“Libya’yı kan ve gözyaşına boğanları tarih elbette yargılayacaktır”

Erdoğan, iki parça halindeki Libya’da Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne liderlik eden Serrac’la Ankara’da görüştü. Serrac’a bağlı güçlerin Türkiye’nin desteğiyle Trablus çevresindeki kuşatmayı kırmasının ardından gerçekleşen görüşmede Avrupa ve NATO’ya göz kırpan Erdoğan, Halife Hafter’in siyasi çözüm masasında yeri olmadığını savunarak isim vermeden Rusya’yı eleştirdi. Erdoğan’la Serrac görüşürken Hafter’de Mısır’daydı

“Libya’yı kan ve gözyaşına boğanları tarih elbette yargılayacaktır”

Tayyip Erdoğan, Ulusal Mutabakat Hükümeti (GNA) Başbakanı Fayiz es-Serrac, Ankara’da buluştu. Libya’nın kuzeybatısını kontrolünde tutan Trablus merkezli ve Müslüman Kardeşler ağırlıklı GNA, son dönemde Türkiye’nin askeri desteği sayesinde General Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu karşısında atağa geçmiş ve Trablus çevresindeki kuşatmayı kırmıştı.

Libya’da siyasi çözümden yana olduklarını savunan Erdoğan, Hafter’i “darbeci” ilan etti. Erdoğan ad vermeden Hafter’i siyasi muhatap kabul eden devlet başkanlarını da eleştirerek, artık çözüm masasında yeri kalmadığını öne sürdü. Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin doğrudan arkasında yer aldığı Hafter, Rusya’nın ve bazı Avrupa devletlerinin de desteğine sahip.

Libya’yı kan ve gözyaşına boğanlar

Erdoğan şöyle konuştu:

Mevcut krizin başından bu yana her vesileyle söylediğimiz gibi çözüm ancak Birleşmiş Milletler himayesinde ve Libyalıların öncülüğünde yürütülecek bir siyasi süreçte tesis edilebilir. Serrac ve hükümeti darbeci Hafter ve çetelerinin işledikleri insanlık ve savaş suçlarına rağmen bu konuda her zaman müspet bir tutum takınmıştır. Altını çizerek söylüyorum, Darbeci Hafter ifadesini kullanıyorum. Bunu boşuna kullanmıyorum. Hafter yakın zamanda Libya Siyasi Anlaşması’nı reddedip, ülke yönetimini üstlendiğini açıklayarak gerçek yüzünü bir kez daha göstermiştir. Tabi Hafter’i bir kenara koymak mümkün değil gibi bir anlayışla yaklaşım gösteren ne yazık ki devlet başkanları veya devlet temsilcileri de var. Onlara tekrar hatırlatıyoruz. Hiçbir zaman Libya halkının sorunlarıyla ilgilenmeyen ve Libya’nın geleceğini sürekli tehdit altında tutan bir kişinin bu konuda masaya oturacak bir temsili kabiliyeti de olamaz. Bu kişi ve ona askeri, mali, siyasi destek sağlayanlar, barışın önündeki en büyük engeldir. Darbeci Hafter’i destekleyerek Libya’yı kan ve gözyaşına boğanları elbette tarih yargılayacaktır.

Erdoğan’ın “Libya’yı kan ve gözyaşına boğanları elbette tarih yargılayacaktır” sözleri ayrıca dikkat çekici. Çünkü, Mart 2011’de NATO Libya’ya askeri müdahalede bulunarak ülkeyi çöküşe ve sonu gelmeyen iç çatışmalara sürüklediğinde kısa bir bocalamanın ardından Erdoğan Başbakanlığındaki AKP iktidarı da NATO istilasına destek vermişti.

“Libya halkının hakkı olan petrol”

Hafter’in “Libya halkının hakkı olan petrolü, daha fazla silah almak ve lejyoner toplamak için kaçak yollardan satma girişimlerini” yakından izlediklerini söyleyen Erdoğan, kendilerinin de Serrac’la Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri dahil yeni işbirlikleri geliştirmek için anlaştıklarını söyledi:

Libya’nın ve tüm Libyalıların refahı için kullanılması gereken petrolün darbeciler tarafından hukuk dışı yollarla satışına izin verilmemelidir. Yine bugün Serrac ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair imzaladığımız mutabakat muhtırası temelinde yeni işbirlikleri geliştirmeyi de kararlaştırdık. Bu çerçevede Doğu Akdeniz’deki doğal zenginliklerden faydalanmak üzere arama ve sondaj dahil işbirliğimizi ilerletmeyi hedefliyoruz. Ayrıca Libya topraklarındaki işbirliğimizi veya işbirliği alanlarımızı da genişletme hususunda görüş birliğine vardık.

Avrupa’ya ve NATO’ya göz kırptı

Libya’nın istikrara kavuşmasının, komşuları ve Avrupa başta olmak üzere tüm bölgenin faydasına olacağını savunana Erdoğan, Berlin sürecinden NATO’ya kadar tüm zeminlerde Serrac’la birlikte hareket edeceklerini söyledi:

Libyalı kardeşlerimizi asla darbecilerin ve lejyonerlerin insafına bırakmayacağız. Libya’nın meşru hükümetine ve kurumlarına verdiğimiz destek artarak devam edecektir. Berlin sürecinden NATO’ya kadar Libya’daki sorunun meşruiyet ve hakkaniyet temelinde çözümü için yürütülen tüm uluslararası platformlarda Sayın Serrac ile birlikte hareket edeceğiz. Bu vesileyle aziz kardeşim Serrac’a ilişkilerimizin daha da güçlendirilmesi yönünde sergilediği güçlü irade için teşekkür ediyor, toplantımızın ve yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Hafter de Mısır’da

Erdoğan ile Serrac, Ankara’da görüşürken Türkiye destekli GNA güçleri karşısında kayıplar veren Halife Hafter de destekçisi Mısır’a gitti. Hafter’in açık destekçisi olan ve Türkiye’nin askeri müdahalesine karşı çıkan Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri, şimdiye kadar Türkiye’nin Serrac’a verdiği gibi doğrudan müdahale biçiminde bir destekte bulunmadılar. Hafter, Mısır’ın desteğini somutlaştırmasını istiyor.

Sahada durum ne?

Türkiye’nin askeri desteğiyle Trablus’un güneyinde taarruza geçen Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (GNA) bağlı milisler 3 Haziran günü başlattıkları operasyonun ardından Trablus Havaalanı’nı General Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’ndan (LNA) geri aldı.

Türkiye’nin silah ve askeri danışmanlık desteğinin yanı sıra, Suriye’den Libya’ya taşınan cihatçılar tarafından desteklenen GNA güçleri Tarhuna vilayetini kuşatmak üzere ilerleyişlerini sürdürüyor.

Sendika.Org