Bir kulüp ve teknik adamlıkta adanmışlık: Auxerre ve Guy Roux

Şimdi bir kulübe gelmek için milyon dolarlar isteyen, istemeyi bir yana bırakınız, gideceğe takımın yönetimine neredeyse kadro listesi veren teknik adamları düşününce, Guy Roux neredeyse kutsanacak bir kişilik ve futbol insanı olarak karşımıza çıkıyor

Bir kulüp ve teknik adamlıkta adanmışlık: Auxerre ve Guy Roux

Özet

Association de la Jeunesse Auxerroise kısaca AJ Auxerre, Fransız futbol takımıdır. Bourgogne bölgesinin Auxerre kentinin takımı olarak 1905 yılında kurulmuştur. Forma renkleri mavi-beyaz olan takımın, lakabı mavi meleklerdir.

Takımın çalıştırıcılığını 1961 yılından 2005 yılına kadar yapan Guy Roux, bu alanda kırılması güç bir rekora imza atmıştır. Roux, Auxerre’i en alt kümeden 1980 yılında Ligue 1’e kadar çıkartmış, 1996’da ise Ligue 1 şampiyonluğuna ulaştırmıştır.

Fransız yönetmen Jean-Jacques Annaud’un 1979 tarihli filmi Coup de tête, Auxerre-Troyes maçından çeşitli görüntüler içermesi ve Auxerre’den bahsetmesi sebebiyle, Auxerre sinemada da kendine yer edinmiştir.

Giriş

Başarılı teknik direktörleri sıralayınız veya sayınız dendiğinde kimsenin aklına Guy Roux ismi asla gelmez. Niçin? Çünkü popüler değildir. Çünkü endüstriyel futbolun içinde yer almasına karşın, endüstriyel futbolun pazarlama ve şov dünyasına uzak bir yaşam sürmüştür de onun için…

Asıl önemlisi başarılı olma en üst düzey takımlarda ve her sezon Şampiyonlar Ligi’nde oynamaya endekslenmiştir de ondan…

Bize göre ise başarılı teknik adam ölçütlerinden birisi ve belki birincisi bir kulüpte uzun süre çalışmayı sürdürebilme ölçütüdür.

Keza bu ölçüt, spor kulübü için de geçerlidir. Bir spor veya futbol kulübünün başarılı bulunma ölçütlerinden birisi de teknik kadroyla olan uzun süreli ve karşılıklı işbirliğidir.

Yazının konusu aktör Guy Roux’a gelince, bir teknik adamın bir spor kulübünün ve bir futbol takımının başında tam 44 yıl boyunca çalışabilmesi demek başlı başına onu başarılı kıldığı gibi genel olarak ve muhtemelen de iyi insan kılar. Çünkü bu paraya ve güce tapmamayı, piyasaya boyun eğmemeyi, ilkelere ve geleneklere bağlı kalmayı, erdem sahibi olmayı, sıradan olmayı göze almayı, gereğinden fazla hırslı olmamayı, haz peşinde koşmamayı ve adanmışlığı gerektirir.

Ama unutulmaması gereken çok önemli bir şey daha var; O da Auxerre kulübüdür… Bir teknik adamla 44 yıl çalışabilmek bir kulüp için muhteşem bir tablodur. Spor ve futbol tarihi bunu mutlaka yazacaktır.

Ülkemizde 44, 34, 24 ve hatta 14 yıl olmasa da, en azından kesintisiz 10 yıl gibi bir süre ile bir teknik adamla devam edebilecek bir kulübümüzün olmasını çok arzu ederdik. Böylesi bir süreçte nitelikli bir çalışma düzeni, bu ülkenin futbolu açısından çok şey ifade edebilecektir. Bunun için elbette piyasa ve çıkar ilişkilerinden çok işin felsefi, tarihsel, sosyal ve teknik ilişki ve amaç boyutlarının öne çıkması gerekmektedir.

Asıl hikâye

Guy Roux ve Auxerre hikâyesi 1961 yılında başlar. 1938 yılında Auxerre’e 500 km uzaklıkta bulunan Colmar kasabasında dünyaya gelen Guy Roux, 22 yaşına kadar amatör futbolcu olarak çeşitli takımlarda oynar. Bu arada futbol konusunda kafa yormaya, çalışmaya ve kendini geliştirmeye zaman ayırır. Kim bilir belki de üst düzey bir futbolcu olmamasında bunun payı da vardır. Veya üst düzey futbolcu olsaydı böyle bir hikâye olmayabilirdi. Ya da farklı bir hikaye yazılacaktı.

Guy Roux futbolu bıraktıktan bir yıl sonra 1961 yılında, amatör bir kasaba takımı olan Auxerre’in teknik direktör aradığını duydu. Bu futbolculuk yaşamının en başından beri hayalini kurduğu meslek ve pozisyon için bir imkân ve bir fırsattı. Kulübe yazdığı başvuru mektubunda, Auxerre kulübünde gerekirse odun bile kesebileceğini notunu da düştü. Diğer başvurular içinde en az maaş isteyen ve en genç antrenör Guy Roux’du. Ve tercih edilen de o oldu. Guy Roux 600 frank karşılığında Auxerre’in başına geçti.

Guy Roux, kariyerine başlar başlamaz ilk işlerinden birisi kulüp ve takım ile Auxerre halkını bütünleştirmeyi sağlamak olur. Çünkü buna ihtiyaç vardır. Bir kulüp ve bir takım halkıyla ve taraftarı ile gelişir ve büyür.

Auxerre, az nüfuslu olmasına karşın o dönemde, ülkenin önemli üretim merkezlerinden biridir. Çiftçilik ve ahşap üretiminde ülkenin en önemli merkezlerinden biri olan kasabanın imkanlarından faydalanmak yardım toplama işine girer. Örneğin, çiftçileri takıma keçi ve gübre bağışlamaları için ikna eder. Futbol sahasının yapımında o gübreler çok işe yarar. Kasabanın kadınlarına ve futbolcu eşlerinden takım için antrenman önlükleri dikmelerini ister. Buna benzer daha birçok işe imza atan Guy Roux, bu arada sürekli çalışır ve çalıştırır. Araştırmacı ve gelişimci birisi olan kişiliği sayesinde antrenmanları da farklı boyutlar kazanır. Zamanının neredeyse tamamı kulüpte ve sahada geçer. İşte tüm bu çabaların ve mücadelenin karşılığı elbette bir süre sonra gelmeye başlar.

Guy Roux’lu Auxerre 9 yıllık bölgesel ligin ardından 1970 yılında Bölgesel Lig’den 3. Lig’e çıkar… Sadece dört sezon sonra da 2. Lig’e yükselen Auxerre, 1979 yılında daha sonra dört defa kazanacağı (1994, 1996, 2003, 2005) Fransa Kupası’nda ilk defa final oynar ve fakat uzatmalarda 4-1 kaybederek kupayı rakibi Nantes’a kaptırır.

Aradan çok uzun zamanlar geçmez. Ve o büyük an gelir. 1979/80 yılında, yani Roux’un Auxerre’deki 18. sezonunda 2. Lig şampiyonluğu da gelir. Haliyle, Fransa’nın üst düzey ligi olan Ligue 1’e merhaba denir. Ligue 1’de iki yıllık deneyim ve kendine gelme sürecinden sonra 1983-1984 sezonunu üçüncü bitirirler.

Aynı sezon Auxerre’in bu başarısında pay sahibi olanlardan birisi de Eric Cantona’dır. Eric Cantona, Alain Goma, Djibril Cissé, Philippe Mexès, Laurent Blanc gibi oyuncular Guy Roux’un dünya futboluna kazandırdığı oyuncuların sadece birkaç tanesidir. Eric Cantona’nın şu sözleri ise söz konusu teknik adamın sadece bir teknik adam olmadığının ifadesi olsa gerektir: “Ailemden, Marsilya’da 600 km uzaklıktaki Auxerre’ye gitmek için ayrıldım. Sadece 15 yaşındaydım. Biz genç oyuncular için Guy Roux bir baba gibiydi. Onu çok sevdim ve saygı duydum. Bazı kulüplerde öyle değil ancak Guy Roux, Auxerre’in büyük bir aile gibi olmasını sağladı.”

1992-93’te Auxerre’i UEFA Kupası’nda yarı finale taşıyan Roux, 1994 yılında 15 yıl önce kaybettikleri Fransa Kupası’nı tarihlerinde ilk kez kazanırlar. Bu kupa Auxerre’in 2. Lig şampiyonluğunun ardından tarihinde kazandığı ikinci kupadır. Bir sezon sonra ise Auxerre, tarihinin en başarılı sezonunu geçirir ve hem ligi hem de kupayı kazanır.

O yıllarda Fransa’da Guy Rox’dan daha mutlusu yoktur. Ömrünü adadığı Auxerre Fransa’nın en büyüğüdür. Devam eden yıllarda Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final, UEFA Kupası’nda yarı final, Intertoto şampiyonluğu ve iki Fransa Kupası şampiyonluğu daha yaşanır.

Guy Roux, 2005 yılında Sedan’ı yenip Fransa Kupası’nı dördüncü kez kaldırdıkları günün ertesinde düzenlediği basın toplantısında, doktorların da tavsiyesi üzerine teknik direktörlük kariyerine son noktayı koyduğunu açıklar ve aynı kulüpte futbola 44 yıllık adanmış bir ömrü sonlandırdığını açıklar.

Sonradan Lens takımı ile çok kısa süreli bir beraberliğe adım atmış olsa da bu sadece 7 maç sürebildi. Muhtemeldir ki bazı futbol tarihçilerine ve bize göre, Auxerre ile Roux’un 44 yıllık mazisinde, 7 maçlık da olsa keşke başka bir takım ile ilgili kayıt düşülmemiş olsaydı. Veda toplantısında ayrılışına ilişkin olarak yaptığı açıklamada, bir takımı yönetecek ve ona maç kazandıracak gücü kendisinde artık görmediğinin altını çizerek, “Ayrılmak benim için en dürüst davranış olacak” diyen Roux, bitiriş kararını çok zor aldığını, “Karar alma anlarında, bir antrenöre gücünü veren ahlaki tonu yükseltme becerisini kaybettiğimi hissettim” ifadeleri ile yine ders verir gibi ifadeler kullandı.

Sonsöz

Şimdi bir kulübe gelmek için milyon dolarlar isteyen, istemeyi bir yana bırakınız, gideceğe takımın yönetimine neredeyse kadro listesi veren teknik adamları düşününce, Guy Roux neredeyse kutsanacak bir kişilik ve futbol insanı olarak karşımıza çıkıyor.

Ama aynı düzeyde ve aynı saygınlıkta anmadan ve hakkını yemeden neredeyse geçilmemesi gereken diğer önemli aktör ise elbette Auxerre kulübüdür. Bir kulübün muhtemelen çok sayıda değişen yöneticisine rağmen böylesi bir geleneği sürdürebilmesi, dünyada eşi benzeri olmayan bir örnek oluşturuyor olsa gerektir.

Guy Roux ile beraber aslında çok daha önceden bitmiş olan “adanmış antrenörlük” modelinin son temsilcisinin de aktif futbol dünyasının dışına çıkmış olmasıyla o devir tamamen kapanmış oldu… Elbette Arsenal-Arsène Wenger, Manchester United-Alex Ferguson hikâyeleri de var ama bu çok daha farklı ve çok daha ekstrem bir hikaye olsa gerektir.

Günümüz ticari futbolunda ve piyasasında sadece “teknik adamlar” değil, futbolun tüm aktörleri ve işleyişi yaşadığımız son salgın pandemisi nedeniyle kapitalist futbol düzeninin sorgulanacağı ve bir takım değişimlere yol açacağı kesin gibi görünüyor. Guy Roux ve Auxerre ilişkisi benzeri işleyişlere dönülür mü bilinmez ama çok şeyin eskisi gibi olmayacağı kesin gibi görülüyor.