DİSK: “Asgari ücret 3200 net!”

2020 yılının asgari ücret tespit çalışmaları başladı. Emek örgütleri taleplerini açıklıyor. DİSK'in 2020 yılı asgari ücret talebi 3200 net!

DİSK: “Asgari ücret 3200 net!”

2020 yılı asgari ücret tespit çalışmaları başladı. Dün (2 Aralık) ilk toplantısını yapan Asgari Ücret Tespit Komisyonu 10 Aralık’ta ikinci toplantısını yapacak. Bu toplantı öncesi emek örgütleri taleplerini açıklıyor. Asgari ücret nüfusun çok geniş bir bölümünü etkiliyor. Türkiye’de asgari ücretler çalışan 10 milyon işçi bulunurken, asgari ücret yalnızca bu 10 milyon çalışanı değil işçilerin ailelerini, çalışma ve yaşam koşullarını, bütün ücretleri ve işsizlik ödeneklerini, emekli aylıklarını belirliyor.

DİSK yönetim Kurulu adına Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun 2020 asgari ücreti ile ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi. 2020 asgari ücreti krizin etkilerinin derinden yaşandığı koşullarda, işsizliğin arttığı, alım gücünün düştüğü, gelir dağılımın bozulduğu koşullarda saptandığının altını çizen Çerkezoğlu, “Asgari ücret ülkemizde giderek ortalama ücrete dönüşmektedir” ifadelerini kullandı.

DİSK asgari ücret talebini “en az” net 3 bin 200 TL olarak açıkladı. DİSK’in asgari ücret belirlenmesinde kullandığı esaslardan birincisi asgari ücretin asgari geçim ücreti olması. Burada yoksulluk sınırı dikkate alan DİSK, milli gelir hesabını da hesaba katarak asgari ücret talebini “en az” net 3 bin 200 TL olarak belirledi.

Türk-İş 2020 için asgari ücret teklifin 2 bin 578 lira olarak açıklamıştı.

“Kimse işçilerden fedakârlık beklemesin”

“Asgari ücret meselesi, bu ülkede ücret gelirleriyle yaşayan milyonların meselesidir, memleket meselesidir” diyen Çerkezoğlu IMF tavsiyelerine uyarak belirlenmeye çalışılan asgari ücret zammını kabul etmeyeceklerini belirterek şunları söyledi:

Yaz aylarında, kamu emekçilerinin ve kamu işçilerinin toplu sözleşmelerinde çıkan rakamlar bu politikanın yansımasıdır. Daha da kötüsü ülkeyi yönetenler IMF’nin bu konudaki tavsiyesini de Yeni Ekonomi Program adı altında benimsedi. Eylül ayında IMF Türkiye raporunda “Ücretleri, gerçekleşen enflasyon oranında değil hedeflenen enflasyon oranında artırın” denildi,  bir hafta sonra Hazine ve Maliye Bakanı asgari ücreti bu şekilde belirleyeceklerini ilan etti. Bilindiği gibi 2020 için hedef enflasyon yüzde 8,5 olarak açıklandı

Ülkeyi yönetenleri şimdiden uyarıyoruz: Şirket kurtarmalara, işveren teşviklerine devasa kaynakların ayrıldığı bir ortamda kimse işçilere “fedakârlık” tavsiyesinde bulunmasın, kimse işçilerden fedakârlık beklemesin.

Kriz koşullarında asgari ücretteki artış artışı halkın büyük bölümünün gelirindeki artış belirleyecektir. Bu nedenle asgari ücret artışının sadece işçilere değil, Türkiye ekonomisine katkısı olacaktır. 40 yıldır uygulanan ancak artık iflas eden neoliberal politikaları terk etme zamanı gelmiştir. Ücret artışına dayalı büyüme mümkündür. Ücret artışları çalışana da ekonomiye de olumlu etki yapar. Ücret artışları alım gücünü artırarak ekonomiyi canlandırır.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapı itibariyle demokratik değil

Çerkezoğlu aynı zamanda Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun demokratik olmadığının altını çizdi. Komisyonda hükümet, işveren ve işçi temsilcisi olarak 5’er kişi yer alırken en fazla üyeye sahip işçi sendikası ve işveren örgütleri tarafından saptanıyor. DİSK ve diğer konfederasyonlar asgari ücretin belirlenmesi sürecinde yer alamıyor.

1.8 Milyon işçi asgari ücrete bile erişemiyor

TÜİK verilerine göre asgari ücretin altında ücret alanların sayısı 1 milyon 800 bin, asgari ücret alanların sayısı 5 milyon civarında olmak üzere toplamda 6,8 milyon.

Öte yandan Türkiye, Avrupa ülkeleri içinde en düşük asgari ücrete sahip 4. ülke. Daha düşük asgari ücrete sahip ülkeler Sırbistan, Bulgaristan ve Arnavutluk’tur. 2009’da Avrupa’da Türkiye’den düşük asgari ücretli 13 ülke varken, 2019’da sadece 3 ülke bulunuyor.

Asgari ücret maliyetinin yarısı vergi kesintiye gidiyor

Asgari ücretten yapılan vergi ve diğer kesintilere vurgu yapan Çerkezoğlu, “Asgari ücretin görünen-görünmeyen, dolaylı-dolaysız kesintilerini dikkate aldığımızda işçinin eline asgari ücretin sadece yüzde 49’unun net gelir olarak geçtiği görülmektedir” dedi. Asgari ücretin yüzde 51’inin vergi ve kesintilere gittiğinin altını çizen Çerkezoğlu, asgari ücretin yıllık olarak hesaplanması ve tümüyle vergi dışı bırakılması talebini dillendirdi.

2020 asgari ücretine dair DİSK’in talepleri şöyle:

  • Asgari ücret hesabında uluslararası standartlara uyulmalı ve işçinin ailesi de dikkate alınmalıdır.
  • Asgari ücret toplu pazarlık yoluyla hesaplanmalıdır.
  • Asgari ücret tespitine ilişkin 131 Sayılı ILO Sözleşmesi onaylanmalı, Avrupa Sosyal Şartı’na asgari ücretle ilgili konan çekince kaldırılmalıdır.
  • Asgari ücret tespit komisyonunda kadın temsili sağlanmalıdır.
  • TÜİK hesabı asgari ücret saptanmasında alt sınır olmalıdır.
  • Asgari ücret net ve AGİ hariç hesaplanmalıdır.
  • Bütün işçi ve memurlar için tek asgari ücret saptanmalıdır.
  • Asgari ücret geçim ücreti olmalıdır.
  • Yeniden değerleme artış oranından daha az asgari ücret artışı olamaz.
  • Asgari ücret artışında hedeflenen enflasyon oranları esas alınamaz.
  • Asgari ücret tespitinde geçim koşulları ve milli gelir artışı dikkate alınmalıdır.
  • Asgari ücret yıllık olarak hesaplanmalı, tümüyle vergi dışı bırakılmalıdır.
  • Asgari ücretin tespitinde bütün işçi konfederasyonlarına katılım hakkı sağlanmalı, Asgari Ücret ulusal ölçekli bir toplu pazarlıkla belirlenmeli ve uyuşmazlık durumunda grev hakkını da içermelidir.

Sendika.Org