Libya Konferansı: Erdoğan eleştirildi, Hafter istediğini aldı…

Savaşta askeri üstünlüğü elde tutan ve Türkiye'nin müdahalesini kabul etmeyen Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu bir güç gösterisi olarak konferans esnasında petrol akışını tamamen durdurdu. Konferansta Türkiye'nin Libya'ya savaşçı taşıması eleştiri konusu oldu. Sonuç Bildirgesi'nde ise Hafter destekli Temsilciler Meclisi'nin onaylayacağı bir hükümete destek açıklanırken ateşkes süreci konusunda BM inisiyatifine işaret edildi

Libya Konferansı: Erdoğan eleştirildi, Hafter istediğini aldı…

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in arabuluculuk ettiği, 11 ülke lideri, uluslararası örgütler ve Libya’da çatışan tarafların katılımıyla Berlin’de gerçekleşen Libya Konferansı’nda ateşkesin sağlanması, siyasi çözüm sürecinin başlatılması ve fiilen delinen silah ambargosunun uygulanması için neler yapılacağı tartışıldı.

Bölgesel aktörlerin de müdahalesiyle savaşın tırmanarak yeni bir mülteci dalgasına yol açması, uluslararası cihatçı teröre yeni bir zemin sunması ve petrol anlaşmaları ile ticaretini riske atması temel kaygıları oluştururken Türkiye bu konuda eli oldukça zayıf bir şekilde masaya oturdu.

Hafter’in hamleleri

Birleşmiş Milletler’in silah ambargosunu delme pahasına, Trablus’ta kuşatılmış haldeki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni destekleyen Tayyip Erdoğan iktidarının düşman ilan ettiği Halife Hafter’e bağlı güçler iki kritik hamle yaptı.

Savaşın askeri üstünlüğü elde tutan tarafı, Tobruk Temsilciler Meclisi’ni destekleyen Libya Ulusal Ordusu (LUO) lideri Halife Hafter’e bağlı güçler konferans öncesinde petrol akışını tamamen durdurdu.

Konferans öncesinde Arapça ve İngilizce yayınlarla Tayyip Erdoğan iktidarının cihatçılarla ilişkisini hedef alan ve Erdoğan’ı mültecileri bir koz olarak kullanmakla itham eden LUO sözcüsü Ahmed el Mismari de Türkiye’nin Libya’da barışa giden yolda bir rolü olamayacağını söylemişti.

Konferansta ise Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan Türkiye destekli Suriyeli cihatçıların Libya’ya gönderilmesine son verilmesi çağrısı geldi.

Hafter’in elini güçlendiren bir Sonuç Bildirgesi

Libya Konferansı Sonuç Bildirgesi’nde, Libya Temsilciler Meclisi’nin onayladığı tek, birleşik, kapsayıcı ve etkin bir hükümetin kurulmasının desteklendiği belirtilirken, Libya Siyasi Anlaşması’nın siyasi çözüm için önemli bir yol haritası olduğu kaydedildi.

Bu, AKP iktidarının “Tek meşru organ Trablus’taki Ulusal Mutabakat Hükümeti’dir” şeklindeki iddiasının aksine inisiyatifi Hafter’in desteklediği Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi’ne veriyor.

“Merkezi ve sivil otoritenin kontrolünde birleşik bir Libya ulusal güvenlik sisteminin kurulmasını destekliyoruz” ifadesine yer verilen bildirgede, bu çerçevede polis ve askeri güçlerin tek otorite altında birleşmesi gerektiğinin altı çizildi.

Ülkedeki askeri üstünlüğün Hafter’de olduğu, UMH’ye bağlı milislerin konumunun ise tartışmalı olduğu düşünüldüğünde bu madde de Hafter’in elini güçlendiriyor.

Bildirgede, ateşkesin uygulanmasını kontrol edecek ve denetleyecek teknik komiteler kurması için Birleşmiş Milletler’e (BM) çağrıda bulunulurken, aynı zamanda BM’nin taraflar arasında ateşkes müzakerelerini kolaylaştırıcı rol oynaması talep edildi.

Bildirgede, “Ateşkesin başlamasından itibaren taraflara ve destekçilerine askeri faaliyetlerine son vermeleri çağrısında bulunuyoruz” ifadesine yer verildi.

Libya’da tüm taraflara özgür, kapsayıcı ve adaletli seçimlerle geçiş sürecini sonlandırmaları için çağrı yapılan bildirgede, “Libyalılar tarafından yürütülen kapsayıcı siyasi sürece” tekrar dönülmesi talebine yer verildi.

Bildirgede, “BM himayesinde Berlin zirvesi sonrasında koordinasyonu sürdürmek için bir Uluslararası İzleme Komitesi oluşturuyoruz” denildi.

Berlin Konferansı’na katılan tüm tarafların ve uluslararası örgütlerin dahil olacağı Komitenin BM öncülüğünde koordinasyonu sağlayacağı belirtilen bildirgede, üst düzey yetkililerin katılımıyla aylık toplanacak Komitenin uzmanlar düzeyinde de 4 teknik çalışma grubu içereceği aktarıldı.

Tüm bunlar da BM’nin silah ambargosunu delerek Libya’ya müdahalede bulunan AKP iktidarının istediği gibi inisiyatif almasına imkan tanımayan bir durum anlamına geliyor.

Kimler katıldı?

Konferansa Rusya, ABD, İngiltere, Fransa, Çin, İtalya, Türkiye, Mısır, Cezayir, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kongo’nun devlet ve hükümet başkanları davet edildi.

Konferansa Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, Kongo Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, Birleşmiş Milletler’in Libya Temsilcisi Ghassan Salame ile Afrika Birliği ve Arap Birliği temsilcileri katıldı.

Çin’den Çin Komünist Partisi (ÇKP) Dışişleri Çalışma Komitesi Ofisi Başkanı Yang Cieçı’nın da katılım sağladığı konferansta Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nahyan temsil etti.

İlgili içerikler:

Sendika.Org