Kemal Can: Ezber yöntemler işlemiyor, iktidarı koruma hamleleri kazaya uğruyor

İktidarın koronavirüs salgınında da insanların değil, iktidarın nasıl etkileneceği kaygısını önde tuttuğunu belirten Kemal Can, buna karşın ezber davranış kalıplarıyla hareket etmenin istenen sonucu sağlamadığının altını çizdi

Kemal Can: Ezber yöntemler işlemiyor, iktidarı koruma hamleleri kazaya uğruyor

Gazete Duvar yazarı Kemal Can, Saray/AKP iktidarının koronavirüs salgınına karşı mücadeledeki yaklaşımını ve yöntemlerini ele aldı.

Koronavirüs ortaya çıktığında “bilimsellik” iddiasına sahip kişi, yayın ve değerlendirmelerin ciddiyetsiz yaklaşımının bir benzerinin “iyimserlik” kisvesi altında iktidar mensuplarınca yapıldığını anımsatan Can, bunun tehlike öncesi orantısız bir tepki oluşmasını engelleme ve güven tesis etme amacıyla yapılan iyimserlik açıklamalarından farklı olduğuna ve kendi korkularını yatıştırmaya yönelik bir iyimserlik takviyesi halini aldığına dikkat çekti.

“İnsanların değil, iktidarın nasıl etkileneceği kaygısı önde”

Süreç ilerledikçe iktidar yaklaşımının iyice ortaya çıktığını söyleyen Can, bu yaklaşımı şöyle tarif etti:

Bakış açısı, sorunun ne olduğuyla çok ilgili değil ve ona göre şekillenmiyor. Ülkedeki herkesin etkileneceği her türden sorun, o sorunun insanları nasıl etkileyeceği önceliğiyle değil, o etkilenmenin -ekonomik, toplumsal, siyasi ve hatta kültürel- mevcut düzen, sistem ve iktidarı nasıl etkileyeceğini hesaplayan kaygılarla ele alınıyor. Yani iyimserlik takviyesi, hakim düzenin ve iktidardakilerin geçmekte oldukları mezarlıkta, kendi korkularını yatıştırmak için çaldıkları ıslık.

“Ezber yöntemler işlemiyor”

İktidarın korona kriziyle ilgili bir stratejisi olmadığını, bilimin gösterdiği yolun izlenmediğini, hemen her konudaki ezber davranış kalıplarıyla hareket edildiğini belirten Can, bu yöntemin işlemediğini ifade etti:

Ancak hem vakanın özelliğinden hem de bu iletişim yöntemlerinin hayli eskimiş olması dolayısıyla bunun pek işlemediğine tanık oluyoruz. Salgın mücadelesi ve yarattığı ekonomik sorunlar halledilemediği gibi iktidarı korumaya dönük bütün hamleler -bazıları utandırıcı olabilen- kazalara uğruyor.

Çılgın proje ihalesinden birkaç gün sonra IBAN numarası vererek yardım kampanyası başlatmak, her şeyin kararını veren Cumhurbaşkanı’nın kendi sarayındaki VIP Cuma namazından habersiz olduğunu iddia etmek gibi.

İçişleri Bakanlığı’nın yardım kampanyası başlatan yerel yönetimlerin engellenmesi için valiliklere yazı yazması bir örnek. Hükümetten destek isteyen belediyelere “biz verelim, siz yaptık deyin öyle mi?” diye soran AKP milletvekili de bir başkası.

Yazının tamamı için tıklayın!

Sendika.Org