“Kadın mücadelesi yürütenleri değil şiddet, tecavüz, taciz faillerini sorgulayın”

Ankara Kadın Platformu, geçtiğimiz günlerde aralarında Rosa Kadın Derneği üyelerinin, HDP üyelerinin ve bir barış annesinin olduğu kadınların gözaltına alınması ve gözaltına alınanlardan sekizinin tutuklanmasına karşı Mor Mekan’da basın toplantısı gerçekleştirdi. Açıklamada “Kadın mücadelesi yürütenleri değil şiddet, tecavüz, taciz faillerini sorgulayın” denildi

“Kadın mücadelesi yürütenleri değil şiddet, tecavüz, taciz faillerini sorgulayın”

Diyarbakır’da 22 Mayıs’ta Rosa Kadın Derneği’ne gerçekleştirilen polis baskınının ardından 8 kadının tutuklanmasına karşı Ankara Kadın Platformu bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Mor Mekan’da gerçekleştirilen basın toplantısında açıklamayı Buse Üçer yaptı.

Açıklamada Rosa Kadın Derneği’nin resmi evraklarına dernek avukatlarına haber bile verilmeden el konmasına tepki gösterilerek şöyle denildi:

Rosa Kadın Derneği KHK’ler ile kapatılan derneklerden sonra Diyarbakır’da kadına yönelik şiddetle mücadele eden ve şiddete karşı kadınlara destek çalışması yürüten açık tek kadın derneğidir. Kadınların kendilerini güvende hissettikleri tek kurum olan Rosa Kadın Derneği’ne karşı yapılan bu saldırı, aynı zamanda kadınları yalnızlaştırmak istemenin de başka bir ifadesidir.

Kayyum yönetiminde sığınma evine başvuru bile alınmazken Rosa Kadın Derneği vardı

Rosa Kadın Derneği’nin faaliyetleri şöyle anlatıldı:

Diyarbakır’daki Rosa Kadın Derneği Emine Bulut gibi ‘ölmek istemiyorum’ diye haykıran kadınların yurdudur. Pandeminin ilk başladığı günden itibaren kayyım atanan kentlerde belediyeler şiddete maruz kalan kadınların sığınma evlerine başvurularını almazken, Rosa Kadın Derneği ALO Şiddet Hattı ile kadınların yanında oldu. Kadına karşı uygulanan şiddete, kadın cinayetlerine, çocuk istismarına karşı her türlü dayanışmayı sınırları aşan bir azim ve kararlılıkla yürüten yol arkadaşlarımızı serbest bırakın.”

Açıklamada, sorgu esnasında kadınlara sorulan sorularla kadın dayanışmasının kriminalize edilmeye çalışıldığı belirtilerek şu ifadeler yer aldı:

Rosa ve TJA’nın kadın mücadelesi için yaptığı tüm açıklamalar illegalize ve kriminalize edilmektedir. Kadınların bağımsız örgütlenme hakkı ve özgürlüğü bir suç olarak ele alınmakta, ifade özgürlüğü hakkının kadın özgürlüğünden yana kullanılması da suç haline gelmiş durumadır. Bugün arkadaşlarımızın gözaltına alınmaları ve tutuklanmalarıyla uluslararası hukuk ve devletler tarafından da güvence altında alınan örgütlenme ve ifade özgürlüğü haklarının kullanılması suça dönüştürülmüş olup, kadın mücadelesinin kadınların tutuklanmasının gerekçesi haline getirildiği görülmektedir.

Kadınlar sokakta olmaya devam edecek

Son olarak kadınların her türlü erkek-devlet şiddetine ve saldırıya karşı alanlarda olacağı ifade edildi ve “Kadın mücadelesi yürütenleri değil; şiddet, tecavüz taciz faillerini sorgulayın! Barış isteyenleri değil, savaş çığırtkanlarını, çeteleri, katilleri sorgulayın! Gülistan Doku nerede? diyenleri değil, Gülistanı kaybedenleri sorgulayın” denildi.

Sendika.Org/ Ankara