413. F Oturumu: “Yaşanan tecrit mahpusu yaşamdan sürgün etmeye çalışmaktır”

İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için her hafta düzenledikleri F Oturmasının 413'sünü hasta tutsak İmam Aksoy için gerçekleştirdi. Komisyon adına açıklamayı okuyan Taylan Bekin, “Yaşanan tecrit mahpusu yaşamdan sürgün etmeye çalışmaktır” dedi

413. F Oturumu: “Yaşanan tecrit mahpusu yaşamdan sürgün etmeye çalışmaktır”

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için her hafta düzenledikleri F Oturmasının 413’sünü hasta tutsak İmam Aksoy için gerçekleştirdi. Galatasaray Meydanının yasaklı olması nedeniyle basın açıklaması İHD İstanbul Şubesi önünde yapıldı.

Bu haftanın açıklamasını okuyan İHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu üyesi Taylan Bekin, hapishanelerin günümüzde insan hakları ihlallerinin yoğun yaşandığı yerler olarak anıldığını belirtti. Açıklamasının devamında “Tecrit bir işkencedir” diyen Bekin, hasta tutsaklar üzerinde yaratılan maddi ve manevi zararlara işaret etti. Bekin, tutsakların hastaneye götürülürken sözde güvenlik gerekçesiyle kelepçeleme/tek kişilik ring uygulamalarının da bir işkence yöntemi olduğunu sözlerine ekledi.

Yasal yayınların tutsaklara verilmediğini ifade eden Bekin, “Yaşanan tecrit mahpusu yaşamdan sürgün etmeye çalışmaktır” dedi.

Tedavi yapılamaması nedeniyle de her geçen gün görme yetisini kaybetmektedir”

Bekin, hasta tutsak İmam Aksoy’un durumunu ailesinin aktarımlarıyla şöyle paylaştı:

Yaklaşık 4 yıl önce, Edirne F Tipi Hapishanesi’nde psikolojik sorunlar yaşamaya başladı ve bu sorunlar hızla arttı. Bu nedenle Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde 2 ay yatırıldıktan sonra Metris R Tipi Hapishanesine sevk edildi. Her gün düzenli ilaç kullanması gereken Aksoy, gözlerinde ileri derecede görme sorunu ve tedavi edilmemesi halinde görme yetisini kaybetme tehlikesi içeren bir hastalığı olmasına rağmen, ruhsal hastalığı nedeniyle içine düştüğü ağır kuşku ve güvensizlik psikolojisi içinde göz muayenesine dahi gitmemekte, tedavi yapılamaması nedeniyle de her geçen gün görme yetisini kaybetmektedir.

Bekin, Aksoy’un vasisinin anlatımına göre tutsak düşmeden önce hiçbir sağlık sorunu olmadığını vurguladı. Aksoy’un sağlık durumuna ilişkin durumunu vasisinin ifadeleriyle şöyle aktardı:

Sonrasında toparlanamadığı gibi gün geçtikçe ağırlaşmakta olduğunu görüyorum. Artık sadece açık görüşüne gidiyorum çünkü kapalı görüşte telefonu bile tutamıyor, bir süre sonra elinden düşüyor. Konuşmuyor, ben konuşurken bir de bakıyorum uyuyor.

Sürekli ilaç kullanıyor, hiç hareket etmiyor ve gittikçe kilo alıyor. Yanındakiler olmasa ilaç almayı hatta yemek yemeyi dahi unutuyor. Kendisine ve gözlerine zarar vereceklerini söyleyerek hastaneye, muayeneye gitmiyor. En son şubat ayının başında görüşüne gittiğimde toplam 5 dakika bile konuşamadı. Görme yetisini neredeyse tamamen kaybetmiş durumda.

Bekin, hak savunucuları olarak tüm hasta tutsakların serbest bırakılmasını talep etti.

Oturum, “İnsan haklarıyla insandır” ve “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” sloganlarıyla son buldu.

Sendika.Org