Halkevleri’nden asgari ücret eylemi: “Patronlara jest, işçilere sefalet”

Halkevleri İstanbul'da Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü önünde, asgari ücretin 2 bin 324 lira olarak belirlenmesini protesto etti. "Bugün Halkevleri olarak Kanal İstanbul'a milyonlarca lira aktaran iktidarın emekçiler için reva gördüğü 304 liralık asgari ücret artışına tepki göstermek için buradayız" diyen Halkevleri basın açıklaması düzenledi

Halkevleri’nden asgari ücret eylemi: “Patronlara jest, işçilere sefalet”

Halkevleri İstanbul Eminönü’nde bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü önünde, asgari ücretin 2 bin 324 lira olarak belirlenmesini protesto etti.

“Bugün Halkevleri olarak Kanal İstanbul’a milyonlarca lira aktaran iktidarın emekçiler için reva gördüğü 304 liralık asgari ücret artışına tepki göstermek için buradayız” diyen Halkevleri basın açıklaması düzenledi.

Sık sık “Kanala değil, emekçiye bütçe” ve “Patronlara kıyak halka sefalet” sloganlarının atıldığı basın açıklamasını Halkevleri Genel Sekreteri Özge Ozan okudu.

Ozan, “Asgari Ücret Tespit Komisyonu, bir ay boyunca “konuşuyor” gibi yaptıktan sonra 2020 asgari ücretini 2 bin 324 lira olarak belirledi. Erdoğan, ‘Bakalım son geldikleri nokta nedir. Tarafları memnun edecek bir adımı atarız. Jestimizi yaparız’ demişti. Görüşmeler bitti, yandaş sendika göstermelik tepkiyle masadan kalktı. Patronlar ve onların hükümeti el ele 9 milyon asgari ücretlinin, 1 yıl boyunca evini geçindirmek zorunda kalacağı ücreti açıkladı. Kanal İstanbul projesine 110 milyar lira kaynak ayıran iktidar, son 1 yıldır hayat pahalılığı ve zamlarla ücreti pula dönmüş, açlıkla, yoksullukla boğuşan emekçiye, aylık 304 liralık günlük 10 liralık artışı reva gördü” dedi.

“Erdoğan’ın jesti patronlara”

Erdoğan’ın patronlara jest yaptığını ifade eden Ozan, “Ne de olsa iktidar patronlara jest yapmaya alışık; 9 kez vergi affı ile şirket vergilerini affeden onlar. Batık yandaş şirketleri kurtarmak için kamu bankaları musluğunu sonuna kadar açan onlar. Cengiz’in, Ağaoğlu’nun, Kalyon’un, Limak’ın boçları halka ödettiriliyor. Ama emekçinin kredi borcunu affeden yok” dedi.

“Dönecek olan kimin çarkı?”

Emekçilerin yüzde 40’ının asgari ücretle yaşamlarını sürdürmeye çalıştığını belirten Ozan, “Erdoğan, asgari ücret açıklandıktan sonra ‘Bu çark dönecek’ dedi! Bu ülkede ücretli çalışanların yüzde 60’ı adına soruyoruz! Dönecek olan kimin çarkı, sermayenin mi? Yoksa  emekçinin mi?” diye sordu.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenen asgari ücret miktarının insanca bir yaşam için gerekli olan düzeyin çok altında olmasını protesto eden İstanbul Halkevleri üyeleri ellerinde “Kanal değil, insanca bir yaşam istiyoruz”, “İşsizlik fonu işçiye devredilsin”, “İnsanca bir yaşam istiyoruz”, “Açlık ve yoksulluk sınırı: 2103, asgari geçim ücreti: 2324” yazılı dövizler taşıdılar.

Açıklamanın tam metni:

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, bir ay boyunca “konuşuyor” gibi yaptıktan sonra 2020 asgari ücretini 2 bin 324 lira olarak belirledi. Erdoğan, “Bakalım son geldikleri nokta nedir. Tarafları memnun edecek bir adımı atarız. Jestimizi yaparız” demişti. Görüşmeler bitti, yandaş sendika göstermelik tepkiyle masadan kalktı. Patronlar ve onların hükümeti el ele 9 milyon asgari ücretlinin, 1 yıl boyunca evini geçindirmek zorunda kalacağı ücreti açıkladı. Kanal İstanbul projesine 110 milyar lira kaynak ayıran iktidar, son 1 yıldır hayat pahalılığı ve zamlarla ücreti pula dönmüş, açlıkla, yoksullukla boğuşan emekçiye, aylık 304 liralık günlük 10 liralık artışı reva gördü. Üstelik, asgari ücret için patronlara işsizlik fonundan yani işçilerin cebinden işçi başına 75 TL destek verileceği açıklandı.

Evet, Erdoğan, “jest” yaptı yapmasına da, jest yapılan patronlar oldu. Ne de olsa iktidar patronlara jest yapmaya alışık; 9 kez vergi affı ile şirket vergilerini affeden onlar. Ama asgari ücretlinin gelirinin yüzde 51’i dolaylı ve dolaysız vergi ve kesintilere gidiyor. Batık yandaş şirketleri kurtarmak için kamu bankaları musluğunu sonuna kadar açan onlar. Cengiz’in, Ağaoğlu’nun, Kalyon’un, Limak’ın boçları halka ödettiriliyor. Ama emekçinin kredi borcunu affeden yok.

Bu ülkede emekçilerin yüzde 40’ı asgari ücretli, asgari ücretin yüzde 10 üzerinde ücret alanları da katarsak oran yüzde 60.  Erdoğan, asgari ücret açıklandıktan sonra “Bu çark dönecek” dedi! Bu ülkede ücretli çalışanların yüzde 60’ı adına soruyoruz! Dönecek olan kimin çarkı, sermayenin mi? Yoksa  emekçinin mi?

Asgari ücreti belirleyenler 30 gün boyunca bu ücretle geçinmeye çalışmak ne demek bunu biliyor mu? Kira ödeyememek, doğalgazını açamayıp soğukta titremek, elektrik faturasını borçla ödemek ne demek? Pazara, markete gidip elin boş dönmek, kışlık bir mont ve ayakkabı alamamak? İnsan muamelesi görmediğimiz işlerde çalışmak zorunda kalmak ne demek? Yeni yılın gelişinden yeni zamların gelişini anlamak, yeni yılı kutlayamamak ne demek? Bunlardan hangisini yaşadınız?

Asgari ücreti “açlık sınırı” ile karşılaştırılıyorlar. Biz ise diyoruz ki asgari değil “insanca yaşam” istiyoruz! İnsanca yaşamak, sadece hayatta kalmak değildir! Onurlu yaşamaktır, insan onuruna yakışır ücret almaktır, nefes alabilmektir nefes, sağlıklı beslenmek, gün ışığı görmek, ertesi günü için korkmamak, eğitim, sağlık hizmetlerinden koşulsuz yararlanmak, dinlenebilmek, eğlenebilmektir.

İHA’lar ile, Libya’ya asker göndermekle, yerli olduğu iddia edilen otomobille, İstanbul’u yıkacak Kanal İstanbul ile övünerek  “büyük ülke” anlatıları yaratanlara söylüyoruz bu ülkede “insanca yaşayabilen” tek bir asgari ücretli yoktur! Buyrun bununla övünün.

Ve biz asgari ücreti dahi konuşamıyoruz yerine Kanal İstanbul propagandası dinliyoruz. İktidar bilsin ki İstanbul’daki emekçilerin ne beton sevdalısı Kanal İstanbul gibi rant projelerine ihtiyacı var, ne de sokağa atacak tek kuruşu var.

Bugün Kanal İstanbul’a karşı itirazı büyütmek aynı zamanda cebimizden çıkacak başka vergilere itiraz etmektir. İnsanca yaşam mücadelemizin parçasıdır. Alın terimizi iktidarın çılgın proje hevesine, rant politikalarına akıtmayacağız! Kanal değil insanca yaşam istiyoruz! Bizler İstanbul’da yaşayan tüm emekçileri “insanca yaşam” mücadelesine çağırıyoruz!

Sendika.Org