Polis tarafından aileleri aranan öğrenciler: “Üniversiteli ihbar tarifesi mi yaptırdınız?”

Ankara’da ailelerinin polis tarafından aranmasına tepki gösteren üniversiteliler, “Gençlik hareketi tarih boyunca bu baskılara boyun eğmediği gibi bugün de bu şekilde yıldırılamayacaktır” dedi

Polis tarafından aileleri aranan öğrenciler: “Üniversiteli ihbar tarifesi mi yaptırdınız?”

Ankara’da aileleri polis tarafından aranan Öğrenci Kolektifleri ve Üniversiteli Kadın Kolektifi’nden öğrenciler, İHD Ankara Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen ile üniversitelilerin avukatı Deniz Can Aydın katıldı.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, basın toplantısında ilk olarak konuşan Üniversiteli Kadın Kolektifi’nden Zeynep Kurt, geçmişte olduğu gibi bugün de üniversite öğrencilerinin iktidarın hedefinde olduğunu belirtti. Kurt, “AKP’nin yeni rejim inşasının kurucu ayaklarından olan gericilik ile üniversiteleri denetim altında tutmaya çalışması politikalarına bilim ve kadın düşmanlığı olarak yansımaktadır. Gençlik hareketi bu baskılara karşı hiçbir zaman susmamıştır” dedi.

“Bizi bu şekilde yıldıramayacaklar”

Halk için, halkın yararına verdikleri bu mücadele karşısında iktidar eliyle örgütlenen gözaltı, tutuklama ve çeşitli baskı yöntemleriyle engellenmeye çalışıldıklarını vurgulayan Kurt, sözlerine şöyle devam etti:

Geçtiğimiz günlerde eşit ve özgür bir memleket için mücadele eden beş arkadaşlarımızın ailelerini kendini ‘Haluk’ adıyla tanıtan polis arayarak ‘terör örgütleriyle bağlantılarının bulunması’ gibi çeşitli yalan beyanlarda bulunmuştur. Yapılan bu işlem on sekiz yaşından büyük bir kişinin bilgilerinin izinsiz bir şekilde dinlenilerek, takip edilerek aileyle paylaşılması nedeniyle hukuksuzdur. Yapılan bu aramalar üniversite gençlik hareketine bilimi özgürlüğü savunanlara bir saldırır. Gençlik hareketi tarih boyunca bu baskılara boyun eğmediği gibi bugünde bu şekilde yıldırılamayacaktır.”

Çevirmen: “Hukuksuzluk son bulsun”

İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen de, üniversitelilere uygulanan bu politikaya dair kendilerine pek çok başvuru geldiğine dikkat çekerek, “Öğrenciler, gazeteciler üzerinde baskı oluşturmak için aileler aranmak, tehdit edilmekte kimi zaman kaçırılmaya kadar varan bir uygulama devreye konuluyor. Kişinin özgürlüğünden mahkûm bırakılma tehdidiyle yapılan tüm bu uygulamalar hukuka aykırıdır. Biz ilgili kurumlara gerekli başvuruları yapıyoruz ancak cezasızlık ile sonuçlandırılıyor bir devlet politikası haline gelmiş durumda. Hukuksuz işlem biran önce sonlandırılmalıdır” diye konuştu.

Av. Aydın: “Hukuk zemini içerisinde mücadele edeceğiz”

Üniversitelilerin avukatı Deniz Can Aydın ise OHAL uygulamalarının hala devam ettiğini söyledi. Müvekkillerinin ailelerinin aranarak, özel hayatları, eğitim hayatları ve politik düşünceleri kapsamında gerçekliği olmayan iddialarda bulunulduğunu söyleyen Av. Aydın, “Müvekkillerimizin terör örgütleriyle iltisaklı olduğunu iddia etmiştir. Müvekkillerimiz yasal ve anayasal haklarını kullanan kişilerdir. İşlem kanuna aykırı ve hukuksuzdur. Buradan kendini devlet görevlisi olarak adlandıranlara sesleniyoruz, yaptığınız eylem kamu gücü ve kamu menfaatini kötüye kullanmaktır. Müvekkillerimize dayatılan hukuksuzlukla hukuk zemini içerisinde mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Sendika.Org