Selahattin Demirtaş: “En büyük çözüm süreci halkın demokrasi için yan yana gelmesidir”

Demirtaş, barışın savunulmasının ve yan yana gelişlerin iktidarda yarattığı rahatsızlığa ilişkin olarak, “Çünkü arkasına saklanacakları tabutlara ihtiyaçları var. Yoksulluğun, işsizliğin, yolsuzluğun sorgulanmaması için gencecik evlatlarımızın cenazelerine ihtiyaçları var” dedi

Selahattin Demirtaş: “En büyük çözüm süreci halkın demokrasi için yan yana gelmesidir”

Kasım 2016’dan beri Edirne Cezaevi’nde mahpus bulunan HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, son dönemde yaşanan tartışmalar üzerine Twitter hesabından bir açıklama yaptı. Jülide Kural, Demirtaş’ın “Devran” adlı kitabından uyarlanan bir oyun sahnelemiş, oyunu Başak Demirtaş’la yan yana izleyen Dilek İmamoğlu, Selvi Kılıçdaroğlu ve Kadir İnanır iktidar çevrelerince hedef tahtasına konmuştu.

Demirtaş, barışın savunulmasının ve yan yana gelişlerin iktidarda yarattığı rahatsızlığa ilişkin olarak, “Çünkü arkasına saklanacakları tabutlara ihtiyaçları var. Yoksulluğun, işsizliğin, yolsuzluğun sorgulanmaması için gencecik evlatlarımızın cenazelerine ihtiyaçları var” dedi.

“En büyük çözüm süreci de halkın demokrasi için yan yana gelmesi, el ele vermesidir” diyen Demirtaş, Ahmet Kaya’nın Kürtçe şarkı yapacağını söylemesinin ardından maruz kaldığı linç atmosferini ve sonrasında yaşananları hatırlatarak, “Ahmet Kaya’ya o gün ‘bölücü, terörist, vatan haini’, yanlarında duran Mehmet Aslantuğ’a da ‘terör destekçisi’ yaftası yapıştırılıyordu. Ve gün oldu devran döndü, ‘onur’ sahibine, ‘alçaklık’ sahibine kaldı” dedi.

Demirtaş’ın Twitter hesabından yayımladığı açıklamanın tamamı şöyle:

“Arkasına saklanacakları tabutlara ihtiyaçları var”

Herkese merhabalar. Buradan sizlere seslenmeyeli uzun zaman oldu. İktidarın kanalizasyon medyası, barış ve demokrasi umutlarına her zamanki fütursuzluğuyla saldırınca ben de birkaç şey söyleme zorunluluğu duydum.

Önce şu soruyu sorarak başlayalım: Barış denilince AKP Hükümeti neden kırmızı görmüş boğaya dönüyor? Barış isteyen herkesi neden anında terörist ilan ediyor? Aklı başında herkes bunun cevabını biliyor, değil mi?

Çünkü arkasına saklanacakları tabutlara ihtiyaçları var. Yoksulluğun, işsizliğin, yolsuzluğun sorgulanmaması için gencecik evlatlarımızın cenazelerine ihtiyaçları var.

Barış olursa istismar edebilecekleri konu kalmayacak. Milliyetçilik ve beka söylemiyle toplumu artık kutuplaştırıp karşı karşıya getiremeyecek, buradan oy sağlayamayacaklar. Barış diyene bunca öfkenin, bunca nefretin nedeni budur.

“En anlamlı cevap çoğalarak yan yana gelmektir”

Herkesin elini vicdanına koyarak barış için yan yana gelmesi artık ahlaki bir görevdir, sorumluluktur. En büyük çözüm süreci de halkın demokrasi için yan yana gelmesi, el ele vermesidir.

Ballı kaymaklı iktidarlarını kaybetmemek için gözlerini karartıp nefretle ve kinle gece gündüz ekranlardan saldıranlara verilebilecek en anlamlı cevap, çoğalarak yan yana gelmektir. Halkın çoğunluğu bunu isterken, siyasetçiler de bunun gereğini yapmaktan çekinmemelidir artık.

Ahmet Kaya ve sevgili eşi Gülten’i, çatal bıçak fırlatarak linç etmeye çalışan güruhu hatırlamayanımız yoktur, değil mi? Bazı utançlar, sahiplerine bir ömür boyu yapışıp kalıyor ne de olsa.

“Onur” sahibine, “alçaklık” sahibine kaldı

Ahmet Kaya’ya o gün “bölücü, terörist, vatan haini”, yanlarında duran Mehmet Aslantuğ’a da “terör destekçisi” yaftası yapıştırılıyordu. Ve gün oldu devran döndü, “onur” sahibine, “alçaklık” sahibine kaldı.

Bugünün Jülide’si, Kadir’i ve oradaki tüm kadınlar onurun temsilcisi, televizyonlardaki bazı program sunucuları başta olmak üzere linç güruhu ise alçaklığın sembolü olarak tarihteki yerlerini aldılar bile.

Fırlattığınız çatallar, bıçaklar artık bizi yaralamıyor. Birlikte olmak için, yan yana durmak için daha fazla cesaretlendiriyor, güç veriyor, moral veriyor. Devam edin, devran dönüyor.

Tüm dostlara kucak dolusu selam ve sevgilerimle…

Sendika.Org