Okmeydanı Hastanesi’nde engelli olmasına rağmen salgın sırasında çalıştırılan bir sağlık çalışanı COVID-19 sebebiyle hayatını kaybetti

Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan engelli bir sağlık çalışanı idari izinli sayılması gerekirken çalışmayı sürdürmek zorunda bırakıldı ve dün COVID-19 sebebiyle yaşamını yitirdi

Okmeydanı Hastanesi’nde engelli olmasına rağmen salgın sırasında çalıştırılan bir sağlık çalışanı COVID-19 sebebiyle hayatını kaybetti

Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışan 55 yaşındaki İbrahim Arslan dün (24 Nisan) COVID-19 sebebiyle yaşamını yitirdi. Poliklinik Başhekimliğinde hizmetli personel olarak çalışan Arslan’ın engelli olduğu halde kendisine idari izin verilmediği öğrenildi.

Polikliniğin girişinde bulunan röntgen ve kan alma birimlerinin bir kat üstünde çalışan Arslan’ın COVID-19’a hastaneye gelen vakalardan yakalanıp yakalanmadığı bilinmiyor. Ancak risk grubundakilerin, kronik rahatsızlığı olan sağlık çalışanlarının idari izinli sayılmasını düzenleyen genelgeye rağmen engelli raporu olmasına karşın Arslan çalıştırılmaya devam etti. Arslan’ın engelli raporu olmasına rağmen kadroda engelli görünmediği de öğrenildi.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES)’in hastane yönetimleri ve Sağlık Bakanlığı’na sunduğu, engelli ve kronik rahatsızlığı olan sağlık çalışanlarının idari izinli sayılması gerektiği yönündeki talepleri görmezden gelindi ve yanlış sağlık politikaları sonucu bir sağlık çalışanı daha yaşamını yitirdi.

Arslan’ın ölümü üzerine engelli bir sağlık çalışanı Sağlık Bakanlığı’nın engelli çalışanlara yönelik ayrımcı tavrını eleştirerek şunları söyledi:

Şu çok açıktır ki; İbrahim’in ölümünün birinci dereceden sorumlusu kendi dar politik tercihleri için risk grubuna giren bir kitleyi başlangıçtan itibaren riskliler ve sonradan riskliler biçiminde tasnif etmek suretiyle bunu ayrımcı uygulamalar için bir zemine dönüştüren siyasi iktidarın kendisidir. Nasıl ki insanların enfekte olma ihtimalleri hafta içi veya hafta sonu benzer düzeylerde olmasına rağmen içi boş yasaklarla tedbirli davranılıyor gibi gösteriliyorsa, engelliler de böylesi bir salgında doğuştan veya sonradan edinilmiş olmasına bakılmaksızın korumaya alınmak yerine hiçbir bilimsel temele dayanmayan çağdışı bir zihniyetin kurbanı olmaktadırlar. Bakanlığın ve başhekimliğin ortaklığında İbrahim’in göz göre göre öldürüldüğü  kamuoyu nezdinde ifşa edip hükümetin başta engelli ayrımcılığı olmak üzere bu pandemi sürecinde yapay kategorik dışlayıcı skalasına aldığı risk grubundaki tüm dezavantajlı sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine yönelik ötekileştirici tutumundan vazgeçerek onların sağlık merkezlerinde değil evlerinde daha güvenli bir ortamda korunabilmeleri için izinli sayılmalarını kabul etmesini etkili yöntemlerle gerçekleştirmemiz gerekiyor.

Sendika.Org