AVM çalışanları anlatıyor: “Hakkımızı arayacak bir sendika ve nefes almak istiyoruz artık”

Uzun saatler ve yoğun iş temposuyla çalışan AVM çalışanları kendileri için yeterli önlem alınmadığını, denetimlerin yetersiz kaldığını ve sağlıklarından endişe duyarak çalışmak zorunda olduklarını belirtiyorlar. Salgın sürecinde sendikalı olmanın önemini daha iyi anladıklarını, kendilerini temsil edecek bir sendika istediklerini belirten AVM çalışanlarıyla, neler yaşadıklarını, çalışma koşullarının zorluğunu ve taleplerini konuştuk.

AVM çalışanları anlatıyor: “Hakkımızı arayacak bir sendika ve nefes almak istiyoruz artık”

Koronavirüs salgınıyla birlikte Mart ayının ikinci yarısından itibaren parça parça kapatılan alışveriş merkezleri (AVM) yatırımcıların ve perakendecilerin istekleri doğrultusunda, “normalleşme” planı kapsamında 11 Mayıs tarihinde açıldı. 1 Haziran’da ise henüz açılmamış olan AVM’lerin büyük kısmı kapılarını açacak. Türkiye genelinde 436 AVM’de toplam 400 binin üzerinde işçinin çalıştığı, her gün yüzlerce insanın geldiği AVM’lerin salgının yayılımı açısından ciddi risk taşıdığını bilim insanları, sendikalar ve meslek odaları tarafından dile getiriliyor.

Uzun saatler ve yoğun iş temposuyla çalışan AVM çalışanları ise kendileri için yeterli önlem alınmadığını, denetimlerin yetersiz kaldığını ve sağlıklarından endişe duyarak çalışmak zorunda olduklarını belirtiyorlar. Salgın sürecinde sendikalı olmanın önemini daha iyi anladıklarını, kendilerini temsil edecek bir sendika istediklerini belirten AVM çalışanlarıyla, neler yaşadıklarını, çalışma koşullarının zorluğunu ve taleplerini konuştuk.

“AVM çalışanlarının hakkını savunan bir sendika istiyorum”

Bijuteri firmasında çalışan Turna, patronun salgına rağmen müşteri ne derse haklıdır düşüncesi ile hareket ettiğine değinerek, “Mağazada sadece maske takıyoruz ne siperlik var ne de eldiven. Basit önlemler ile normalleşmeye çalışıyoruz. AVM’lerin açılacağını öğrendiğimiz zaman bize nasıl çalışacağımız konusunda bir eğitim verilmedi. Gidip direkt işe başladık” dedi.

Turna, ayrıca bu süreçte sendikaya ihtiyaç duyduklarını belirterek şöyle devam etti:

Müşteriler eskisi gibi davranmamızı bekliyorlar. Onlar bizden değil biz onlardan korkar olduk. Patronun yanımızda durduğunu hissetmiyorum hala müşteri ne derse haklıdır düşüncesi ile hareket ediliyor. Patron için önemli olan iş olsun, para gelsin. Bizim sağlığımızı gözetmiyor. Biz AVM çalışanlarının hakkını savunan bir sendika istiyorum. Sesimiz duyulsun. Geri plana atılmayalım. Böyle zor şartlarda çalışmak istemiyoruz. Nefes almak istiyoruz artık.

“Gazetecilere göstermelik uygulamalar yapılıyor”

Giyim sektöründe çalışan Deniz ise denetimsizlik altında çalıştıklarını ve gazeteciler geldiğinde göstermelik uygulamalar yapıldığını söyleyerek, “Biz kendi önlemlerimizi almaya çalışıyoruz ancak müşteri kendi kafasına göre hareket ediyor. AVM içine girdiği zaman maskesini çıkarabiliyor. Uyardığımız zaman tepki gösteriyorlar. Müşteri temas kurmaktan çekinmiyor, biz korkuyoruz onlar adına. AVM içinde asla bir denetim yok. Haftalarca denetimsiz çalıştırıldık” dedi.

Denetim yapılacağını önceden haber aldıklarını ekleyen Deniz, gazeteciler geldiğinde yapılan göstermelik uygulamayı da şöyle anlattı:

Gazeteciler geliyor, onlara göstermek amacıyla birkaç insan korunaklı bir şekilde çalıştırılmaya başlıyor. Gazeteciler gidince onlar da gidiyor. AVM’leri açarak hayat normale dönüyor imajı vermeye çalışıyorlar ama tamamen rant ve para odaklı bir karar. İlk başlarda kuyruklar oluştu. Bu kuyruklar AVM açılışının ilk dakikalarında her zaman olur. İnsanlara bunları izleterek ‘bakın hayat normale dönüyor, korkmayın sizde AVM’lere gidebilirsiniz’ demek istediler. Salgının faturasını bize kestiler.

“Anneme karşı müthiş bir vicdan azabı yaşıyorum”

Ünlü bir giyim firmasında çalışan Nehir, bu süreçte bir taraftan müşteriler ile uğraşırken diğer taraftan psikolojik savaş verdiğine değinerek şunları söyledi:

Mağazayı 11.00’de açıyoruz müşteri saat 10.00’da gelip kapıları zorluyor. Özellikle bayram sürecinde çok fazla yoğunluk oldu gerçekten anlamakta zorlanıyorum, evde giyecek hiç kıyafetiniz yok mu? Psikolojik olarak yıpranmış durumdayım. Anneme karşı müthiş bir vicdan azabı yaşıyorum. Sürekli ‘ya benim yüzümden bir şey olursa’ diye diken üstündeyim. Birlikte yemek yemiyoruz televizyon bile izlemiyoruz. Çok hızlı normalleşmeye başladık. Endişeliyim.

“AVM’de pencere yok, havasız kalıyoruz ve nefes almakta zorlanıyoruz”

Kabin görevlisi olarak çalışan Duygu ise denenen kıyafetlere dezenfektan sıkarak temizlemeye çalıştıklarını bununla birlikte AVM’lerin kapalı alan olması sebebiyle çalışma koşullarının ağır olduğunu ifade ederek, “Bizim normalde 8 kabinimiz var ama bu süreçte 4 kabine indirdik. Kabinde denenen kıyafetleri dezenfektan sıkarak temizlemeye çalışıyoruz. Siperlik ve havalandırma konusunda çok ciddi sorunlar yaşıyoruz. Çalıştığımız AVM’de pencere yok, havasız kalıyoruz ve nefes almakta zorlanıyoruz. Mağaza içerisine giren kişi sayısını 100 olarak belirledik giren kişiyi ölçen bir alet yok, kafa sayısı yapıyoruz ve kapıları kapatıyoruz. En çok şikâyetçi olduğumuz konu sosyal mesafe. Müşteriler bilinçsizce hareket ediyorlar ben uzak durmaya çalışıyorum ama çok yaklaşıyorlar” dedi.

“Sağlıksız, hazır gıdalarla besleniyoruz”

Büyük bir tekstil firmasında kasa görevlisi olarak çalışan Ekin, AVM’ye ulaşmak için arkadaşlarıyla bir araya gelerek taksi kullandığını belirtti. Yemeklerini ise evden getirerek hazır ve sağlıksız beslendiğini şu sözlerle aktardı:

Ulaşımımızı arkadaşlarımızla bir araya gelerek taksi ile sağlıyoruz. Bazen toplu taşıma kullanıyorum. Bu noktada AVM çalışanı olduğum için toplum açısından bir sorumluluk duygusu ile hareket ediyorum, ekstra özen göstermeye çalışıyorum. Yemeklerimizi evden götürüyoruz. Sağlıksız, hazır gıdalarla besleniyoruz.

“Şirket 5 maske veriyor, talep ettiğimiz zaman ‘Bugünkü hakkını kullandın’ cevabı ile karşılaşıyoruz”

Ekin, aynı zamanda firmanın verdiği maskelerin yetersiz olduğunu belirterek, “Şirket bize günde 5 maske veriyor ancak yeterli olmuyor o maskeyi bana yalnızca çalıştığım süre içinde kullanmamı söylüyor ancak ben işe gelirken ve eve dönerken kendi maskemi kullanıyorum. Maske talep ettiğimizde ise ‘Bugünkü hakkını kullandın’ cevabı ile karşılaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ekin işyerinde yaşadığı sağlık sorunlarını ise şu sözlerle anlattı:

Ayrıca maske yüzünden sağlıklı nefes alamadığımız için neredeyse her gün baş ağrısı çekiyoruz. Müşteriye sesimizi ulaştırmak için yüksek sesle konuşmak zorunda kalıyoruz. Yöneticilerimiz çoğunlukla ofiste oturuyorlar, haftalardır çalışıyorum bir saat bile müdürü görmemişimdir. Kasiyerim. Eldivenimi yarım saatte bir değiştirme ihtiyacı duyuyorum çünkü rengi değişiyor ve tedirgin oluyorum.

“Müşteri ‘Ya size de çok yazık bu süreçte çalışmak zorundasınız’ diyor ama alışveriş yapmaktan da geri durmuyor”

Ekin, AVM’ye gelen müşterilerin tavırlarını da şu sözlerle anlattı:

Müşteriler sanki sadece kendileri virüs kapabilirmiş gibi davranıyor. Müşterileri maskelerini düzeltmeleri konusunda uyardığımız zaman bize kızıyorlar. Kimi müşteri dalga geçer gibi ‘ya size de çok yazık bu süreçte çalışmak zorundasınız’ diyor ama alışveriş yapmaktan da geri durmuyor. Hafta sonu sokağa çıkma yasağı olduğunu bilmesine rağmen cuma günü arayarak ‘Yarın açık mısınız?’ sorusunu sorabiliyor.

“Dinlenme alanlarımız kapatıldı. Mal kabul yerinde dinleniyoruz”

Dinlenme alanları kapatıldığı için yemeklerini otoparkta yemek zorunda kaldıklarını söyleyen Ekin, hiçbir hazırlığın yapılmamış olduğunu “Dinlenme alanlarımız kapatıldı. Yemek molasına çıktığımız zaman otoparka giderek yemek yiyoruz. Bazense mal kabul yerine giderek dinleniyoruz. AVM’lerin açılmasında çok erken davranıldı. Devlet hazinesi bu bütçeyi sağlayabilirken neden açtı AVM’leri?” sözleriyle anlattı.

“Sendikaların çalışma alanlarını genişletmesi gerekiyor”

Ünlü bir kitap firmasında çalışan Barış ise 1 Haziran tarihinde iş başı yapacağını söyledi. Bu süreçte sendikal ihtiyacın doğduğunu ve var olan sendikaların alanlarını genişletmesini istediğini şu sözlerle aktardı:

1 Haziranda başlayacağız. Ne olacağını bilmiyoruz, tedirginiz. Kronik rahatsızlığım var ama işe gitmek zorundayım. AVM çalışma saatlerinin değiştirilmesi gerekiyor. Bu çalışma saatlerinde kendimize özel alan yaratamıyoruz. Sağlık giderlerimizi karşılayabilmek için maaşlarımızın iyileştirmesi gerekiyor. En başından beri sendikalaşmayı düşünüyorum çünkü AVM açısından çok büyük ihtiyaç. Uzun yıllardır AVM’de çalışıyorum. AVM çalışanlarını temsil edecek ve çalışanları kapsayacak şekilde bir sendikanın olmasını istiyorum. Var olan sendikaların bundan sonra çalışma alanlarını genişletmesi gerekiyor.

Barış, ayrıca AVM’lerin kapalı alan olması sebebiyle güneşten ve sağlıktan mahrum olduklarına değinerek, “Bizler kapalı alanda çalışıyoruz güneş göremiyoruz. Maden işçisinden hiçbir farkımız yok. Sadece kömüre bulanmıyoruz ve yer altında değiliz. Aynı güneşe hepimiz hasretiz” dedi.

Sendika.Org (Nur Kaplan)