“Nafakanın gaspına, istismarın affına, kadın düşmanı yargı paketine hayır”

Kadınlar Birlikte Güçlü, “Yeni Yargı Paketi”ne karşı basın açıklaması yaparak “Erkek şiddetini artıracak ve kadın cinayetlerine zemin hazırlayacak Kadın Düşmanı Yargı Paketi'ne HAYIR!” dedi

“Nafakanın gaspına, istismarın affına, kadın düşmanı yargı paketine hayır”

Kadınlar Birlikte Güçlü, Kadıköy Süreyya Operası önünde “Yeni Yargı Paketi”ne ilişkin basın açıklaması yaptı. Yargı paketinin içinde kadın ve çocuk düşmanı düzenlemeler olduğuna dikkat çeken kadınlar, “Bir kişi daha eksilmemek için, kadın cinayetlerine imkân sağlayan eşitsizlik koşullarını ortadan kaldırmak için bu yargı paketine hep birlikte dur demek, aklınıza bile getirmeyin demek zorundayız” açıklamasında bulundu.

“Nafakanın gaspına, istismarın affına hayır” pankartının taşındığı eylemde, Kadınlar Birlikte Güçlü adına basın açıklamasını Seher Kalkan ve Aysun Çeper yaptı.

Emine Bulut’un ‘yaşamak istiyorum’ derken öldürülmesinin, bunun üzerine yükselen infialin, yetkililerden ‘kadın cinayetlerinin arttığı’ itirafının üzerinden daha iki ay geçti, geçmedi” diyen Kalkan, verilen sözlerin unutulduğunu savaşın her türlü itirazı bastırdığını, kadınları korumak, erkek şiddetini engellemekle yükümlü yetkililerin yine kadın haklarına göz diktiğini belirtti.

Nafaka hakkının engellenmesinin kadınları geçinebilmek için şiddet dolu evliliklere mahkum etmek ve daha fazla kadın cinayetine davetiye çıkarmak olduğunu belirten Kalkan, kadınların ekonomik hakları güvence altına alınmadan şiddetten uzak bir hayatın kadınlar için hayal olduğunu ifade etti.

“İstismarın affına hayır”

Öte yandan meclisteki yargı paketi içerisinde nafaka hakkı gaspının yanı sıra, 2016 ve 2018’de iki kez meclis gelen ve kadınların karşı çıkmasıyla meclisten geçemeyen “çocuk istismarı affı”nın da bulunduğunu dile getiren Çeper, “Çocuk hamileliklerinin, evlilik içinde kadınlara yönelik şiddetin böyle tavan yaptığı bir dönemde üçüncü defa karşımıza gelmesini anlamakta zorlanıyoruz” dedi.

TCK’nın 103. Maddesine göre 15 yaş altı çocukların cinsel istismarının şikayete bağlı olmaksızın suç olduğunu dile getiren Çeper, yargı paketi ile bu suçun, şikayete dolayısıyla rızaya bağlı hale geleceğini aktardı.

Çeper açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi:

16 yaşından itibaren mahkeme kararıyla resmi nikâh yapılabilen, 15 yaşından itibaren ise cinsel ilişkinin ve hatta imam nikâhıyla evliliğin suç olmadığı ülkemizde şimdi de 15 yaşın altında imam nikâhlı “evliliği” tartışır hale getirildik. Bir de “aradaki yaş farkının en fazla 10 olması ve şikâyet olmaması” gibi cümleler duyuyoruz. Bu 11 yaşında bir kız çocuğunun 21 yaşındaki bir adamla imam nikâhıyla evlenmeyi “isteyebileceği”, 12-13 yaşında hamile kalıp çocuk doğurmasında bir sakınca veya suç unsuru olmayacağı anlamına geliyor, farkında mısınız?

Böyle bir af kadınların “mağduriyetini” ortadan kaldırmaz, yeni ve hatta daha ağır mağduriyetlere kapı açar! Biz cezaların ağırlaştırıldığı 2014 senesinde de ağır cezanın çözüm olmadığını, bunun tam tersine cezasızlığa sebep olacağını söyleyerek itiraz etmiştik. Haklı çıktık. Şimdi cezaların ağırlığından ötürü af gerektiğini duyuyoruz! Ama bu af da sorunu çözmek yerine derinleştirecek, biliyoruz. Mağduriyeti önlemenin tek yolu bu yaşın altındaki istismar vakalarını evliliğe bağlı afla meşrulaştırmak yerine etkili ve hızlı kovuşturmak, davaların 10 yıl sürmesine müsaade etmemek! Çocuk yaşta evliliğe, hamileliğe göz yummamak! Aksi göz göre göre evlilik yaşını 15’in altına düşürmek demek. Kız çocuklarına bu ülkede size gelecek yok demek.

Bir kişi daha eksilmemek için, kadın cinayetlerine imkân sağlayan eşitsizlik koşullarını ortadan kaldırmak için bu yargı paketine hep birlikte dur demek, aklınıza bile getirmeyin demek zorundayız.

Sendika.Org