İSİG Meclisi: “Son yedi yılda en az 458 işçi işe bağlı nedenlerle intihar etti”

İSİG, İş Cinayetleri raporunu yayımladı. Yayımlanan raporda Şubat ayında en az 131 işçinin yaşamını yitirdiğine değinildi. Ayrıca son yedi yılda en az 458 işçinin işe bağlı nedenlerle intihar ettiği verisi de raporda yer aldı

İSİG Meclisi: “Son yedi yılda en az 458 işçi işe bağlı nedenlerle intihar etti”

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, İş Cinayetleri raporunu yayımladı. Yayımlanan raporda Şubat ayında en az 131 işçinin yaşamını yitirdiğine değinildi.

Rapora göre;

  • 131 emekçinin 118’i ücretli (işçi ve memur), 13’ü kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi, balıkçı ve esnaf) oluşuyor…
  • Ölenlerin 3’ü kadın işçi, 128’i erkek işçi. Kadın işçi cinayetleri tarım ve sağlık işkollarında gerçekleşti…
  • İki çocuk işçi can verdi. Çocuk işçi cinayetleri tarım ve inşaat işkollarında gerçekleşti…
  • 51 yaş ve üstünde ise çalışırken ölen 30 emekçi bulunuyor: Çiftçi ve esnaflar ile balıkçı, tarım, maden, büro, metal, inşaat, taşımacılık ve belediye işçileri…
  • Şubat ayında 2 göçmen/mülteci işçi yaşamını yitirdi, 2’si de İranlı…
  • Ölen işçilerin altısı sendikalı. Sendikalı işçiler tarım, gıda, maden, büro ve belediye işkollarında çalışıyordu.
  • Ölümler en çok inşaat, taşımacılık, güvenlik, tarım, madencilik, ticaret/büro, metal, belediye/genel işler ve konaklama işkollarında gerçekleşti.

Van’ın Bahçesaray ilçesindeki çığ sonucu yaşanan ölümlere özellikle değinilen raporda konuyla ilgili şu ifadelere yer verildi:

Bizim tespit edebildiğimiz kadarıyla kurtarma çalışmalarında görevlendirilen 2 iletişim, 1 karayolları, 3 belediye işçisi ile 20 güvenlik görevlisi yaşamını yitirmiştir (Güvenlik görevlilerinin ölümleri ‘adeta bir AFAD çalışanı gibi görevlendirildikleri’ için işkollarında yer alıyor). Yine bir işçi de ilk çığda kar altında kaldı. Diğer ölenler minibüs yolcuları ve çoğunluğu yakınlarını kurtarmaya gelen yurttaşlardır.

Bu noktada “TMMOB Van İKK, Van Barosu ve Van/Hakkari Tabipler Odası’nın hazırladığı raporu” okumak gerekiyor. Raporda yapılan değerlendirmeler ise,

1- Birinci çığ oluştuktan sonra; böylesi durumlarda ilk elden oluşturulması gereken kriz masasının oluşturulmadan sürecin yönetilmeye çalışıldığı ve dolayısıyla krizin doğru yönetilemediği,

2- Kriz masası oluşturulmadığından, yol güvenlik önlemleri alınmamış olmasından kaynaklı birinci çığın gerçekleştiği alana, yetkili yetkisiz, donanımlı donanımsız herkesin gelişigüzel kurtarma faaliyetlerine katıldığı,

3- Birinci çığdan sonra olay yerine giden kişilerin kimlik bilgilerinin kayıt altına alınmadığı, dolayısıyla çığ altında kalan kişilerin sayıs��na ve akıbetine sağlıklı ulaşılmasında sıkıntılar yaşandığı,

4- Arama ve kurtarma faaliyetlerini yürüten profesyonel ekiplerin yeterli sayıda olmadığı, yeni bir çığ felaketinin oluşmaması için önlemlerin alınmadığı, ağır iş makinelerinin çığ bölgesinde hareketli olduğu,

5- Henüz ilk çığ felaketinden sonra alınması gereken tedbirlerin üçüncü gün alındığı, öncesinde alınmayan tedbirler, profesyonel kişilerce yapılmayan arama kurtarma çalışmaları ve ikinci çığdan sonra savrulan zırhlı araçların çarpmasıyla can kaybı ve yaralı sayısının arttığı tespit edilmiştir.

“Son yedi yılda en az 458 işçi intihar etti”

Raporda işçi intiharlarına da değinen İSİG son 7 yılda en az 458 işçinin işyeri içinde ve/veya işe bağlı olarak intihar ederek yaşamına son verdiğini açıkladı.

  • 2013 yılında en az 15,
  • 2014 yılında en az 25,
  • 2015 yılında en az 59,
  • 2016 yılında en az 90,
  • 2017 yılında en az 89,
  • 2018 yılında en az 73,
  • 2019 yılında en az 82,
  • 2020 yılının ilk iki ayında en az 25 işçi.

“İşçi intiharlarının çoğunun nedenini bilemesek de öğrenebildiklerimizin temel üç nedenini borç, işsizlik ve baskı/mobbing oluşturmaktadır” ifadeleri geçen raporda, “Elimizdeki bilgilere göre Türkiye’de işçi intiharları dünya örneklerine göre farklılık göstermekte ve salt bir şirketin çalışma koşullarının sonucu olmaktan ziyade genel olarak 1980 sonrası uygulanan neo-liberal politikaların oluşturduğu güvencesizlikle açıklanabilir. Bu politikaların ayakları olan kamusal alanın özelleştirilmesi, kronikleşen işsizlik ve yoksulluk ile örgütsüzleştirme saldırısının bir sonucu olan sendikasızlaştırma ve geleneksel dayanışma ağlarının dağılması işçi intiharlarına neden olan nesnel zemini oluşturmaktadır” denildi.

Sendika.Org