Edirne’de vahim tablo: Polis kent içinden sürüyor, sınır hattında Yunan güçleri saldırıyor

Yunanistan’a geçmek için Edirne’ye gelen mültecilerin kent merkezi yakınlarındaki bekleyişlerine izin verilmezken, sınır hattındaki durum da gün geçtikçe kötüleşiyor. Yunan kolluk kuvvetlerinin Pazarkule Sınır Kapısı ve çevresine yığılan mültecilere yönelik saldırıları bugün yoğunlaştı. Yunanistan tarafına geçebilen ancak Yunan güçleri ve ırkçı gruplar tarafından yakalanıp alıkonulan mülteciler, darp edilip soyularak Türkiye tarafına gönderiliyor

Edirne’de vahim tablo: Polis kent içinden sürüyor, sınır hattında Yunan güçleri saldırıyor

Fotoğraf: Murat Bay

Edirne’den Yunanistan’a geçmek için bekleyen ve Saray-AKP iktidarının Avrupa’ya yönelik koz olarak kullandığı mültecilerin durumu, gün geçtikçe kötüleşmeye devam ediyor.

Sendika.Org muhabiri Murat Bay’ın bölgeden aktardığına göre, mültecilerin bekleyişini sürdürdüğü Tunca Köprüsü’nün yanındaki alan, sabahın ilk saatlerinde boşaltıldı.

Yerel bir görgü tanığı, gece saatlerinde bağrışmaların yaşandığını ve polisin alanı boşaltarak şeritle çevirdiğini kaydetti.

Fotoğraf: Murat Bay

Daha önce Sendika.Org muhabirine konuşan Suriyeli bir mülteci, 4 Mart’ı 5 Mart’a bağlayan saatlerde polisle gerilim yaşadıklarını, bu alanı boşaltmalarının istendiğini ve kendilerine “Ya sınıra gidin, ya da geldiğiniz kentlere geri dönün” denildiğini aktarmıştı.

Kentte, sınır hattının dışında otogar ve çevresinde de yüzlerce mülteci bulunuyor. Ancak polis, burada bekleyişini sürdüren mültecilerin de alanı terk etmesini istiyor.

Fotoğraf: Murat Bay

Polis, mültecilerin yerleştiği otogar yakınlarındaki dört katlı metruk bir binayı da sabah saatlerinde boşaltarak etrafını şeritle çevirdi.

Fotoğraf: Murat Bay

Sendika.Org’a konuşan Afgan bir mülteci de polisin yardım dağıtanlara engel olduğunu öne sürerek “Polis, onlara ‘Yardım etmeyin. Verirseniz gitmezler’ dedi” ifadesini kullandı.

Fotoğraf: Murat Bay

Sınır hattında yoğun saldırı

Mültecilerin en yoğun bulunduğu Pazarkule Sınır Kapısı ve çevresinde ise daha vahim bir tablo var.

Yunan kolluk kuvvetlerinin, sınıra dayanan mültecilere yönelik tazyikli su ve gaz bombalarıyla gerçekleştirdiği yoğun saldırı sonucu çok sayıda kişi yaralandı.

Öte yandan Anadolu Ajansı, tam donanımlı 1000 özel harekat polisi, Türkiye ile Yunanistan arasında doğal sınır konumundaki Meriç Nehri’nde görev yapmak üzere Edirne’ye geldiğini bildirdi.

Fotoğraf: AA

Ancak Yunanistan, sınırı geçebilen mültecileri Türkiye tarafına geri göndermeye devam ediyor. Yunan güçleri ve ırkçı gruplar tarafından yakalanıp alıkonulan mülteciler, darp edilip soyularak Türkiye tarafına gönderiliyor.

Otogardaki mültecilere polis baskısı

6 Mart’ı 7 Mart’a bağlayan saatlerde polis, otogar ve çevresinde bekleyişini sürdüren mültecilerin alanı terk etmesini istedi. Mülteciler, Yunanistan sınırına doğru gitmeye zorlandı.

Ancak basının otogara gelmesinin ardından polis, “Biz onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. ‘Ya burada kalın ya da Yunanistan’a gidin’ diyoruz” bilgisini verdi. Bir süre sonra mülteciler için getirilen iki otobüs ile polisler alandan ayrıldı.

Konuya ilişkin Sendika.Org’a konuşan Afgan bir mülteci, polislerin kendilerini Meriç nehrine yönlendirdiğini belirterek şunları kaydetti:

Biz kendi kafamıza göre şehirlerimizden çıkıp buraya gelmedik. Bize kapıların hepsinin açık olduğunu söylediler. Pazarkule’ye girmemize izin vermiyorlar. Polisler bir oradan bir buradan kovuyorlar bizi. Kapılar açılacak mı açılmayacak mı, net bir açıklama bekliyoruz. Burada kadınlar var, çocuklar var. Sizde nasıl bir vicdan var bu saatte bizi buradan çıkarıp suyun içine atmak istiyorsunuz? Polisler geldi, ‘Sizi burada tutmayacağız’ dedi. ‘Ya İstanbul’a ya da sınıra’ dediler. Biz de ‘Pazarkule’ye gitmek istiyoruz’ dedik, ‘Pazarkule yok, Meriç nehrine gidin’ dediler. ‘Bizi orada soyunduruyorlar, gitmeyeceğiz’ dedik. Çocuklar var, biz oraya nasıl gidelim? Polisi amiri de ‘Soyundurursa sen tekrar gel, biz size tekrar yardımcı oluruz’ dedi. Türk devletinden, polisinden tek ricamız bizi burada birkaç gün bıraksınlar. Siz varken kimse bir şey yapmıyorlar, gittiğinizde de bizi rahatsız ediyorlar, ‘Gidin buradan’ diyorlar. Kötü davranmasınlar bize ne olur. Biz öyle bir köprüden gelmişiz ki buraya, artık o köprü kırık. Biz o köprüden tekrar geçemeyiz. Ben 5 yıldır Türkiye’deyim ve tüm eşyalarımı iki saatte satıp buraya geldim. Evimi, işimi kaybettim. Polislerden rica ediyoruz, buradan gitmek istemiyoruz. Bize biraz vakit versinler. Yaptıkları yanlış. Kendi sıcak yatağında yatıyor, biz burada soğuktan donuyoruz.

Sendika.Org/Edirne