Halkevleri Emekli Hakkı Meclisi: “Haklarımızı gasp ettirmeyeceğiz”

Halkevleri Emekli Hakkı Meclisi, koronavirüs (COVID-19) pandemisinin sistematik bir ayrımcılık ve hak gaspı sürecine evrilmesine “Emekliyiz; ama çaresiz değiliz. Dilimiz, elimiz ve kolumuz bağlı değil. Gerektiğinde bastonumuzu havaya kaldıracak gücümüz hala var” dedi

Halkevleri Emekli Hakkı Meclisi: “Haklarımızı gasp ettirmeyeceğiz”

Halkevleri Emekli Hakkı Meclisi, koronavirüs (COVID-19) pandemisinin yaşlılar, emekliler açısından hızla sistematik bir ayrımcılık ve hak gaspı sürecine evrilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

DİSK EMEKLİ-SEN’DEN SALGINA İLİŞKİN 7 TALEP

Koronavirüs pandemisinin, büyük bir halk sağlığı sorunu olduğunun belirtildiği açıklamada, “Salgından en çok etkilenenlerin yüksek yaş gruplarında olduğu verileri üzerine iktidar sözcüleri tarafından her açıklamada yapılan ‘yaşlılar’ vurgusu, neredeyse salgının yayılma nedeni olarak yaşlıların gösterildiği, iktidarın almadığı önlemlerin, salgına karşı mücadeledeki başarısızlıklarının yaşlıların üzerine yıkıldığı, salgına yönelik tepkilerin yaşlılara yöneldiği bir ortam yarattı” denildi.

Bu yönlendirmenin, neredeyse kendisini yaşlı saymayan herkesin yaşlılar hakkında konuştuğu, ne yapmaları gerektiğini söylediği bir toplumsal ortam yarattığını belirten Halkevleri Emekli Hakkı Meclisi, “Bu salgını yayan değil, yayılmasının sonuçlarını yaşayanız bizler. İktidarın almadığı önlemlerin sonucunu hayatını kaybetme riski ile yaşayanlarız” dedi.

“İktidar, sorumluluğu bizim üzerimize yıktı”

Bu süreçte emeklilere düşman bir anlayışla yaklaşıldığını ve 65 yaş üstü yolcuların ücretsiz seyahat hakkının askıya alınması ve 65 yaş üzerine sokağa çıkma yasağı kararlarının alındığının belirtildiği açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

İktidar yasak koyarak sorumluluğu bizim üzerimize yıktı, bizlerin tüm ihtiyaçlarını barınmadan beslenmeye, iletişim hakkından, sağlığa kadar karşılama sorumluluğunu da üzerinden attı. Bu anlayışın köklerinin daha da derinlerde ve üstlere doğru tırmand��ğı ve saraylara kadar uzandığı bilinen bir gerçek. Tarikatlara ve altın işlemeli makam odalarına bol bol harcama yapılırken, emeklilere gelince “yok” deniliyor. Emeklileri sistemin sırtında bir yük olarak gören ve onları bu dünyadan bir an önce gitmeleri için can atan neoliberal anlayışın atağa geçmesidir. Salgın hastalık bahane edilerek sözde güvenlik aldatmacası ile bir savaş hilesi yapılıyor. Bu adımlar emeklileri toplumdan koparmakla kalmaz, asıl amaçları ise kendi yükümlülüklerinden kurtulmaktır.

“İnsanca yaşamak istiyoruz”

Açıklamada, kapısı hiç çalınmayan, aradıkları numaralara ulaşamayan, sokağa çıktığında ayrımcılığa, aşağılanmaya uğrayacağını düşünen hastalığa ve ölüme terkedilmiş milyonlarca yaşlı ve emekli yurttaşın olduğunu belirtilerek şöyle denildi:

Emekliyiz; ama dilimiz, elimiz ve kolumuzu bağlı değil. Gerektiğinde bastonumuzu havaya kaldıracak gücümüz hala var. Bu böyle biline!

Emekli dostlarımıza sesleniyoruz:

Elbette kendimize bilim insanlarının önerileri doğrultusunda dikkat edeceğiz. Ancak bilmeliyiz ki; eğer bizler sesimizi çıkarmazsak ve bir kez haklarımız budanmaya başlandı mı, bunun sonu gelmez. Bu nedenle başta örgütümüz Emekli-Sen olmak üzere tüm dost kurum ve kuruluşlarla bu hak gaspına karşı sesimizi yükseltmeliyiz.

Bizler bu toplumun parçasıyız, ayrımcılığa uğramak, hastalığa ve ölüme terk edilmek, aşağılanmak değil insanca yaşamak istiyoruz.

Tüm çalışanlara ücretli izin!

Tüm emeklilere en az 3 bin TL aylık maaş!

65 yaş üstü yaşlılık aylığı alan kişilere de ek korona desteği!

Sendika.Org