Hrant Dink davası: “Samast’ın Türk bayraklı fotoğrafının çekilmesini amirler istedi”

Hrant Dink cinayeti davasında konuşan dönemin jandarma yüzbaşısı Murat Kuraş, Ogün Samast'ın emniyetteki Türk bayraklı fotoğraflarının amirlerin talimatıyla çekildiğini söyledi

Hrant Dink davası: “Samast’ın Türk bayraklı fotoğrafının çekilmesini amirler istedi”

Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılanmasına devam edildi. Yeni atanan ve dünkü duruşmayı da yöneten Mahkeme Başkanı Emrah Korkmaz 4’ü tutuklu 77 sanıklı davayı yönetti.

Davada dönemin Samsun Emniyet Müdürü Mustafa İlhan SEGBİS’le bağlanarak tanık olarak ifade verdi. İlhan üzerine düşen görevleri yaptığını iddia ederek, Ogün Samast’ın emniyette Türk bayrağıyla fotoğrafının çekilmesinden haberinin olmadığını söyledi. İlhan’ın yayınlanan video görüntülerinde orada olduğu iddia edilmişti.

İlhan, “Savcıdan önce zanlıyla bir görüşme yapılmaması gerekirdi. Kimliği tespit edilmişti. Jandarma kayıt yapıyor, ‘Biz de yapalım?’ deniyor, onun üzerine gönderilmiş. Benim kayıttan ve bayrak önünde çekilen fotoğraflardan haberim yoktu. Bayraklı görüntüler 3 ayrı yere bırakılmış. Ben evdeydim, telefonla bilgi verildi. ‘Tuzak olabilir, tedbirli olun, savcıya haber verin.’ dedim. Müfettişler de çalışıyordu. Bu çekimlerin yapılmaması lazımdı ama yapılmış” diye konuştu. İlhan’ın pek çok soruya “Hatırlamıyorum” şeklinde cevap vermesine sanık avukatları tepki gösterdi.

Cinayet günü Samsun Emniyet Müdür Yardımcısı olan Sebahattin Artun “Vatan toprağı bütündür parçalanamaz” temalı takviminin çay ocağında ve başka birimlerde asılı olmasının tesadüf olduğunu iddia etti.

Duruşmaya 14.30’a kadar öğlen arası verildi.

“Fotoğraf çekilmesi talimatı geldi ve fotoğraf çekildi”

Aranın ardından Samsun Jandarma Görevlileri Mustafa Kuraş ve Fuat Kömürcü tanık olarak dinlendi.

Samsun’da cinayet döneminde jandarma yüzbaşı olarak görev yapan Mustafa Kuraş SEGBİS’le katıldığı duruşmada, Samast yakalandı��ında üzerinde silah, bere ve bayrak olduğunu, “Bayrak olmazsa konuşmam, hiçbir şey yapmam” dediğini söyleyerek şöyle devam etti:

O sırada basın mensupları ve kalabalık etrafta toplandı. Apar topar emniyete götürüldü ve hepimizin emniyete gitmesi istendi. Şahıs çay ocağına götürüldü daha sonra da şahsın İstanbul emniyetine götürülmesi istendi. Emniyet ve jandarmanın ortak operasyonu ile alındığı için fotoğraf çekilmesi talimatı geldi ve fotoğraf çekildi.

Kuraş fotoğraftan basında yer aldıktan sonra haberi olduğunu söyleyerek“Yanılmıyorsam savcımız da vardı, savcıya Türk bayrağı olmazsa konuşmam dediğini söyledik, o da kalsın dedi. Atilla Güçlüoğlu’nun ifadesinde ‘Ogün her şeyi anlatacaksa bayrakla fotoğrafı çekilsin’ şeklinde bir konuşma geçmiş olabilir. Öyle istediğini söylediler. Tam hatırlamıyorum” diye konuştu.

Ardından dönemin Jandarma Asayiş Şube Müdürü Atilla Güçlüoğlu, söz alarak Samast’ın Samsun Emniyeti’nde çekilen Türk bayraklı fotoğrafı için, “İlk bilgilere hemen ulaşmak gerekiyordu. Ben de bir jandarma bir polis yanında dursun fotoğraf çekilsin dedim” dedi.

“Fotoğraf ve filmleri komutana teslim ettik”

Kuraş’ın ardından dönemin Samsun Jandarma Komutan Yardımcısı Fuat Kömürcü tanık olarak dinlendi.

Hrant Dink’i öldüren zanlının otogara gelmekte olduğunu bize komutan söyledi. Gerekli talimatı otogardaki ekibe verdik. Biz de otogara gittik. Fotoğraf ve filmleri komutana teslim ettik” diyen Kömürcü, Samast’ı sadece otogarda ve Samsun Emniyeti’nde yapılan basın açıklaması sırasında gördüğünü söyledi.

Daha sonra Hakan Bakırcıoğlu’nun sorularına Kömürcü, “Benim Samsun’da çekilen fotoğrafta herhangi bir talimatım olmamıştır. Ogün Samast’la yapılan mülakata ilişkin bana sunulan bir rapor olmadı. Cinayeti işlediğini söylediğini belirttiler. Bunun dışında bir bilgim yok” diyerek yanıt verdi.

Kömürcü, “Jandarma ve emniyetin ortak operasyon yaptığını belgelemek istedik. Görüntüleri üst makamlara ilettik. 31 Ocak günü görüntüleri müfettişlere verdik, birkaç gün sonra görüntüler bir TV kanalında yayınlandı. Valiliğe gittik. Müfettişlerin çalıştığı 2 bilgisayarın biri internete bağlıydı” dedi.

Kaynak: Evrensel