Dürdane Aydın, Suriyeli kurtarıcısı Mahmud’a sarılıp hıçkırıklara boğuldu

Elazığ depreminde enkaz altında kalan Nurdan Aydın “O Mahmut dediğim çocuk, biz hani Suriyelilere taş atarız ya, o çocuk tırnaklarıyla kazıya kazıya, elleri paramparça beni oradan çıkardı” dediği Suriyeli Mahmut, Dürdane Aydın ve eşi Zülküf Aydın ile bir araya geldi

Dürdane Aydın, Suriyeli kurtarıcısı Mahmud’a sarılıp hıçkırıklara boğuldu

Elazığ’da yaşanan 6,8 büyüklüğündeki depremde enkaz altında kalan Dürdane Aydın’ı kurtaran Suriyeli üniversite öğrencisi Mahmut el Osman, Dürdane ve Zülküf Aydın ile bir araya geldi.

2 yıl önce Hama kentinden Hatay’a gelen ve üniversite eğitimi için 3 ay önce Elazığ’a yerleşen Suriyeli Mahmud el Osman, deprem anını anlattı.

İşten çıkıp spor yapmaya gittiği sırada depremin yaşandığını belirten Mahmut, şunları dile getirdi:

Sarsıntı bitince ben de yıkılan bölgeye gittim. İnsanların sesini duydum. Sonra enkaz altından kadının ve eşinin sesini duydum. Ellerimle enkazı kaldırmaya çalıştım, çevredeki gençlerden de yardım istedim ve birlikte çalıştık. Önce adamı enkazdan çıkardık sonra kadının üzerine düşen parçaları çıkarmaya çalıştım. Kadının bacağının üzerine düşen büyük parçaları ellerimle kaldırdım, ondan sonra kadının bacakları serbest kaldı. Böyle olunca kaldırıp çıkardım. Ekipler de hastaneye götürdü.

Deprem sonrası buluşma

Anadolu Ajansı’nın haberine göre, evleri yıkılan Aydın ailesi, tedavi gördükten sonra köyüne yerleşti. Mahmud, Aydın ailesinin yaşadığı evlerine ziyarete gitti.

Karşısında “Kahramanımızsın” diye nitelendirdiği Mahmud’u görür görmez gözyaşlarına hakim olamayan Dürdane Aydın, Mahmud’a sarılıp hıçkırıklara boğuldu.

Kolları ve ellerindeki yara izlerini görünce daha da duygusallaşan Dürdane Aydın, Mahmud’un annesinin Suriye’de yaşadığını öğrenince “Sen hiç üzülme. Ben artık senin hem annenim hem de kardeşin. Seni artık bırakmam” diyerek sarıldı.

Dürdane Aydın, yaptığı açıklamada, enkaz altındayken eşiyle birbirlerine sarıldıklarını ve kurtarılmayı hayal bile edemez hale geldiklerini söyledi.

Kaybolan telefon umut ışığı oldu

Olay anını anlatan Aydın şöyle konuştu:

Yukarıdan gelen bir ışığı (Mahmud’un telefonu) görünce eşim ıslık çalıp yardım istemeye başladı. Mahmud, önce eşimi kurtardı sonra beni bulunduğum yerden çıkardı. O sırada elinin kanlar içinde olduğunu gördüm ama o bana halen ‘Abla cam var dikkat et, bir yerin kesilmesin’ diyordu. O bizim kahramanımız ve Hızır’ımız. Ben enkazdan çıktığımda eşime sürekli çocuk nerede diye sordum. Herkes kendi oğlumu ve kızımı sorduğumu sanıyordu ama ben onların annemlerde olduğunu biliyordum. Benim çocuk diye sorduğum kişi halbuki Mahmud’du.

“Biz olsak belki o kadar çaba göstermezdik”

Dürdane Aydın’ın eşi Zülküf Aydın ise Mahmud’un kimsenin yapamayacağı bir fedakarlıkla kendisini kaybetmişçesine çaba gösterdiğini ifade etti.

“Biz olsak belki o kadar çaba göstermezdik” diyen Zülküf Aydın ise şöyle konuştu:

Ben Mahmud’un telefonunun ışığını görünce bağırıp yardım istemeye başladık. O zaman kurtulacağımızı anladık. Mahmud, üzerimdeki enkazı biraz aldıktan sonra onun yardımıyla enkazdan çıktım. Sonra eşimi çıkarmaya çalıştı ama bacağı sıkıştığı için çıkaramadı. Sonra çevredekiler Mahmud’u ayaklarından sarkıtarak eşimin olduğu yere doğru uzattılar ve Mahmud eşimi kurtarmak için çalıştı. Bizim için bu süre çok kısıtlı gibi oldu aslında ama meğerse eşim 3,5 saat enkazda kalmış ve Mahmud o süre zarfında hep çabalamıştı. Eşimi kurtardıktan sonra Mahmud başkalarına yardım etmeye çalıştı. Eşimi o sırada ambulansa bindirmek istedi ama o sürekli Mahmud’u bulup teşekkür etmeye çalışmıştı. Dün de olay yerine gidip Mahmud’u aramıştık ama bulamamıştık.

“Suriyeli Mahmut tırnaklarıyla kazıya kazıya beni enkazdan çıkardı”

Sendika.Org