Erdoğan ve Putin’den ortak açıklama: Libya’da ateşkes çağrısı…

ABD-İran geriliminde her iki tarafı da mesafeli bir dille itidale çağıran Erdoğan ve Putin, Libya’da ise çatışan tarafları 12 Ocak günü saat 00.00 itibarıyla ateşkes ilan etmeye çağırdı

Erdoğan ve Putin’den ortak açıklama: Libya’da ateşkes çağrısı…

Rus doğalgazını Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya nakledecek TürkAkım doğalgaz boru hattının açılışı için Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen tören öncesi ve sonrasında görüşen Tayyip Erdoğan ve Rusya lideri Vladimir Putin ortak bir açıklama yayımladı.

Libya’da ateşkes çağrısı

ABD-İran geriliminde her iki tarafı da mesafeli bir dille itidale çağıran Erdoğan ve Putin, Libya’da ise çatışan tarafları 12 Ocak günü saat 00.00 itibarıyla ateşkes ilan etmeye çağırdı.

Türkiye, Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) üzerinde, Rusya ise Tobruk’taki Temsilciler Meclisi’nin destekleyen Libya Ulusal Ordusu lideri Halife Hafter üzerinde etki sahibi. Ne var ki Rusya’nın bir özel askeri şirket üzerinden desteklediği ve Mısır, İtalya gibi başka uluslararası destekçileri de bulunan Hafter üzerindeki etkisi, AKP iktidarının resmen askeri destek sunduğu UMH üzerindeki etkisi kadar doğrudan ve resmi değil.

Suriye’de İdlip hatırlatmaları

AKP’nin sahada izlediği tutumla örtüşmediği halde bütün ikili açıklamalarda yer verilen “Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı, siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasına olan bağlılığımızı teyit ediyoruz” ifadelerinin tekrarlandığı açıklamada, İdlip’e ilişkin şu cümle de dikkat çekiciydi: “İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde sükunetin, İdlip’le ilgili bütün anlaşmaların tüm unsurlarıyla hayata geçirilmesiyle sağlanması gerekliliğini vurguluyoruz.”

Türkiye tarafı İdlip’te Heyet-i Tahrir’uş Şam ve Türkistan İslam Partisi gibi terörist kabul edilen unsurları temas hattından iç bölgelere çekme, kendi desteklediği gruplardan ayrıştırma ve M4-M5 otoyollarının güvenli geçişe açılmasını sağlama yönündeki taahhütlerini yerine getirmiş değil. Bu durumda bölgenin tamamı ateşkes şartlarının dışında kaldığı için sükunet sağlanmasından söz etmek mümkün olmuyor.

İkilinin Sputnik’te tam metnine yer verilen ortak açıklaması şu şekilde:

İkili

Biz, Türkiye ve Rusya Cumhurbaşkanları olarak, karşılıklı saygı temelinde, geniş bir yelpazede, yapıcı ikili ilişkiler geliştirmekteyiz. Bugün İstanbul’da açılışını gerçekleştirmekte olduğumuz TürkAkım Doğalgaz Boru Hattı da karşılıklı fayda sağlayan bu ilişkinin somut bir örneğidir. İşbirliğimizin halklarımızın ortak menfaatlerine hizmet etmesinin yanısıra, bölgesel meselelerin çözümüne de katkı sağladığını görmekten memnuniyet duyuyoruz.

İran

ABD ve İran arasındaki gerilimin artmasından ve Irak’taki olumsuz yansımalarından derin endişe duyuyoruz. İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Güçleri Komutanı Kasım Süleymani’yi ve beraberindekileri 3 Ocak 2020 tarihinde Bağdat’ta hedef alan ABD hava operasyonunun, bölgedeki güvenlik ve istikrarı olumsuz etkilediğini değerlendiriyoruz.

İran’ın Irak’taki koalisyon askeri üslerine 8 Ocak 2020 tarihinde gerçekleştirdiği balistik füze saldırıları ışığında, hangi tarafça yapılırsa yapılsın, karşılıklı saldırılar ve güç kullanımı, Ortadoğu’daki karmaşık sorunlara çözüm bulunmasına katkı sunmayacak, aksine, yeni bir istikrarsızlık döngüsüne yol açacak ve nihayetinde herkesin çıkarlarına zarar verecektir. Dış müdahalelere, tek taraflı askeri eylemlere ve mezhepsel çatışmalara her zaman karşı olduk. Bu doğrultuda, bölgedeki mevcut gerilimin düşürülmesine dair bağlılığımızı ifade ediyor, tüm taraflara itidalli ve sağduyulu hareket etme ve diplomasiye öncelik verme çağrısında bulunuyoruz.

Suriye

Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı, siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasına olan bağlılığımızı teyit ediyoruz.

Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve Suriye’deki ayrılıkçı gündemleri boşa çıkarma yönündeki kararlılığımızı vurguluyor ve bu çerçevede, 17 Eylül 2018 ve 22 Ekim 2019 tarihli Muhtıraların tüm unsurlarıyla hayata geçirilmesinin önemini teyit ediyoruz.

İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde sükunetin, İdlip’le ilgili bütün anlaşmaların tüm unsurlarıyla hayata geçirilmesiyle sağlanması gerekliliğini vurguluyoruz.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu kalıcı siyasi çözüm bulunmasına yönelik olarak Astana Mekanizması çerçevesinde çalışmaya ve Anayasa Komitesi’ni destekleme taahhüdüne bağlıyız.

Tüm Suriyelilere insani yardımı ayrım yapmaksızın, siyasileştirmeden ve ön koşul ileri sürmeksizin artırma ihtiyacını vurguluyoruz.

Libya

Başta Trablus çevresinde artan çatışmalar olmak üzere, uzun süredir savaştan muzdarip olan Libya’daki gelişmeleri büyük bir endişeyle izliyoruz. Libya’da kötüleşen durum, geniş mücavir bölgenin, tüm Akdeniz bölgesinin ve Afrika kıtasının güvenliğini ve istikrarını sarsmakta, düzensiz göçü, silahların daha fazla yayılmasını, terörizmi ve yasadışı kaçakçılık dahil diğer suç faaliyetlerini tetiklemektedir.

Libya’nın egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve ulusal birliğine olan güçlü bağlılığımızı yineliyoruz. Ülkede kalıcı barış ve istikrar, ancak Libyalılar arasında samimi ve kapsayıcı diyaloga dayanan, Libyalıların öncülüğünde ve Libyalıların sahiplendiği bir siyasi süreçle sağlanabilir. Libya’da süregiden çatışmalara askeri bir çözüm aramak sadece daha fazla acılara sebep olmakta ve Libyalılar arasındaki bölünmüşlüğü daha da derinleştirmektedir. 2015 tarihli Libya Siyasi Anlaşması’na, 2259 sayılı BMGK Kararına ve diğer ilgili BMGK Kararlarına dayanarak, Libyalılar arasında BM himayesinde kapsamlı bir siyasi süreci başlatmak için en önemli önceliği, ateşkesin derhal sağlanması teşkil etmektedir.

BM kolaylaştırıcılığında yürütülen siyasi süreci canlandırmak için elverişli bir ortam yaratmayı amaçlayan Berlin Süreci’ne desteğimizi teyit eder ve sürecin ancak Libyalıların ve komşu ülkelerin katılımı ve bağlılığıyla somut sonuçlar verebileceğini hatırlatırız.

Mevcut kritik şartlar altında ve ilgili BMGK Kararlarının ortaya koyduğu amaçlar ışığında inisiyatif almaya karar verdik. Bu çerçevede, arabulucular olarak, Libya’daki tüm taraflara çatışmaları 12 Ocak günü saat 00.00 itibarıyla durdurmak, sahada istikrarın sağlanması ve Trablus ile diğer şehirlerde günlük hayatın normalleştirilmesi için gereken önlemlerle desteklenen sürdürülebilir bir ateşkes ilan etmek, Libya halkının acılarına son vermek ve ülkeye barış ve refahı yeniden getirmek için derhal bir müzakere masasının etrafında bir araya gelme çağrısında bulunuyoruz. Libyalıların, istisnasız bütün vatandaşlarının çıkarlarını hesaba katan ulusal çapta bir diyalog çerçevesinde, vatanlarının geleceğine bağımsız bir şekilde karar verebileceklerine dair inancımız tamdır.

Sendika.Org