Adana Kadın Platformu: “Gülistan Doku nerede?”

Adana Kadın Platformu'nun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar Gülistan Doku'nun akıbetini sordu

Adana Kadın Platformu: “Gülistan Doku nerede?”

Adana Kadın Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar Gülistan Doku’nun akıbetini sordu. Kadınlar bu tür vakalarda kamuoyu baskısının önemine dikkat çekerek “Bizler erkek şiddeti başta olmak üzere bu tür vakaların özellikle toplumsal bir duyarlılık ve geniş bir kamuoyu baskısı yaratıldığı takdirde asıl olması gereken şekliyle üzerinde durulduğunun farkında olarak tüm bu yasakçı zihniyetlere karşı bugün Adana’da yarın Türkiye’nin farklı kentlerinde Gülistan Doku’nun akıbeti ortaya çıkana kadar Gülistan Nerede demeye ve olayın takipçisi olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’dan 5 Ocak tarihinden beri haber alınamıyor.

Kadınlar intihar ihtimalinin dile getirildiğini ancak Doku’nun kaybolmasında bahsi geçen kişilerin emniyet görevlisi olduğunun altını çizerek AKP Milletvekili Şirin Ünal’ın evinde ölü bulunan Nadira Kadirova’nın dosyasını hatırlattı. Ve konumuna bakılmaksızın soruşturma sürecenin adil ve objektif bir biçimde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Kadınlar basın açıklaması ardından ” Gülistan Doku nerede, Yaşasın kadın dayanışması, Jin jiyan azadi! ” sloganları ile basın açıklamasını sonlandırdı.

Basın metinin tamamı şöyle:

Binlerce yıldan bu yana devam eden erkek egemen sisteminin bugünkü en büyük sürdürücüsü AKP iktidarı döneminde kadına yönelik tacizin, tecavüzün, cinayetin, ayrımcılığın, erkek şiddetinin çok daha fazla arttığı bir dönemi hep birlikte yaşıyoruz.  Her gün televizyonlardan, gazetelerden, meclis kürsülerinden tüm bu şiddet biçimlerini besleyen, meşrulaştıran ve olağan kılmaya çalışan söylemlerle ve pratiklerle karşı karşıya kalıyoruz. Biz kadınlar da tacizin, tecavüzün, cinayetlerin, ayrımcılığın, intiharların, kayıpların, bir bütünen bu erkek şiddetinin kader olmadığı bilinciyle her türlü vakada sözümüzü söyleyeceğimizi sesimizi yükselteceğimizi basın ve kamuoyu önünde bir kere daha vurguluyoruz.

Bugün burada 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetini sormak için toplanmış bulunuyor, bu kez de Adana’dan ‘’Gülistan Doku Nerede?’’ diye haykırıyor ve başta kadın örgütleri olmak üzere tüm Türkiye kamuoyunu Gülistan Nerede sorusunun cevabını aramaya ve bulmaya çağırıyoruz.

Kamuoyundan edindiğimiz bilgilere göre Gülistan’ın kaybolmadan bir gün önce Zaynal Abakarov isimli erkekle tartıştığı, son görüştüğü bu kişinin Gülistan’ın kaybolmasından bir gün sonra çalıştığı iş yerinden ayrıldığı, üvey babasının da Dersim Emniyeti’nde görevli bir polis memuru olduğu artık herkesçe bilinen bir husustur. Ancak soruşturmanın seyri ve özellikle bazı medya kuruluşlarının haberleri yansıtma biçiminden her ne kadar bu yönlü kayda değer bir somut delil bulunmamış olsa da kamuoyu algısını intihara odaklama ve buna inandırma yönünde bir girişimin olduğunun da farkındayız. Gülistan yaşıyor mu, öldürüldü mü, kaçtı mı, kaçırıldı mı, intihar mı etti sorularının cevabı henüz belirsizliğini korumakla birlikte, Gülistan’ın akıbetinin bir an evvel ortaya çıkarılmasını isterken, aynı zamanda soruşturmanın da hakkaniyetli bir şekilde sürdürülmesi gerektiğini bir kere daha vurguluyoruz. Zira bizler bu tür olaylarla bir şekilde teması olan erkeklerin özellikle emniyet veya devlet kademelerinde görevli ise, makam ve mevki sahibi tanıdıkları var ise, kimi zaman şüpheli olarak dahi gösterilmediği, gösterilmesi halinde ise şüphelilerin bağlantılarına göre soruşturmalara yön verildiği, tarafsız ve objektif bir sürecin işletilmediğini iyi biliyoruz. Tıpkı AKP Milletvekili Şirin Ünal’ın evinde ölü bulunan Nadira Kadirova dosyasında olduğu gibi.

Dersim gibi dört bir yanda güvenlik kameralarının, özel harekat nöbet kulübelerinin, polis kontrol noktalarının olduğu, her adımda izlenen ve kontrol edilen küçük bir kentte tam 12 gündür Gülistan Doku’ya ait küçük bir izin dahi bulunamıyor oluşundan kaynaklı, başta Gülistan’ın ailesi olmak üzere tüm Dersim halkının soruşturmanın yavaş ilerlediği ve ilk günkü ciddiyetle üzerinde durulmadığına ilişkin kaygı ve endişelerini bizler de paylaşıyoruz. Bu minvalde haklı olarak Gülistan’ın akıbetini soran Munzur Üniversitesi öğrencilerine kollukça yapılan müdahale ve saldırılar ile yine tüm Dersim Emek ve Demokrasi İnisiyatifi’nin yapacağı miting öncesi Dersim Valiliğinin ‘’..kentte yaşayan bir takım kişilerin halkı kin ve düşmanlığa sevk ederek toplum psikolojisinden infiale neden olacak şekilde algı oluşturmaya çalıştıklarının bilindiği..’’ gerekçesi ile 15 gün süre ile tüm eylem ve etkinlikleri yasaklama kararını kınıyoruz. Söz konusu algıların, sis perdelerinin ve soru işaretlerinin önünün kesilmesinin yolunun yetkililerin yasakçı kararlar alıp sessiz kalmalarıyla değil, kamuoyunun konuya ilişkin soruşturmanın tüm ayrıntılarıyla doğru ve tatminkar bir şekilde bilgilendirilmesine ilişkin resmi bir açıklamadan geçtiğini bir kere daha belirtiyoruz.

Bizler erkek şiddeti başta olmak üzere bu tür vakaların özellikle toplumsal bir duyarlılık ve geniş bir kamuoyu baskısı yaratıldığı takdirde asıl olması gereken şekliyle üzerinde durulduğunun farkında olarak tüm bu yasakçı zihniyetlere karşı bugün Adana’da yarın Türkiye’nin farklı kentlerinde Gülistan Doku’nun akıbeti ortaya çıkana kadar Gülistan Nerede demeye ve olayın takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Sendika.Org