2020 bütçesi üzerine bazı notlar (1): Güvenlik harcamaları, askeri sanayi karması sektör ve devlet mali krizi

2020 bütçesi üzerine bazı notlar (1): Güvenlik harcamaları, askeri sanayi karması sektör ve devlet mali krizi

2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Bu bütçe, dünyada neo-liberal hegemonyanın inişe geçtiği ve kapitalizme yönelik eleştirilerin ve Arjantin’den, Peru’ya, Kolombiya’ya, Şili’ye, Ekvator’a, Lübnan’a ve İran’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada protesto eylemleri ve halk isyanları biçiminde kendini gösterdiği, kapitalist sistemin meşruiyetini yitirmeye başladığı bir süreçte görüşülüyor.

Türkiye’de ise, bir yandan artan intihar eylemleri gibi eylemler işsizliğin ve yoksulluğun artık sosyal bir kriz haline dönüştüğünü gösterirken, yapılan anketler ekonomik kriz, işsizlik, yoksulluk, gelir bölüşümü adaletsizliği gibi ekonomik ve sosyal sorunlara çözüm üretemeyen ve giderek otoriterleşen rejimin toplumsal tabanını hızla yitirdiğine işaret ediyor.

Türkiye ekonomisinin krizi biçim değiştirerek sürüyor

Her ne kadar TÜİK bu yılın üçüncü çeyreğinde ekonominin binde 9 oranında büyüdüğünü açıklasa da (1), bu büyümenin ağırlıklı olarak devletin nihai tüketim harcamalarındaki artıştan (yüzde 7,0) kaynaklandığı, sabit sermaye yatırımlarındaki düşüşün ise (yüzde – 12’6 oranında) devam ettiği, dolayısıyla da büyümenin sürdürülebilir olmadığı anlaşılıyor.

Bu niteliğiyle ekonomik büyüme 2020’de hedeflendiği gibi yüzde 5 dahi olsa emekçi halkların işsizlik, hayat pahalılığı ve yoksulluk gibi sorunlarına çözüm getirmekten çok uzak. Çünkü böyle bir büyüme toplumsal sorunları gizlemeye yarayan bir araç olmaktan öte bir işleve sahip değil.

Yani Türkiye ekonomisi 2015 yılından bu yana sürdürdüğü yavaşlamasını 2018 yılının başlarından itibaren ekonomik kriz ile devam ettiriyor. Ekonominin bir yıl boyunca küçülmesine, yüksek enflasyona ve tarihsel zirve yapan işsiz sayısına ilave olarak, “ödemeler dengesi-döviz krizi” olarak başlayan kriz, özel sektörün dış borç krizi ve bankacılık krizi şeklindeki “finansal kriz” riskini artırırken, kriz yeni bir aşama olarak “devletin mali krizine” dönüşüyor.

Ekonomiyi üçüncü çeyrekte pozitif büyüten devlete ait tüketim harcamaları ise bütçe açığını daha da artırarak bu krizi derinleştirmeye hizmet ediyor.

Türkiye ekonomisinin krizinin 3 dinamiği

Bu süreçte Türkiye ekonomisini krize sokan üç dinamik sırasıyla şunlar oldu:

(i) Türkiye ekonomisinin emperyalist-kapitalist dünya sistemine eklemlenme biçimi. Kısaca Türkiye küresel sermaye hareketlerindeki büyük çaptaki dalgalanmaların, gidiş gelişlerin sonucunda belirli aralıklarla krize giriyor.

(ii) Kürt sorununda müzakereye dayalı çözüm sürecinin sona erdirilmesi ve tekrar askeri çözümlere dönülmesi ve Suriye’deki savaşın parçası haline gelme durumu (bütçe ve genel ekonomi üzerindeki etkileri aracılığıyla) krizi tetikledi.

Öyle ki iç ve dış güvenlik harcamalarına Merkezi Yönetim Bütçesinden ayrılan pay: 2017’de 64 milyar TL civarında iken,  2018’de bu tutar 84,5 milyar TL’yi aştı (2).

(iii) FETÖ-AKP ittifakının dağılmasının yol açtığı ve 15 Temmuz Darbesi ile sonuçlanan politik kriz ve ardından gelen OHAL uygulamaları sermaye çıkışlarına, ekonomiye olan güven yitimine ve yatırımların durmasına yol açtı.

Nitekim bu gelişmelerin bütçe üzerindeki etkilerini doğrularcasına Koç-Eaf-TÜSİAD Raporu (3), 2017 sonu itibariyle iç ve dış güvenlik kurumlarının toplam olarak merkezi yönetim bütçesinin yaklaşık yüzde 11’i civarında kaynak kullandığını açıkladı (adalet hizmetlerine ayrılan pay da dâhil edildiğinde bu yüzde 12’yi aşıyor).

Bütçe açığı, hazine nakit açığı ve devlet borçlanması

Son üç yıldır (özellikle de son bir yıldır) bu göstergeler çok kötüleşti. Bütçe açığı sadece bu yılın ilk 6 ayında (-) 78,6 milyar TL’yi buldu ve daha yılın yarısında), geçen yılkı toplam açığın yaklaşık yüzde 108’ine, bu yılki hedef olan 80,6 milyar TL’lik açığın yüzde 97,5’ine erişti.

Tarihsel olarak en yüksek Faiz Dışı Açık (FDA) gerçekleşti. Geçen yılın ilk 6 ayında  (-) 12,3 milyar TL faiz dışı açık verilmiş iken, bu yılın ilk 6 ayında bu 2,3 kat (yüzde 230 oranında) artarak (-) 27,8 milyar TL’ye çıktı.(4) Bu açığın hızla büyümesi devletin yapısal bir mali kriz riski (dolayısıyla borçlanma yönündeki baskı) içinde olduğuna işaret ediyor.

Artık sorun sadece yüksek faiz ödemeleri değil çünkü faiz ödemeleri düşüldükten sonra dahi bütçe çok ciddi açık veriyor. Bu da devlet maliyesinin dengesizliğine neden olan bazı yapısal faktörlerin devrede olduğunu gösteriyor. Devlet harcamalardaki artışın bütçe gelirlerindeki artışın bir buçuk katı, vergi gelirlerindeki artışın ise dört katından fazla olması bu gelişmede etkili oldu.

Bir yandan faiz ödemeleri (ilk 6 aylık dönemde faiz ödemelerinin artış hızı yüzde 50,1 oldu), diğer yandan sermaye destekleri şeklindeki harcamalar ve özellikle inşaat ve enerji sektöründe faaliyette bulunan bazı şirketlerin kurtarılması için yapılan harcamalar hızla arttı.

Güvenlik harcamalarına ayrılan devasa kaynak ve yıldızı parlayan askeri sanayi karması sektörü

Kimilerine göre  “güvenlik harcaması” (savunma ve iç güvenlik gibi), kimilerine göre “askeri ve otoriterleşmeye dönük harcamalar” kimilerine göre ise “savaş harcamaları”nda daha önce görülmemiş ölçüde bir artış gözlemleniyor.

Tabloda (5) 2020 yılına ilişkin Merkezi Yönetim Bütçesi ödeneklerinin dağılımı gösteriliyor. Bu dağılıma bakıldığında ülkedeki hem kamusal kaynakların, hem de ekonomide yaratılan değerin önemli bir kısmının nasıl iç ve dış güvenlik için kullanıldığı anlaşılıyor.

Öyle ki sermayelerinin tamamına yakını devlete ait olan Aselsan, Roketsan, Savunma ve Hava Sanayi, TAİ, STM gibi Askeri-Sanayi Karmasının yerel örneklerini oluşturan şirketlerin güvenlik hizmetine dönük üretimleri için kullandıkları kaynak olan 98,5 milyar TL de dâhil edildiğinde ekonomiden ayrılan toplam kaynak miktarı 249 milyar TL’ye yükseliyor (Bütçenin yaklaşık yüzde 23’ü). Bu rakama Savunma Sanayi Destekleme Fonu, TSKGV gibi fon ve vakıfların harcamalarının dâhil edilmediğini hatırlatalım.

Hazine nakit açığı 2 katına çıktı

Bu yılın ilk 10 ayında Hazine nakit açığı geçen yılın aynı dönemine göre iki katına çıkarak (-) 101,7 milyar TL’ye fırladı.(6) Merkez Bankası’nın el konulan kaynakları olmasaydı açık (-) 148 milyar TL’ye çıkacaktı. Böylece artık siyasal iktidar açısından geriye sadece yeni bor��lanma yapmak ve yeni vergiler koymak yolu kaldı. Torba Yasa ile borçlanma limiti yükseltilirken üç yeni vergi getirildi.

Devlet borçlanması hızla artıyor 

Bütçe ve Hazine nakit açığındaki hızlı artış devletin hızlı borçlanmasına neden oluyor. Öyle ki 2001 yılının ikinci çeyreği itibariyle brüt kamu borç stoku 147,1 milyar TL iken, politik krizin olgunlaştığı 2016 yılının ikinci çeyreğinde bu rakam 690,9 milyar TL’ye ve 2019 yılının ikinci çeyreğinde 1,3 trilyon TL’ye yükseldi. (7)  Yani brüt kamu borç stoku son 18 yılda tam 9 kat; 2016 yılından bu yana ise 2 kata yakın arttı.

Bu yılın ilk 6 ayında ise, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 100 artışla,  yoğun bir borçlanma yaşand�� ve toplamda 78,2 milyar liraya yakın yeni nakit borç alındı. Bu yıl için limit 70 milyar lira artırıldı.

Kısaca, içine düştüğü mali krizi aşabilmek için iktidar bloku; sadece yeni vergiler koymakla ve temel mal ve hizmetlerin fiyatlarına sürekli zam yapmakla kalmıyor, ayrıca giderek artan borçlanmayla halktan kaynak transfer etmeye devam ediyor.

Bu gidişatın sonu (borçların reddedilmesi olmayacağına göre) monetizasyon, yani karşılıksız para basma ve devamında enflasyon, devalüasyon ve döviz krizine geri dönmek olursa bu sürpriz olmayacaktır.

…devam edecek

Dipnotlar:

  • TÜİK, Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hâsıla, III. Çeyrek: Temmuz – Eylül, 2019, http://tuik.gov.tr (2 Aralık 2019).
  • C. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Yıllık Bütçe Gerçekleşme Raporları 2018 ve 2019.
  • KOÇ, EAF, TÜSİAD, Merkezi Yönetim Bütçesi Takip Raporu III- 2018/I Bütçe Uygulama Sonuçları, s. 62-64.
  • C. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Aylık Bütçe Gerçekleşmeleri Raporu (Haziran 2019), s. 1-4.
  • 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ve Bağlı Cetveller, 2020’ye ait öngörüler ve ilgili şirketlerin bilançolarından hesaplanmıştır.
  • C. Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2019 Yılı Hazine Nakit Gerçekleşmeleri, https://www.hmb.gov.tr/kamu-finansmani-istatistikleri (7Kasım 2019).
  • C. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kamu Brüt Toplam Borç Stoku (2000-2019), https://www.hmb.gov.tr/kamu-finansmani-istatistikleri (30 Eylül 2019).

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur