Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Akıncı: “Barışı savunmak ne zamandan beri suç oldu?”

Türkiye'nin Suriye’nin kuzeydoğusunda yürüttüğü savaşa ilişkin “Barış Pınarı desek de akan su değil kandır” diyen ve bu sözleriyle Erdoğan'ın tepkisiyle karşılaşan Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı eleştiriler karşısında yazılı bir açıklama yayımladı

Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Akıncı: “Barışı savunmak ne zamandan beri suç oldu?”

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda yürüttüğü savaşa ilişkin “Barış Pınarı desek de akan su değil kandır. Bu nedenle bir an önce diyalog ve diplomasinin devreye girmesi en büyük dileğimdir” diyen ve bu sözleriyle Erdoğan’ın tepkisiyle karşılaşan Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı eleştiriler karşısında yazılı bir açıklama yayımladı.

Akıncı yayımladığı açıklamada “Kıbrıs Türk halkının telkinlerle değil kendi iradesiyle karar verebilecek olgunluğa ulaştığı inancındayım” ifadesini kullandı.

Sözleri sebebiyle hedef olan Mustafa Akıncı yaptığı açıklamada “Sosyal medya üzerinden birkaç gün önce belirttiğim görü��ler, inandığım samimi düşüncelerimdir. Ne var ki bu düşünceleri doğru anlamak yerine, haksız ve orantısız eleştiriler yapılmış, bunun da ötesinde sosyal medya aracılığı ile organize biçimde iğrenç küfür ve tehditlerle dolu saldırılar gerçekleştirilmiştir. Bu düzeysizlik halen devam etmektedir” ifadelerine yer verdi.

“Farklı görüşlere saygı gösterilmesi ise sağlıklı ilişkinin bir gereğidir”

Kendisinin hedef gösterilmesine karşı “Farklı görüşlere saygı gösterilmesi ise sağlıklı ilişkinin bir gereğidir” diyen Akıncı açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:

Yapılan bazı açıklamalarda şahsım için kullanılan haksız ve yaralayıcı ifadeleri esefle karşılıyor, sahiplerine iade ediyorum. Barışı savunmak ne zamandan beri suç oldu? Bu istemin suçlanıp karalanması kime ne kazandırır? Kıbrıs Türk Halkı Türkiye ile tarihten gelen dostluk ve kardeşlik bağlarına büyük önem veren bir halktır. Görev sürem boyunca bu önemin idraki içerisinde karşılıklı saygı temelinde ilişkilerin gelişmesine çaba harcadım. Ama her konuda her zaman aynı düşünüp aynı davranış biçimini sergilemek mümkün değildir. Farklı görüşlere saygı gösterilmesi ise sağlıklı ilişkinin bir gereğidir. Kıbrıs Türk Halkı ve devletinin bugünkü konuma ulaşmasında elbette Türkiye’nin yıllarca yaptığı katkının ve verdiği desteğin büyük payı vardır. Aynı zamanda Kıbrıslı Türkler bugünlere kendi büyük mücadeleleri ile de ulaşmışlardır. Kıbrıslı Türkler bu adada var olabilmek için direnmeselerdi, bugünlere hiç ulaşılamazdı. Kendi demokrasimiz içinde var olan makamlar ve en başta Cumhurbaşkanlığı da halkımızın özgür iradesiyle şekillenmektedir. Kıbrıs Türk Halkının telkinlerle değil kendi iradesiyle karar verebilecek olgunluğa ulaştığı inancındayım.

Ne olmuştu?

Akıncı’nın “1974’te biz adına Barış Harekatı desek de bu bir savaştı ve akan da kandı. Şimdi Barış Pınarı desek de akan su değil kandır. Bu nedenle bir an önce diyalog ve diplomasinin devreye girmesi en büyük dileğimdir” ifadelerine karşı Erdoğan “Biz neyin mücadelesini veriyoruz, bu beyefendi neyin mücadelesini veriyor? Yeri geldiğinde bizden gerekli cevabı alacaktır” demiş ve Akıncı’yı hedef göstermişti.

Sendika.Org