Erdoğan “Veto ederiz” demişti: NATO Zirvesi’nde Baltık ülkeleriyle ilgili “Savunma Planı” kabul edildi

İngiltere’de düzenlenen NATO Zirvesi’nde Erdoğan’ın “YPG terör örgütü kabul edilmezse, veto edeceğini” açıkladığı Baltık ülkeleriyle ilgili “Savunma Planı” onaylandı. Zirve sonrası yayımlanan ortak bildiride “Terörizmin her türü, hepimize yönelik bir tehdit olmaya devam ediyor” denilirken, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise NATO’nun YPG’yi nasıl tanımlayacağının ele alınmadığını belirtti ve “S-400’ler NATO sistemine hiçbir zaman entegre olamaz” diye konuştu

Erdoğan “Veto ederiz” demişti: NATO Zirvesi’nde Baltık ülkeleriyle ilgili “Savunma Planı” kabul edildi

İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin sonucunda, Tayyip Erdoğan’ın “YPG terör örgütü kabul edilmezse, veto edeceğini” açıkladığı Baltık ülkeleriyle ilgili “Savunma Planı” onaylandı. Zirve kapsamında Erdoğan ve Trump da ikili görüşme yaptı.

Zirvede üye ülkelerden, olası bir Rus saldırısı karşısında Polonya, Litvanya, Latviya ve Estonya’nın savunulması amacıyla hazırlanan askeri plana destek vermeleri isteniyordu.

Türkiye ise YPG’nin ittifaka üye ülkeler tarafından “terör örgütü” olarak nitelendirilmemesi halinde bu planı veto edeceğini söylüyordu.

Stoltenberg: “Uzlaştık”

Zirvenin ardından açıklama yapan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, “Bugün Baltık ülkeleri ve Polonya için güncellenmiş plan üzerinde uzlaştık” dedi ve ekledi:

NATO var olduğu süre boyunca anlaşmazlıklar da oldu. Farklı tarihleri, coğrafyaları, iktidarları olan 29 farklı ülke var, dolayısıyla farklılıklar da var. NATO’nun gücü, her zaman bu farklılıkların üstesinden gelebilmesi ve birbirimizi korumak ve savunmak görevini yerine getirmek üzere birlik olabilmesinden geliyor. Bugün yaptığımız şey tam olarak bu oldu.

NATO’nun YPG’yi nasıl tanımlayacağı ele alınmadı” diyen Stoltenberg, ayrıca “S-400’ler NATO sistemine hiçbir zaman entegre olamaz” diye konuştu.

Zirve öncesinde İngiliz haber ajansı Reuters’a konuşan Türkiye’den bir diplomatik kaynak, “YPG’nin Ankara’ya terör tehlikesi oluşturduğunu kabul eden savunma planı bildiriye dönüşmezse, diğer bildirinin de (Baltık ülkeleri ve Polonya planı) yayımlanmasına izin vermeyeceğiz” demişti.

İngiltere’ye doğru yola çıkmadan önce konuşan Erdoğan da, “Bizim terör örgütü olarak telakki ettiğimiz ve kendileriyle terör mücadelesi verdiklerimizi, bizim NATO’daki dostlarımız eğer terör örgütü olarak kabul etmezse, kusura bakmasınlar, orada atılacak her türlü adımın karşısında oluruz” ifadelerini kullanmıştı.

Zirve sonrası 9 maddelik ortak bildiri

NATO zirvesinin sonunda 9 maddelik ortak bildiri yayımlandı.

Bildirinin 3. maddesinde “Rusya’nın agresif adımları Avrupa-Atlantik güvenliğine tehdit oluşturmaktadır; terörizmin her türü, hepimize yönelik bir tehdit olmaya devam etmektedir. Devletler ve devlet-dışı aktörler kurallara dayalı uluslararası düzeni bozmaktadır. Sınırlarımızın ötesindeki istikrarsızlık da düzensiz göçü artırmaktadır” ifadeleri kullanıldı.

Rusya’nın yeni orta ölçekli füzelerini konuşlandırması karşısında ölçülü ve sorumlu bir şekilde ele alıyoruz, almaya da devam edeceğiz” denilen bildiride, “Rusya mümkün kıldığı takdirde Rusya’yla diyaloğa ve yapıcı bir ilişki geliştirmeye açığız” ifadeleri yer aldı.

Bildiride, Çin’in büyüyen etkisinin farkında oldukları ve bu konuyu ittifak olarak ele alacakları belirtildi.

Londra Deklarasyonu’nda yaklaşık 1 milyar kişinin güvenliği için “dayanışma ve birlik” ilkelerinin NATO’nun temel taşı olmaya devam ettiği belirtildi. Washington Anlaşması’nın “Bir müttefike yönelik saldırı hepimize yapılmış sayılır” diyen 5. maddesine olan bağlılık yinelendi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de, zirvenin başlangıcında yaptığı konuşmada aynı konuya değinmişti:

NATO, Kuzey Amerika ve Avrupa’nın bir araya gelip tartışabildiği, karar alabildiği ve neredeyse bir milyar insanı koruyan adımları her gün birlikte atabildiği tek platform olmaya devam ediyor. Bu sebeple, farklılıklarımız ne olursa olsun, asıl görevimizin etrafında birleşmeye devam edeceğiz; birbirimizi korumak, hepimizin birimiz, birimiz hepimiz için.

Erdoğan ve Trump görüştü

Londra yakınlarındaki Watford kentinde düzenlenen zirve kapsamında Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump bir araya geldi.

Görüşmenin ardından, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Twitter üzerinden “görüşmenin verimli geçtiği” açıklaması yaptı:

Beyaz Saray sözcüsü de, “İki başkan Türkiye’nin ittifaka yönelik taahhütlerini yerine getirmesinin önemini, ikili ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılarak ticaretin güçlendirilmesini, bölgesel güvenlik sorunlarını ve enerji güvenliğini konuştu” ifadelerini kullandı.

İkili görüşmenin ardından Almanya Başbakanı Angela Merkel’le bir araya gelen Trump, görüşme öncesinde “Türkiye’nin bir NATO üyesi olarak iyi iş çıkardığını” söyledi.

Macron’un “Beyin ölümü gerçekleşti” sözlerine tepki

Stoltenberg’in zirvenin hem başlangıcında hem sonunda yaptığı açıklamalarda sözünü ettiği anlaşmazlıkların başında, NATO’nun işlevini “Beyin ölümü gerçekleşti” diyerek eleştiren Macron’a yönelik tepkiler geliyor.

Trump, Macron’un sözlerini “çok aşağılayıcı” bulduğunu söylemiş, Fransa’nın NATO’ya tüm ülkelerden fazla ihtiyacı olduğunu iddia etmişti.

Macron’ın ifadesinin kendisini çok şaşırttığını vurgulayan Trump, “Türkiye, Macron’a kendi beyin ölümünün gerçekleştiğini söyleyerek yanıt verdi ki, bu çok ilginç” demişti.

NATO ile ilgili olarak söylediği “Beyin ölümü gerçekleşti” cümlesinin arkasında olduğunu belirten Macron ancak NATO’nun hala güçlü bir kurum olduğunu söyledi.

Erdoğan da 29 Aralık’ta yaptığı açıklamada Macron’a tepki göstermiş ve “Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Macron, bak Türkiye’den sesleniyorum, NATO’da da söyleyeceğim, önce sen kendi beyin ölümünü bir kontrol ettir” demişti.

NATO zirvesinin gündeminde hangi konular vardı?

NATO’ya üye 29 ülkenin liderleri tartışmalı konuların gölgesinde, ittifakın 70’inci yılını kutlamak için bir araya geldi.

NATO Zirvesi’nin önemli gündem maddelerinden biri de ülkeler arasında savunma harcamalarının “daha adil şekilde” paylaştırılmasıydı.

ABD Başkanı Trump diğer NATO üyesi ülkelerden, savunma harcamalarını artırmalarını istiyor.

Trump bazı ülkeleri de, savunma harcamalarına, üzerinde anlaşılan GSYİH’nin yüzde 2’si oranında kaynak ayırmadıkları gerekçesiyle eleştiriyor.

Yunanistan da, Türkiye ile Libya arasında varılan Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmayı NATO’ya taşıyacağını ve Ankara’nın kınanmasını talep edeceğini açıklamıştı.

S-400’ler de gündemde

Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı füze savunma sistemi S-400’ler sebebiyle yaptırım uygulanması düşünen liderler de var.

Trump’la dünkü (3 Aralık) görüşmesinde bu konuyu dile getiren Macron, “Türkiye, NATO ile uyumlu olmamayı seçti” dedi ve NATO üyesi olarak kalmak isteyip istemediğini Erdoğan’a soracaklarını söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump ise bu konuyla ilgili olarak Türkiye’ye yaptırım uygulanıp uygulanmayacağına baktıklarını söyleyerek, selefi Barack Obama’yı Türkiye’ye Patriot savunma sistemini satmamakla suçladı.

Macron, aynı görüşmede “Türkiye’ye baktığım zaman şunu görüyorum: Şimdi bizimle beraber çalışanlara karşı savaşıyorlar. Aynı zamanda bazen de IŞİD’le bağlantılı gruplarla beraber çalışıyorlar” da dedi.

Türkiye, güvenlik, ticaret, göç ve Avrupa Birliği konuları ile ilgili olarak Türkiye ile işbirliğini yitirdik” diye konuşan Macron ayrıca Türkiye ile ilişkilerini gözden geçirdiklerini söyledi.

Erdoğan ve Macron, Salı akşamı Suriye konulu dörtlü zirvede, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Johnson’la “dörtlü zirve”de bir araya geldi. Ardından bir açıklama yapan Erdoğan görüşmenin iyi geçtiğini söyledi.

Kaynak: AA, BBC Türkçe, Sputnik