İstanbul’da su zammı gündemi: “İSKİ zamsız kurtulur”

Politeknik su zamlarına gerekçe olarak gösterilen İSKİ gelirlerine dair bir rapor hazırladı. "İnsani ihtiyaçlar için parasız, aşırı tüketim için caydırıcı su politikası gerekli" diyen Politeknik, zam olmadan da İSKİ maliyetlerinin düşürülebileceğini kaydetti

İstanbul’da su zammı gündemi: “İSKİ zamsız kurtulur”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan su zammı tartışması devam ediyor. İstanbul’da seçim sürecinde CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun suya indirim yapacağı beyanı üzerine AKP’liler gasp ettikleri 31 Mart seçimleri sonrası 20 Mayıs 2019 tarihinde suya indirim yaptı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanı Ekrem İmamoğlu, seçim vaadinden 6 ay sonra maliyetleri gerekçe göstererek 1 Aralık 2019’dan itibaren geçerli olmak üzere İSKİ’nin suya yüzde 20 oranında zam teklifi hazırladığını açıkladı. İmamoğlu yönetimi halkın tepkisi üzerine 0-10m3 arası su tüketimine zam teklifini geri çekti. İBB Meclisine gönderilen yeni teklifte 10m3-20m3 ve 20m3 üstü tarifelerinin ve işyeri tarifelerinin zamlanmasını istendi. Önerge AKP’li meclis üyeleri tarafından reddedildi.

Sadece İstanbul’da değil kazandığı diğer büyükşehirlerde de suya zam yapan CHP’li yerel yönetimler, daha bir yılını doldurmadan kamusal hizmetlerde zam yoluna gitmiş oldu. Yeni İBB yönetimi, 25 yıldır İstanbul’da suyu bir kamu hizmeti olmaktan çıkaran, fiyatlarını yüksek tutarak ve bu fiyatları da TÜFE’ye endeksleyip otomatik zamma bağlayan, elde edilen gelirleri de halk yararına harcamayan AKP’lilerin şovuna zemin hazırladı. Halkçı yerel yönetim anlayışından uzak bir adım attı.

Politeknik su zamlarına gerekçe olarak gösterilen İSKİ gelirlerine dair bir rapor hazırladı. “İnsani ihtiyaçlar için parasız, aşırı tüketim için caydırıcı su politikası gerekli” diyen Politeknik, zam olmadan da İSKİ maliyetlerinin düşürülebileceğini kaydetti.

Politeknik, aşırı su tüketen sanayi kuruluşları ve işyerleri ile sadece insani ihtiyaçları için su kullanan halkın aynı düzlemde değerlendirilmesinin yanlış olduğunu belirtti. Raporda Yerel yönetimler, insanca yaşam için asgari su ihtiyacının parasız sağlanması görevini yerine getirmekle yükümlü olduğunun altı çizildi. Raporda belediyenin su politikasına dair izleyebileceği yöntemler anlatıldı.

Halka fatura çıkarmadan maliyetler düşürülebilir

İSKİ 2018 verilerine göre yıllık 808.000.000 m3 su kullanılırken 230 milyon m3 su şebeke kaybı ve kaçak kullanım nedeniyle yok oluyor. Bu kayıplar giderilebilir ve gelirler kamusal su hizmetini parasız hale getirmek için kullanılabilir.

İSKİ’nin en yüksek maliyet kalemlerinden birini mal ve hizmet alımları oluşturuyor. Bu hizmetlerin belediye personelince yapılması sağlanabilir. Taşeron çalışma biçiminden vazgeçilmesi, bakım-onarım faaliyetlerinin ve yeni tesislerin İSKİ personelince yapılır hale getirilmesi de mümkün. İSKİ enerji maliyetlerini, kendi enerjisini üreterek düşürebilir. Bu önlemlerle İSKİ’nin gider maliyetleri düşer. AKP dönemindeki yolsuzlukları da engelleyerek oluşturulacak bütçe, suda indirim olarak halka yansıtılabilir.

Ücretsiz içilebilir su 

İBB, su tarifelerini kar amacı gütmeden eşitlikçi, adaletli ve insanca yaşamı gözeten ilkelerle yeniden düzenlemek yerine zam yapma kolaycılığına kaçmış ve İstanbul halkına da yeni bir şey sunmamış oldu. Zam teklifi sonradan revize edilmiş olsa da, akla gelen ilk uygulamanın zam olması ve bu zammı açıklarken sarfedilen sözler AKP’li yerel yönetimlerden herhangi bir farkın olmadığını, başka bir ifade ile neoliberal yerel yönetim politikalarına devam edileceğini gösterdi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi zam planı yapmak yerine İstanbullulara çeşmeden içilebilir su sağlama görevi olduğunu hatırlamalıdır. İSKİ de bu politikayla yeniden kurumsal olarak düzenlenmelidir.

Sendika.Org