“Gözaltında kaybetme süreklilik taşıyan bir suçtur”

Cumartesi Anneleri, koronavirüs salgını nedeniyle 792. hafta açıklamasını da sosyal medya hesapları üzerinden gerçekleştirdikleri canlı yayınla yaptı. Bu hafta, Midyat Budaklı Köyü’nde 25 yıl önce kaybedilen Mehmet Emin Atuğ, Abdulkadir Demir, Hizni Bilmen ve Şakir Demir’in akıbetleri soruldu

792 haftadır fail meçhul cinayete uğrayan yakınlarının faillerini ve kaybedilenlerin akıbetini soran Cumartesi Anneleri, koronavirüs (COVID-19) salgını nedeniyle bu haftaki açıklamayı da sosyal medya hesapları üzerinden gerçekleştirdi.

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nın yasaklanması nedeniyle eylemlerini 82 haftadır İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde gerçekleştiriyordu. Koronavirüs salgınına rağmen eylemlerini sürdüren Cumartesi Anneleri, son 10 haftadır sosyal medya hesapları üzerinden yaptıkları canlı yayınlarla adalet taleplerine devam etti.

Bu haftaki açıklamada, 14 Mayıs 1995’te Midyat Budaklı Köyü’nde kaybedilen Mehmet Emin Atuğ, Abdulkadir Demir, Hizni Bilmen ve Şakir Demir’in akıbetleri soruldu.

Bilmen: “Kemiklerimizi getirin”

Açıklamada ilk sözü, Hizni Bilmen’in eşi Şükriye Bilmen aldı.

Eşi ve amcalarının kaybedilmesi nedeniyle yıllardır adalet mücadelesi verdiklerini ve bu mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirten Bilmen, “Biz aynı dindeniz, Allah’tan korkmuyorlar mı? Bizim de yaşama hakkımız yok mu? Ne tufandır, ne acayip bir şeydir bizim başımıza gelen! Kemiklerimizi getirin. Başında bir Fatiha okumak istiyorum. Devlet cenazelerinin nerede olduğunu biliyor. Bize gösterin” dedi.

Av. Kuzu: “Dosyanın zamanaşımına uğratılmak isteniyor”

“Budaklı Köyü’nde dört sivilin kaybedilmesi de bu JİTEM dosyası soruşturması kapsamındadır” diyen Av. Erdal Kuzu ise dosya kapsamında en son keşif çalışması, tanık beyanlarının dinlenildiğini anımsatarak, yasal herhangi bir gelişme kaydedilmediğine ifade etti.

Dosyanın zamanaşımına uğratılmak istendiğini söyleyen Kuzu, buna izin vermeyeceklerini, mücadele edeceklerini yineledi.

“Gözaltında kaybetme süreklilik taşıyan bir suçtur”

Bu haftanın açıklamasını İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Nuray Çevirmen yaptı. “Gözaltında kaybetme süreklilik taşıyan bir suçtur” diyen Çevirmen, şunları kaydetti:

14 Mayıs 1995 tarihinde akraba olan bu kişiler Midyat Jandarma Merkez Karakol komutanı Yüzbaşı Hilmi Kahraman tarafından karakola çağrıldı. Bir akrabaları, muhtar ve iki köy azası ile birlikte karakola gittiler. Tanık beyanlarına göre burada karakol komutanı Hilmi Kahraman, ön ismi Ziya olan Başçavuş ve ön ismi Metin olan Astsubay tarafından sorgulandılar. Akşam önce Mehmet Emin Atuğ, Hizni Bilmen, Abdulkadir ve Şakir Demir resmi belge imzalatılarak serbest bırakıldılar. Ardından da refakatçi Muhtar ve 3 köylü serbest bırakıldı. Muhtar ve yanındakiler evlerine döndü. Olaya tanık olan köylülerin beyanlarına göre Atuğ, Bilmen ve Demir kardeşler karakoldan bir kilometre kadar uzaklaştıktan sonra zorla askeri bir araca bindirilerek götürüldüler.

“Kayıplarını arayan aileler tehditlere maruz kaldı”

Ertesi gün Budaklı köyü askerler tarafından ablukaya alındı. Evler ağır silahlarla tarandı. Askerler köylüleri ağır biçimde darp etti ve tüm eşyalarını kullanılamaz hale getirdi. Mehmet Emin Atuğ, Hizni Bilmen, Abdulkadir ve Şakir Demir eve gelmeyince eşleri Midyat Jandarma Merkez Karakolu’na başvurdular. Kendilerine eşlerinin serbest bırakıldıkları söylendi. Mehmet Emin Atuğ, Hizni Bilmen, Abdulkadir ve Şakir Demir’den bir daha haber alınamadı. Kayıplarını arayan aileler şiddet ve tehditlere maruz kaldı. İHD Mardin Şube avukatları 2009 yılında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına, Albay Hilmi Kahraman’ın Midyat Jandarma Komutanı olduğu 94-96 yılları arasında gözaltında kaybedilen sivillerin akıbetlerinin ortaya çıkarılması, faillerinin tespiti için suç duyurusunda bulundu.

“Dosyada bugüne kadar ilerleme sağlanmadı”

Atuğ, Bilmen ve Demir Ailelerinin suç duyuruları da bu dosyada yer aldı. 2013 yılında savcılık talimatı ile soruşturma kapsamında 4 köylünün akıbetlerinin ortaya çıkarılması ve o gün köyde yaşananları tespit etmek amacıyla Budaklı köyünde bir keşif çalışması gerçekleştirildi. Tanık beyanları ve tespit edilen deliller olaydan 18 yıl sonra kayıt altına alındı. Ancak Diyarbakır’dan Midyat Savcılığı’na gönderilen söz konusu dosyada bugüne kadar bir ilerleme sağlanmadı.

“Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz”

Gözaltında kaybedilişlerinin 25. yılında adli makamları Mehmet Emin Atuğ, Hizni Bilmen, Abdulkadir ve Şakir Demir’in akıbetlerini açığa çıkarma ve onları kaybedenlerin yargılanarak cezalandırılmalarını sağlama görevini yerine getirmeye çağırıyoruz. Mehmet Emin Atuğ, Hizni Bilmen, Abdulkadir ve Şakir Demir için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz! 93 haftadır hukuksuz bir biçimde bize kapatılan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.

Sendika.Org