Bir Sadio Mane yazısı: Neden bu kadar saygı duyuluyor ve seviliyor?

“Ben çok aç kaldım, çıplak ayakla top oynadım, okula gidemedim, hep çalışmak zorundaydım. Şimdi neden 10 tane Ferrari, 8 tane pırlanta saat isteyeyim? Eğitimim yok ama bugün kazandığım her şeyi futbola borçluyum. O yüzden her şeyimle insanlara yardım ediyorum”

Bir Sadio Mane yazısı: Neden bu kadar saygı duyuluyor ve seviliyor?

Şu anda dünyanın ve Avrupa’nın en değerli futbolcularından birisi kuşkusuz Senegal milli takımının ve Liverpool kulübünün futbolcularından Sadio Mane olsa gerektir. Mane’nin değerli bir futbolcu olması elbette futbol becerileri ve oyunculuğundaki verimliliği ile ilgilidir. Ama Mane ile ilgili başka bir şey daha var. O sadece iyi bir futbolcu olma özellikleri ile değil, bazı insani özellikleri nedeniyle de çok değerli görülen ve bu nedenle sevilen ve saygı duyulan bir kişilik.

Muhtemeldir ki, şu an dünyanın tüm coğrafyalarında, özellikle alt ve orta sınıf futbolsever insanlar tarafından en sevilen ve en saygı duyulan futbolcuların başında Sadio Mane gelmektedir. Neden peki? Çünkü artık insanlar ve özellikle ezilenler ve yoksullar sınıfının sporsever insanları havalı, üstten bakan, kendini beğenmiş, şımarık, geldiği yeri unutmuş, para manyağı, görgüsüz sporculardan ve özellikle de futbolculardan çok sıkıldılar. İnsanlar ne kadar ünlü ve ulaşılmaz da olsalar, o konumdaki insanlarda kendilerini veya onları kendilerinden görmek istiyorlar. Bu belki de insanların birbirlerine yabancılaşmış olmalarının getirdiği yeni ilişkisizlik biçimi karşısında duyulan bir ihtiyaç. Popüler kültür ve sınıf farklılıklarının getirdiği ulaşılmazlığın bir şekilde bertaraf edilmesi ihtiyacına yönelik,  yeniden inşa edilmeye çalışılan sanal bir ilişki biçimi.

Geçmişte de, günümüzde de yetenekli ve özel sporculara ve özellikle futbolculara her zaman yoğun ilgi vardır. Bu tür sporcular baş tacı yapılırlar. ��zel taraftarları, fanatikleri ve fanları olur. Ama sevilme konusu daha farklı bir şeydir. Saygı duyulan olma konusu da, keza farklı bir şeydir. Tarihsellik itibariyle bakıldığında, özel yetenekli sporculara olan ilgi, takdir ve taraftarlık başka bir şey, aynı zamanda bu tür sporculara duyulan sevgi ve saygı farklı bir şeydir. İşte bunu sağlayan ve ayırt eden şey, bazı sporcuların insani ve ahlaki açıdan bazı özellikler taşıyor ve davranışlar sergiliyor olmalarıdır.

Mane’ye dönersek, Mane son yıllarda giderek artan popülerliğini elbette oynadığı futbolun kalitesi ve Liverpool takımında gösterdiği performans ile hak etmiş ve taçlandırmış durumdadır.

Ama Mane oynadığı futbol kalitesi, yararlı futbolu ve Liverpool takımında gösterdiği performans kadar, takım içinde öne çıkmak gibi bir derdi olmayan, yıldız olmak için çırpınmayan, takım oyunu oynamayı daha çok önemseyen teknik özellikleri ile de dikkat çeken bir oyuncudur. Keza bilindiği kadarıyla özel yaşamında da onca zenginliğine karşın mütevazı ve paylaşımcı yaşam biçimi bunu doğrular niteliktedir.

Gerçekten de çoğu zaman izleyebildiğimiz kadarıyla oyun içindeyken takım arkadaşlarına tepeden bakmayan, özel muamele görmek istemeyen, rakip oyuncuları küçük görmeyen, ayrıca bireysel duruş olarak vakur ve bir o kadar tavizsiz beden diliyle herkes için “farklı” bir oyuncu.

Bu arada küçük bir ayraç açarak şunu da eklemekte fayda var; Mane’nin (ve bir diğer şöhretli bir oyuncu Salah’ın) Afrikalı oluşları, kodlanmış “Afrikalılık ve Sömürü” ilişkisinden yola çıkarak bu sempati oluşumuna katkı sunmamış olması mümkün değil elbette. Bu arada belirtmeden geçmemek gerek, Mane ve Salah’ın attıkları golden sonra secdeye yatma ritüelleri, belki onlara inanç üzerinden artı bir teveccüh sağlıyor gibi görünse de bu, evrensel düzeyde Mane’ye duyulan sevgi ve saygıyı açıklayacak bir şey değildir. Eğer öyle olsaydı Emre ve Arda Türkiye’nin en sevilen ve saygın futbolcuları olurlardı.

Yetenekli ve başarılı oyuncular aynı zamanda böylesi insani ve ahlaki bir takım davranış sahibi iseler daha çok sevilen ve saygı duyulan oyuncular oluyorlar. Spor ve futbol tarihi açısından bakıldığında bu durum genel olarak hep böyledir.

Mane bilindiği üzere Afrika’da 2019 yılının futbolcusu seçildi. Böyle giderse Mane geçtiğimiz yılın değil, futbol tarihinin saygın ve sevilen yıldız oyuncularından birisi olmaya devam edecek.

Yazıyı onun Afrika’da 2019 yılının futbolcusu ödülünü aldıktan sonra sarf ettiği ve bu yazının da ana temasını oluşturan iki cümlesi ile bitirelim;

Bugün benim için çok özel bir gün. Bu yolculuğumda beni destekleyen tüm Senegal halkına teşekkür ederim. Köyümdeki insanlar çok mutlu olacaklar.

Ben çok aç kaldım, çıplak ayakla top oynadım, okula gidemedim, hep çalışmak zorundaydım. Şimdi neden 10 tane Ferrari, 8 tane pırlanta saat isteyeyim? Eğitimim yok ama bugün kazandığım her şeyi futbola borçluyum. O yüzden her şeyimle insanlara yardım ediyorum.