Mersin’de öldürülen Kübra öğretmenin davası 23 Ocak’a ertelendi

Geçtiğimiz 14 Şubat’ta boşandığı erkek tarafından öldürülen Kübra Aşkın’ın ikinci duruşması görüldü. Mersin Kadın Platformu’nun takip ettiği dava 23 Ocak’a ertelendi

Mersin’de öldürülen Kübra öğretmenin davası 23 Ocak’a ertelendi

Mersin’de 14 Şubat 2019’da boşandığı eski eşi tarafından silahla vurularak öldürülen Kübra Aşkın’ın katili Davut Demir’in yargılandığı davanın ikinci duruşması bugün (19 Kasım) 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşma öncesi Mersin Kadın Platformu çağrısıyla adliye önünde toplanan kadınlar, dava ilişkin açıklama yaptı. Basın açıklamasını Mersin Kadın Platformu adına Gizem Tatar okudu.

Bir önceki duruşmada çok tanıdık olduğumuz bir savunmayla haksız tahrik indiriminden medet uman katil erkek ödüllendirilmesin diye buradayız” diyen Tatar, sanık Demir’in bir önceki celsede verdiği “Çok seviyordum, aldattı, keşke vazgeçecek kadar sevseydim” ifadelerini hatırlattı. Sanığın yargının kadın katillerini yargılamak yerine katledilen kadınları yargıladığını bildiğini ve buna yönelik ifadeler verdiğini belirten Tatar, “Ancak biz kadınlar bu adliye önlerini adliye koridorlarını terketmeyeceğiz. Kadınları katledip “aşk” dedikleri şeyin çürümüş gerici erkek iktidardan beslenen “erkeklik” olduğunu teşhir etmekten vazgeçmeyeceğiz. Kadınları katledip adına “aşk” dedikleri şeyin eşitsizlikten beslenen, kendini kadının ruhunun ve bedeninin sahibi gören, karşı çıktığında öldürmeyi hak gören “erkeklik” olduğunu teşhir etmekten vazgeçmeyeceğiz” dedi.

3 gün boyunca Mersin Adliyesi’ndeyiz

Bu hafta içerisinde Mersin’de 3 ayrı kadına yönelik şiddet davası olduğunu aktaran Tatar “Erkek adalet değil gerçek adalet diyerek “Kadın Cinayetlerini Acil Önle” talebimizi bir  kez de Mersin Adliyesinde yükselteceğiz. Çünkü biliyoruz ki kadın cinayetleri önlenebilir. İstanbul Sözleşmesi uygulanırsa, 6284 Sayılı yasa uygulanırsa kadın cinayetleri önlenebilir. Bu her 3 davanın da ortak özelliği, kız kardeşlerimizin hayatına eşleri ya da eski eşleri tarafından kast edilmiştir. Bu şiddet köklerini eşitliği yok sayan, şiddet gören kadını korumaktansa, aileyi kutsayan, kadını ailenin mülkü gibi gören erkek egemen iktidardan, diyanet fetvalarından, yandaş basından, erkekleri aklayan erkek yargıdan almaktadır. Katil erkeklerin “aile” içinde işledikleri cinayetin sebebini, sahte mağduriyetlere dayandırmaya çalışarak tahrik indiriminde medet araması, iktidarın kadınları yok sayan kutsal aile politikalarına sırtını dayamasındandır” sözleriyle davalara katılım çağrısı yaptı.

İstanbul Sözleşmesi uygulansın

Buradan Kübra öğretmenin, Nurcan’ın ve Cemile’nin davalarından önce yargıya İstanbul Sözleşmesi’nin 43. Maddesini hatırlatıyoruz ;Madde 43: Cezai suçların uygulanması;Bu Sözleşme uyarınca belirlenen suçlar, mağdurla fail arasındaki ilişkinin mahiyetinden bağımsız olarak geçerli olacaktır.

Bir kişi daha eksilmek istemiyoruz

 Kübra’nın, Cemile’nin katilleri “Çok aşıktım” diyerek haksız tahrik indirimi almasın diye, Nurcan’ı saatlerce rehin alan eşi iyi hal indirimi almasın, Nurcan’ın “Yaşamak İstiyorum” çığlığı çoğalsın diye Mersin Adliyesinde davaların takipçisi olacağız. Erkek adalet değil gerçek adalet sağlansın diye burada olacağız. Çünkü ölmek değil yaşamak istiyoruz! Kübra için, Cemile için ve katledilen kadınlar için adalet istiyoruz. Ve bir kişi daha eksilmek istemiyoruz. Yaşasın Kadın Dayanışması!

Öğretmen Kübra Aşkın’ın katilinden bilindik savunma: “Beni aldatıp onurumu ve haysiyetimi zedeledi”

Sendika.Org