Salgın günlerinde kısa çalışma ödeneği

COVID-19 pandemisi devamında ortaya çıkan patronları koruma çabası ve sermaye paketleri üzerine çalışanlara kısa çalışma ödeneği verilecek. Peki bu ödenek kime ne sağlıyor? İşçi-İşveren ne kazanıyor? Daha doğrusu işçi ne kaybediyor, işveren ne kazanıyor?

Salgın günlerinde kısa çalışma ödeneği

Kısa ��alışma ödeneği

Kısa Çalışma:

  • Üç ayı geçmemek üzere 4447 sayılı Kanun’un Ek 2’nci maddesinde sayılan gerekçelerle; işyerinde uygulanan çalışma süresinin, işyerinin tamamında veya bir bölümünde geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılmasını veya süreklilik koşulu aranmaksızın en az dört hafta süreyle faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması.

İşyerinde Kısa Çalışma Uygulanabilmesi İçin;

  • İşverenin; genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki çalışma süresinin önemli ölçüde azaldığı veya durduğu yönünde İŞKUR’a başvuruda bulunması ve İş Müfettişlerince yapılan uygunluk tespiti sonucu işyerinin bu durumlardan etkilendiğinin tespit edilmesi gerekmektedir.

İşçinin Kısa Çalışma Ödeneğinden Yararlanabilmesi İçin;

  • İşverenin kısa çalışma talebinin iş müfettişlerince yapılacak inceleme sonucu uygun bulunması,
  • İşçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte, çalışma süreleri ve prim ödeme şartlarını sağlamış olması,
  • İş müfettişlerince yapılacak inceleme sonucu kısa çalışmaya katılacaklar listesinde işçinin bilgilerinin bulunması, gerekmektedir.

İşçinin kısa çalışmanın başlatıldığı tarihte, çalışma süreleri ve prim ödeme şartlarını sağlamış olması olarak açıklanan madde; kısa çalışmanın başladığı tarihten önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olup, son 3 yıl içinde en az 600 gün prim ödemiş olması şartı vardı.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, koronavirüs tedbirleri kapsamında Kısa Çalışma Ödeneği şartlarının kolaylaştığını belirterek, “600 günü 450’ye, 120 günü de 60 güne indirdik. Çalışanımızı, işverenimizi ve istihdamı koruyacağız” dedi. Evet bu üretilen söylem ve yaratılan yöntem çalışanı, işvereni ve istihdamı koruyor gözükebilir fakat bütünsel olarak düşünerek yorum yapmakta fayda var.

Kısa çalışma ödeneği kapsamında yapılan ödemeler başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülüyor. Yani 3 aylık kısa çalışma ödeneği aldığınızda ve daha sonra işsiz kalıp işsizlik ödeneği talep ettiğinizde, 3 ay eksik olacak şekilde işsizlik maaşı alıyorsunuz. Çünkü çalışanın maaşının %60’ı işverenden değil işsizlik fonundan karşılanıyor.

  • Ancak kısa çalışma ödeneğinin işsizlik ödeneğinden mahsup edilip edilmeyeceğini belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkili.

İşsizlik fonu oluşurken işsizlik sigortası primini kim öder?

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80 ve 82’nci maddelerinde belirtilen prime esas aylık brüt kazançlar üzerinden; Sigortalı %1, İşveren %2, Devlet %1 oranında prim ödemektedir.

Yani buradan çıkarılacak olan sonuç kısa çalışma ödeneğinin verildiği İşsizlik Fonu’nun %25’ini işçiler brüt ücretinden ödemekte. Burada ortaya çıkan absürt durum; kısa çalışma ödeneğinin üretim yapsın veya yapmasın ücretini almaya haklı olan işçilere bir jest gibi gösterilmesi. Aslında yukarıda İşsizlik Fonu’nun oluşumundan da anlayacağımız üzere işçiler ücretleri karşılığında alacak oldukları kısa çalışma ödeneğinin %25’ini kendileri vermiş oluyorlar.

Sadece sermayedarları koruma paketleri açıklayan siyasal iktidar bu kararı ile de patronlara ne sağlamış oluyor?

Öncelikle yukarıda da görüldüğü üzere kısa çalışmada ödeneğinin sadece %50’sini işveren ödemekte. Kısa çalışma ödeneği brüt ücretin %60’ından oluştuğuna göre bu ödeneğin devreye girmesi ile ilk baştan ödeneğin işsizlik fonu sayesinde doğrudan %30’unu işçiye ve devlete yüklemekte.

Peki doğrudan değil, dolaylı olarak işveren ne yapıyor?

  1. Ücreti asgari ücretin üzerinde olmasına rağmen çoğu çalışanın ücreti primler dolayısıyla işveren tarafından asgari ücret olarak gösterilmekte. Bu durumun devamında nominal ücreti çalışılmadığı için ödemezken, çalışanın ödenek oranı brüt asgari ücret üzerinden hesaplıyor.
  2. Ücretsiz izin?

İşsizlik ve özellikle de genç işsizliğin çok yüksek olduğu bir dönemde işverenlerin çalışanlara ücretsiz izini dayatmaları zor olmayacaktır.

Ücretsiz izin

  • Ücretsiz izinde iş sözleşmesi (hizmet akdi) askıda sayılır ve bu süre zarfında işçi iş görme (çalışma) işveren de ücret ödeme borcunu yerine getirmez. Ücretsiz izin teklifi işverenden gelmişse bu durum çalışma koşullarında esaslı değişiklik sayılacağından, İş Kanunun 22’nci maddesi uyarınca işverenin ücretsiz izin teklifini işçiye yazılı olarak iletmesi, işçinin de bu teklifi altı işgünü içinde yazılı olarak kabul etmesi gerekir. Dolayısıyla işçi kabul etmediği sürece işveren tek taraflı olarak işçiyi ücretsiz izne ayıramaz. İşçi ücretsiz izne ayrılmayı kabul etmediği halde işveren ısrar ederse bu durum işçi açısından haklı fesih sebebi sayılır ve işçi isterse iş sözleşmesini feshedebilir, yani işten ayrılabilir.

Yukarıda da belirttiğim gibi işsizlik yüksek, yedek işgücü ordusu hazır beklerken işverenler çalışanlarına ücretsiz izine ayrılmalarını dayatacaklardır. Bu konjonktürde de işçilerin bu teklife hayır demeleri ve kabul etmemeleri maalesef olanaksızdır. İşte burada sendikalar sözü devralmalı ve bir şekilde sosyal devlet olmanın özelliklerini kamuoyuna hatırlatmalıdır.

  • Kısa çalışma ödeneği işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının %150’sini geçmemek üzere, sigortalının son on iki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının %60’ıdır.
Kim ne kadar kısa çalışma ödeneği alacak?
Brüt Kısa çalışma  
ücret ödeneği  
2.622 1.561  
2.943 1.752  
3.000 1.786  
3.250 1.935  
3.500 2.084  
3.750 2.233  
4.000 2.382  
4.250 2.531  
4.500 2.680  
4.750 2.828  
5.000 2.977  
5.250 3.126  
5.500 3.275  
5.750 3.424  
6.000 3.573  
6.250 3.722  
6.500 3.870  
6.750 4.019  
7.000 4.168  
7.250 4.317  
7.375 4.380  
7.500 4.380

Not: İlk satırda yer alan 2622 TL, son 12 ay ortalama brüt kazancı asgari ücret olanları göstermektedir.

Tablodan da görüleceği üzere son 12 aydır asgari ücret alan bir çalışanın alacağı kısa çalışma ödeneği 1561 TL. Daha yüksek olduğunu düşünen veya daha yüksek olduğu konusunda haber yapan gazetelere mevzuatı hatırlatmak istiyorum:

  • Sigortalının son on iki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının %60’ıdır.

Yani şu anki brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmıyor. Şu andan itibaren geriye dönük 12 ay boyunca alınan brüt ücret üzerinden hesaplanıyor. Bu da ortalama 9 aya yakın prim gününün 2019 brüt asgari ücret, 3 aya yakın prim günününse 2020 brüt asgari ücreti üzerinden hesaplanmasına sebep oluyor. Kısa çalışma ödeneği alan çalışan bir kez daha kaybetti… Hesaplanan ödeneğinin 9 aylık kısmı enflasyonun orantısız yükseldiği bir dönemde eski brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmış oldu.

  1. Çalışanların bu durumlarla karşılaşmaması veya daha kötüsü ücretsiz izin dayatması ile kendisinden onay alınarak çıkartılmaması için “ÜCRETLİ İZİN” şart!
  2. Emekçilerin evde kalması; kendisinin, ailesinin ve toplum sağlığını gözetebilmesi için “ÜCRETLİ İZİN” şart!
  3. Krizin, salgının ve işsizliğin faturasının emekçilere kesilmemesi için “ÜCRETLİ İZİN” şart!

Yeterli prim gününü sağlayamayanlar, part-time çalışanlar, işsizler… #evdekal diyebilmek için emek ekonomisinde milyonlar için #önlemal.