalarına dair Bakanlığınızın herhangi bir bilgisi, gözlem ve tespiti var mıdır? Bu konuda öteden beri ortaya konulan savlara ve toplum nezdinde oluşan kaygılara dair; Bakanlığınız bünyesinde herhangi bir çalışma, inceleme gerçekleştirilmiş midir? Bu yolda yapılan tespitler paralelinde alınmış önlemler ve yaptırımlar nelerdir?
  2. Bu tarikatla ilgili eleştirel haber ve yazıların, son süreçte yargı eli ile erişim engellemesi kararlarına sıklıkla konu yapılması, bu tarikatın yargı eli ile korunması çabaları, Bakanlığınızın dikkatini çekmekte midir?
  3. Yurttaşların haber alma, gerçekleri öğrenme,  haber ve bilgiye ulaşma hakkı; öte yandan basın özgürlüğü ile düşünce ve ifade özgürlüğü ve de eleştiri hakkı gibi demokratik toplum düzeninin vazgeçilmesi olan temel hak ve özgürlükler yanında; bir tarikatın öznel çıkarları, menfaatleri ve talepleri arasında; Bakanlığınız ve yargı nezdinde nasıl bir denge kurulmaktadır?
  4. Yaşanan bütün bu olguların, yakın geçmişte bir başka tarikatın yine yargı nezdinde örgütlenmesi ve yargı eli ile demokratik toplum düzenine müdahalede bulunmuş olması gerçeği ile taşıdığı benzerlik, Bakanlığınızın dikkatini çekmekte midir?

Sendika.Org