KHK’li sosyalist hekimin itirazına karşı ÖSYM’nin itirafı: Çünkü bir karşıdevrim yapıldı ve devlet arındırılıyor…

Hakkında tek bir soruşturma yok, sosyalist, KHK ile atıldı. Ancak ÖSYM TUS sınavına kabul etti, AKP iktidarı da özel hastanelerde çalışma hakkını tanıdı. TUS’u kazanıp bir Vakıf Üniversitesi’nde eğitim görmek için başvurduğunda yine geri çevrildi. Üstelik herhangi bir hukuki gerekçe öne sürmek yerine Doğu Avrupa’daki anti-komünist arındırma süreçlerini emsal gösteren bir yanıt ile…

KHK’li sosyalist hekimin itirazına karşı ÖSYM’nin itirafı: Çünkü bir karşıdevrim yapıldı ve devlet arındırılıyor…

Onur Erden, hakkında hiçbir dava ya da soruşturma olmamasına rağmen Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilmiş bir hekim. İhraç edildiğinde Van’da 112 acil servisinde pratisyen hekim olarak çalışıyordu. Mesleğini yapabilmek için mahkemelerden TBMM’ye, kütüphanelerden hastanelere iç içe geçmiş kesintisiz bir mücadelenin içine girdi. Mesleğin en zorlu sınavı Tıpta Uzmanlık Sınavı’na (TUS) girdi ve iyi bir puan aldı. AKP iktidarının KHK’li hekimlerin özel hastanelerde çalışma hakkını tanımasını da dikkate alarak tercihlerini Vakıf Üniversiteleri’nden yaptı. Ancak Erden’in sınava girmesine izin veren ÖSYM, kazandığı bölümleri tercih ettiğinde “başvurunuz değerlendirmeye alınmamıştır” dedi.

Erden bunun üzerine İdare Mahkemesi’ne, oradan aldığı ret yanıtının ardından da Danıştay’a başvurdu. Oradan da ret yanıtı geldi. ÖSYM’nin kendisine sınava giriş izni verdiğini ve AKP iktidarının kendisi gibi KHK’li hekimlerin özel hastanelerde çalışma hakkını tanıdığını belirten Erden’in dilekçesinde sunulanları, ne Ankara 23. İdare Mahkemesi ne de Danıştay dikkate aldı.

İdare Mahkemesi ve Danıştay, Erden’in itirazına yanıt niyetine yazılan ancak yanıt içermediği gibi daha çok anti-komünist bir siyasi savunmaya benzeyen ÖSYM’nin “ret” isteğini haklı buldu.

“Sosyalist hekim çalışamaz çünkü FETÖ!”

Erden, hakkında herhangi bir soruşturma ya da dava bulunmayan sosyalist bir hekim. Ancak Erden’in sınava girip kazandığı bölümlerde eğitim görmek için yaptığı başvuruyu reddeden ÖSYM, savunmasını bütünüyle “FETÖ karşıtı mücadele” ile gerekçelendiriyor.

ÖSYM savunmasında şu ifadeler dikkate çekiyor:

“FETÖ/PDY’nin kamu kurumlarının neredeyse tamamında örgütlendiğinin ve somut darbe teşebbüsünün de bu yapılanmadan kaynaklandığının anlaşılması üzerine, söz konusu tehdidin acilen bertaraf edilmesi amacıyla konuya ilişkin olağanüstü tedbirler alınması gerekmiştir.”

“Bu kapsamda Devletin içerisine sızmış olan FETÖ/PDY üyelerinin tespit edilerek, ivedi bir şekilde haklarında gerekli işlemlerin tesis edilmesi bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır.”

“Bu bakımdan FETÖ/PDY mensuplarının ve bunlarla bağlantılı kişilerin kamu kurumları bünyesinde görevlerine devam etmelerinin hukukun üstünlüğü, demokrasi, insan hakları ve Devletin güvenliği açısından büyük bir tehdit oluşturduğu anlaşılmıştır.”

ÖSYM’nin emsali: Karşıdevrimci “arındırma” süreci

ÖSYM, kamudaki ihraçların, sosyalist devletlerin çöküşü sonrası Doğu Avrupa ülkelerinde karşıdevrimci iktidarlar eliyle sürdürülen anti-komünist “arındırma” süreçleri gibi bir “arındırma” süreci olduğunu belirterek, “Arındırma politikalarındaki temel amaç, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranan kamu görevlilerinin tasfiye edilerek demokratik hukuk devletine yönelik olası tehdidin bertaraf edilmesidir” diyor.

“Arındırma” kavramını kabul etmediğini belirten Erden, Sendika.Org’a yaptığı değerlendirmede “Bu memleket bizim, çalışmak da eğitim görmek de Anayasal hakkımız. Hakkımda bir soruşturma bile yokken, sosyalist bir hekim olduğum ortadayken, ‘Devletin FETÖ’den arındırılması’ gerekçesi ile çalışma hakkımın ve eğitim hakkımın engellenmesinin demokratik hukuk devletinin savunulması ile ne ilgisi var!” diyor.

“Bir hukuka aykırılık bir başka hukuka aykırılığın dayanağı olamaz”

Erden’in avukatı Sevinç Hocaoğulları da Sendika.Org’a yaptığı değerlendirmede ÖSYM’nin savunmasının tüm diğer OHAL ihraç davalarında Bakanlıkların sunduğu argümanları içerdiğine dikkat çekerek, bir hukuka aykırılığın dayanağının başka bir hukuka aykırılık olamayacağını vurguladı.

Hocaoğulları, şöyle konuştu:

“OHAL ilanı, OHAL KHK’leri Anayasaya aykırı olduğu gibi, darbe girişimi ile ilişkisi olmayan pek çok kamu emekçisi emekten yana fikirleri, dünya görüşü ve üyesi olduğu sendika gibi gerekçelerle kamu görevinden çıkarılmıştır. ÖSYM hukuka aykırı işlemini her ne kadar OHAL kakmış olsa da OHAL rejiminin siyasal ve hukuksal sistemimizde yarattığı tahribatın arkasına sığınarak meşrulaştırma çabasına girmiştir.

“ÖSYM’nin savunmasında da yer verilen ‘arındırma’nın kamudan emekten, özgürlükten, barıştan yana olan ve iktidarın karşısında olanlardan arındırılması olduğu açıktır.

“Kaldı ki dava, Onur Erden’in uzmanlık eğitimi başvurusunun değerlendirmeye alınmaması, yani eğitim hakkı ile ilgilidir. Onur Erden OHAL KHK’leri ile ihraç edilen pek çok diğer kamu emekçisi gibi ayrımcılığa uğramış, ihraç kararına bağlı olmayan ayrı bir yaptırıma tabi tutulmuş ve eğitimine devam etmesi engellenmiştir.”

TUS’u kazandı, KHK’lisin diye engellendi: “Ne duruyorsun çek git diyorlar ama bu memleket bizim”

Sendika.Org