Tacize uğradığını açıkladı, valilik sürgün etti: “Kadın değil, taciz eden utansın”

Kars Kültür Turizm İl Müdürlüğü’nde çalışırken tacize uğradığını açıklayan ve ardından mobbinge maruz kalan Olcay Senem, savcılığa yaptığı şikâyet başvurusuna 2 yıldır yanıt alamadığını ifade etti

Tacize uğradığını açıkladı, valilik sürgün etti: “Kadın değil, taciz eden utansın”

Kanser hastası olan Olcay Senem (44) 8 yıldır çalıştığı Kars Kültür Turizm İl Müdürlüğü’nde işe başladığı ilk yıllarda, aynı işyerinde müdür olarak H.D tarafından taciz edildi. Senem’in Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ve Kültür Turizm Bakanlığı’na birkaç kez şikâyette bulunmasının ardından, H.D. hakkında soruşturma başlatıldı. Ancak üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen soruşturma hala sonlanmadığı gibi yaşadığı taciz olayının ardından kanser teşhisi konulan Senem’in bakanlığa bağlı Müze Müdürlüğü’ne tayini çıkartıldı.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, iş hayatına Kars Büyükşehir Belediyesi’nde 2001 yılında başlayan Senem, zabıta memuru olarak görev yaptığını belirterek, “100 erkeğin arasında çalışan tek kadındım, buna rağmen yıllarca hiçbir sıkıntı yaşamadım. Çalıştığım yerden çok memnundum” dedi.

“Müdürün tavırlarından rahatsız oluyordum”

Çıkarılan bir torba yasa ile 2011 yılında 310 çalışma arkadaşı ile beraber görev yerlerinin değiştirildiğini anlatan Senem, “Benim şansıma Kars Kültür Turizm İl Müdürlüğü düştü. Burada temizlik işçisi olarak işe başladım. Geldiğim yeni iş ortamı dedikodunun bol olduğu bir yerdi. Personele yaklaşım kötüydü. Beni bir süre sonra temizlik işinden alıp danışmaya verdiler. Daha sonra müdürün sekreteri izne ayrılınca beni onun yerine aldılar. Müdürün tavırlarından çok rahatsız oluyordum. Ben işçiyim beni ya temizliğe ya da yine danışmaya verin dedim. Ama bunun aksine bir süre sonra müdürün sekreteri gelince beni özel sekreteri yaptı. Çaylarını götürüp getiriyordum. Odasına her girip çıktığımda beni taciz ediyordu” ifadelerini kullandı.

Kars Barosu: Kanıtın yoksa dava açamayız

Müdürün kendisini taciz etmesinin ardından iş yerinin değiştirilmesi için çabaladığını ifade eden Senem, “Şefler de rahatsız olduğumu biliyorlardı. Arkadaşlarıma da anlattım. Ardından Kars Barosu’na başvurdum. Ama avukatlar bana, kanıtın ya da şahidin yoksa dava açmanın işe yaramayacağını söylediler” diye aktardı.

Oğlu ile yaşadığı için eve geç kalmaması gerektiği bilinmesine rağmen, haftalarca mesaiye bırakıldığını aktaran Senem, “Bunun üzerine defalarca durumumu anlattım, iş yerimin değiştirilmesini istedim, eve erken gitmem gerektiğini belirttim. Ardından adamın beni taciz ettiği etraftan da duyulunca, beni sekreterlikten aldılar yeniden danışmaya verdiler” şeklinde konuştu.

Tacizi duyurduktan sonra 10 kere iş yeri değişti

Danışmaya verilmesinin ardından kendisine mobbing uygulandığını belirten Senem, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Bana yapmadıkları zülüm kalmadı. Sürekli geç çıkıyordum. Tacizi duyurduğum için sürekli iş yerimi değiştirdiler. Danışmada 4 ay kaldıktan sonra beni tekrar temizliğe verdiler. Sonra evrak kayda ardından idarecilerin temizliğine verdiler. Ardından müdür beni sadece odasının temizliğinde görevlendirdi. Kabul etmedim, sorun çıkardım bunun üzerine salon temizliğine verdiler. Ardından Kars Valiliği’ne resmi yazışmaları götürüp getirdim. Ardından evrak kayda, sonra Kültür Varlıkları’na ve kütüphaneye verildim.”

2016 yılında kanser teşhisi konuldu

Gönderildiği her iş yerinde kendisine çok kötü davranıldığını söyleyen Senem, yaşadıklarının ardından psikolojisinin bozulduğunu belirtti. Senem, “Haftalarca antidepresan ilaçlar kullandım. Bu ilaçlar yüzünden adetten kesildim. Saçlarım dökülmeye başladı. Meğer yavaş yavaş kanser oluyormuşum. 2016 yılında bana Meme Kanseri teşhisi konuldu. Ardından kanserin karaciğerime de yayıldığını öğrendim” dedi.

Tedavi için sürekli işten izin almak durumunda kaldığını dile getiren Senem, “İzin vermiyorlardı. Müdür, müdür yardımcısı, şefler bir ben tektim. Sesimi çıkardığım an ya işten çıkarmakla tehdit ediyorlardı ya da sürgün ediyorlardı” şeklinde konuştu. Kars’ta Onkoloji bölümü olmadığı için tedavi için Ankara’ya sevk edildiğini vurgulayan Senem, “Ama müdürün izni olmadığı için bir türlü gidemedim. Kanser olduğumu belgelerle kanıtlamamı istediler. Resimlerimi çektim, doktordan yazı aldım anca öyle izin alıp Ankara’da tedavime başlayabildim” dedi.

CİMER ve bakanlığa suç duyurusunda bulundu

Kanser tedavisi sürecinin devam etmesinin ardından da müdürün işten çıkartma tehditlerine ve mobbinge maruz kaldığını anlatan Senem, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ve CİMER’e şikayet dilekçesi yazdığını söyledi.

Senem, “Bakanlık Kars’a yazı göndermiş ama müdür yaptıklarını inkar edince olayın üzerini kapatmışlar” dedi.  Bakanlığın, yazı göndermesinin ardından tekrar iş yerinin değiştirildiğini kaydeden Senem, kanser olmasına rağmen arşivde çalıştırıldığını dile getirdi. Senem, “Çok geçmeden oradaki pislikten kanser akciğerime sıçradı. Doktor beni arşivde çalıştırmamaları için yazı yazdı. Tedavi için tekrar Ankara’ya gelince bakanlığa gittim. Bana ‘dilekçe dosyaya konuldu. Git kendi başının çaresine bak bir daha gelirsen seni içeri almazlar’ dediler” şeklinde konuştu.

Vali yardımcısı: Gittiğin yerde öl

Tedavinin ardından tekrar Kars’a dönen Senem, vali yardımcısı Serdar Demirhan’ın kendisini çağırdığını söyledi. Senem, “Vali yardımcısının yanına gittiğimde H.D. ile odadan çıktıklarını gördüm. Ardından beni odasına çağırdı. Vali yardımcısı bana, ‘kansermişsin, kaç tane kadın tacize uğruyor. Bu olaydan bir şey çıkmaz. Kim sana şahitlik yapacak’ dedi. Git, git gittiğin yerde öl bu konu da kapanır’ dedi” şeklinde anlattı.

Bu görüşmenin ardında Müze Müdürlüğü’ne sürgün edildiğini kaydeden Senem, müzenin sağlığı açısından uygun bir çalışma ortamı olmadığını belirtti. Müzeye sürgün edilmesine rağmen kendisine henüz bir görevlendirme verilmediğini dile getiren Senem, “Tüm Türkiye müzeye akın akın geliyor, ben kel kafamla orada çalışıyorum. Bana bir görev verilmiyor kanserden ölmemi bekliyorlar. Bakanlıktan yazı bekliyorlarmış, 3 aya kalmaz öleceğimi bekliyorlar kendi aralarında öyle konuşuyorlarmış.  Ben ölmeyeceğim. Bütün mücadelem o adamın bana yaşattıklarının cezasını alması için” diye belirti.

“8 Mart’ta ‘susmayın’ diye haykırdım”

Tacizin üzerinin örtülmeye çalışıldığını ifade eden Senem, iki ay önce savcılıkta suç duyurusunda bulunduğunu anlattı. Senem, “Bu kanseri de onları da yeneceğim. Benim yaşadıklarımı bir ben bilirim ben kendimi savunacağım. Avukat yaşadıklarımı bilemez. Taciz lafı çıktığında ilk kadına bakılıyor. Ya kadın niye utansın, taciz eden utansın. Ben utanmıyorum. H.D. utanacak. Kadınlar artık korkmayın” çağrısında bulundu.

8 Mart’ta Ankara’nın Sakarya Caddesi’nde “Susmayın” diye haykırdığını kaydeden Senem, “Kadınlar olarak birleşirsek tacize tecavüzün ölümlerin önüne geçebiliriz.  4 yıl mücadele verdim bu şekilde ölmek istemiyorum. En azından işime geri döneyim ve o adam cezasını çeksin” ifadelerini kullandı.

Sendika.Org