Diyarbakır Sağlık Platformu: “Bedia Hemşire’nin intiharın sebebi bu çalışma düzenidir”

Diyarbakır Sağlık Platformu, Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde 4D kadrosunda çalışan Menteşe'nin intihar etmesine ve sağlık çalışanlarının kötü çalışma koşullarına ilişkin hastane önünde basın açıklaması yaptı

Diyarbakır Sağlık Platformu: “Bedia Hemşire’nin intiharın sebebi bu çalışma düzenidir”

Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde çalışan Bedia Menteşe isimli hemşire 24 Haziran tarihinde nöbet sırasında intihar etti. Diyarbakır Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Tabip Odası, Eczacılar Odası, Diş Hekimleri Odası, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği ve Mezopotamya Psikologları İnsiyatifi’nden oluşan Diyarbakır Sağlık Platformu, Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde 4D kadrosunda çalışan Menteşe’nin intihar etmesine ve sağlık çalışanlarının kötü çalışma koşullarına ilişkin hastane önünde basın açıklaması yaptı.

Hastane çalışanları, Diyarbakır KESK Şubeler Platformu, Diyarbakır Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, HDP ve CHP il yöneticilerinin de katıldığı eylem, yaşamını yitiren sağlık emekçileri için 1 dakikalık saygı duruşu ile başladı.

Eylemde ilk sözü alan Diyarbakır Tabip Odası Başkanı M. Şerif Demir, tüm sağlık çalışanlarının ortak talepleri etrafında kenetlenmesi gerektiğini ifade etti.

Platform adına ortak açıklamayı yapan Diyarbakır Şube Yönetim Kurulu Üyesi Gülhan Tekin ise şöyle konuştu:

AKP iktidarının bu ülkeye getirdiği Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte sağlık hizmetlerinin toplum yararından daha çok işletme mantığının öne çıktığı bir anlayışla verilmesi ve sağlık alanının güvencesizleştirilmesi sonucunda sağlıkta artan intiharları ve nedenlerini sürekli gündeme getiriyoruz. Sağlıkta dönüşüm programı sorunları gidermiyor aslında artırıyor. Genelgeler yönetmenlikler ve yöneticilerin keyfi kararları artık biz çalışanları yaşayamayacak duruma soktu.  Pandemi sürecinde sağlık emekçilerinin çalışma koşullarının daha da kötüleşmesinden kaynaklı psikososyal risklerin daha da artması, tükenme, mobbing, kronik yorgunluk, iş yeri stresi ve şiddetle birlikte sağlık emekçilerinin intiharları saklanamayacak kadar büyük bir gerçeklik olarak değerlendirilmelidir.

“Kendisi gibi hemşire olan eşi COVID dolayısıyla izoleydi”

Sözlerine “Dün bu hastanede hematoloji biriminde çalışan hemşire arkadaşımız, nöbette olduğu sırada intihar ederek yaşamına son verdi” diye devam eden Tekin, Bedia Hemşire’nin çocuğuna bakacak bir kreşin olmadığını, yıllardır talep edilen 7/24 kreş hizmeti verilmiş olsaydı Bedia Hemşire’nin bir probleminin ortadan kalkacağını belirtti.

“Kendisi gibi hemşire olan eşi, COVID’ten kaynaklı izoleydi ve COVID pandemisi nedeniyle yakınlarını göremeyen milyonlarca sağlıkçılardan biriydi” diyen Tekin, bu intiharları iş cinayeti olarak değerlendirdiklerini dile getirdi.

Dün yaşamına son veren hemşire arkadaşımızı andık. Biliyoruzki bu intiharlar mobbingin ve mevcut çalışma şartlarının sonucudur. Bu düzeni değiştirene kadar mücadelemizi yükselteceğimizin sözünü bir kez daha veriyoruz. pic.twitter.com/HHWDYB2kYj

“7 günlük izolasyon hakkımız elimizden alındı”

Kadın sağlık emekçilerinin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yanında güvencesiz koşullarda çalıştırılmasının, ekonomik ve özlük haklarının sürekli tırpanlanmasının, çalışma koşullarının her geçen gün ağırlaşmasının ve iş yükünün artmasının intiharlarda güçlü bir etken olduğunu ifade eden Tekin, hastanede yaşanan sorunları da şöyle özetledi:

Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde Mart ayından itibaren COVID tanılı ve şüpheli hastaların tedavileri yapılıyor. COVID servislerinde 14 günlük çalışma ve sonrasında yedi günlük izolasyon hakkımız elimizden alındı. Hastanede COVID hastalığından kaynaklı riskli olmayan çalışanların tümünün çalışması gerekirken üç ay içerisinde çalışanların tekrardan görevlendirilmeleri yapılarak 30 günlük çalışma oluşturulmuştur. COVID servisleri görevlendirilmesi sonrasında izolasyon izni ve PCR testi yapılmadan başka servislerde çalışmamız istenmektedir. Biz biliyoruz ki COVID hastalığında aseptomatik geçirenlerin sayısı %50 den fazladır. Aseptomatik geçiren başka birisine bu bulaşı geçirebilir ve bu kişide daha ağır seyredebilir. Bu durumun tekrar değerlendirilerek tüm çalışanların COVID ‘te çalışması sağlanarak eski çalışma sisteminin devam etmesi için hastane yöneticilerine talebimizi yeniliyoruz.

“Ödemedeki adaletsizlik iş barışını bozdu”

“COVID pandemisi ilan edildikten sonra Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan üç aylık tavandan performans ödemelerinin dağıtılacağı vaadi sadece söylemde kaldı” diyen Tekin, Dicle Üniversitesi idari personellerinin tavandan ödeme alamadığını bu durumun da iş barışını bozduğunu belirtti.

Haziran ayı ve sonrası için nasıl bir ödeme olacağı ile ilgili de bir netlik olmadığını ifade eden Tekin 4/D, 4/C, 4/B’li çalışanlarla ilgili de şunları söyledi:

Hastanede çalışanları; hastane çalışma koşullarının gittikçe kötüye gittiği, emeğinin görülmediği, itibarının görülmediği, mobbinge maruz bırakıldığı, torpil ile işlerinin döndüğü, yer değişikliği için sendikasına bakılıp ona göre işlem yapılan bir iş yerinde çalışmak istemiyor. Aynı işi yapıp farklı statülerde çalışanların kadroya alınmasını bekliyoruz. 4/D 4/C 4/B ayrımı olmadan tüm çalışanlara güvenli iş güvenli gelecek sağlansın. Artık 4/D hemşirelerin sesini duyun ve bu arkadaşlarımızın sözleşmeye alınmasını sağlayın. Adaletsiz, eşitsiz ve iş barışını bozan uygulamaların sona erdirilmesi için hastane ve rektörlük yöneticilerinin, alınan kararları tekrardan değerlendirmesini ve ivedilikle olumlu kararların alınmasını bekliyoruz.

Sendika.Org