Kayyum darbesine tepkiler: “Susmayacağız, durmayacağız”

AKP’nin Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediyelerine yönelik kayyum darbesine tepkiler sürüyor

Kayyum darbesine tepkiler: “Susmayacağız, durmayacağız”

İçişleri Bakanlığı tarafından Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediye başkanlarının görevlerinden alınıp yerlerine kayyum atanmasına dört bir yandan tepkiler sürüyor.

AKP BİR KEZ DAHA DARBE YAPTI: DİYARBAKIR, VAN VE MARDİN BELEDİYE BAŞKANLARI GÖREVDEN ALINDI

“Susmayacağız, durmayacağız”

Kayyum darbesi sonrası toplanan HDP Merkez Yürütme Kurulu, toplantı sonrasında “Susmayacağız, durmayacağız” başlıklı yazılı açıklama yaptı.

Bu yeni ve açık bir siyasi darbedir” denilen açıklamada, AKP iktidarının demokratik meşruiyetinin kalmadığı belirtildi ve sonda şu çağrı yapıldı:

Türkiye’nin her bir köşesinde 31 Mart ve 23 Haziran’da oy kullanmış, AKP-MHP ittifakının kaybetmesi ve demokrasinin kazanması için çalışmış olan herkese çağrımızdır. Bu sadece HDP’nin ve Kürt halkının sorunu değildir; tüm Türkiye halklarının, tüm demokrasi güçlerinin ortak sorunudur. Susmayın, susmak onaylamaktır.

Açıklamanın tamamı için tıklayınız!

Halkların Demokratik Kongresi: “Halklarımız darbeciliğin karanlığına teslim olmayacak”

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) yayımladığı yazılı açıklamada kayyum atamalarını “darbe girişimi” olarak değerlendirdi. HDK yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Bu darbe teşebbüsü, demokratik iradeye ve barışa karşı yürütülen savaş politikalarının ayrılmaz bir parçasıdır; İmralı’da yapılan görüşmelerde bir kere daha ortaya konulan barış aklına karşı savaş aklının hâkim kılınması girişimidir. Burada gösterilecek her tereddüt, darbenin sonuçlarıyla karşılaşmak için sıra beklemek anlamına gelecektir. Bugün Kürt halkının iradesinin gaspına sessiz kalmak, İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Antalya ve diğer belediye başkanlarını seçen halk iradesinin de aynı tehdit ile karşı karşıya olduğunu görmemek anlamına gelir.

Halkevleri: “Halkın iradesini kayyumlarla gasp edemezsiniz!”

Halkevleri Merkez Yürütme Kurulu, “Halkın iradesini kayyumlarla gasp edemezsiniz!” başlıklı yazılı bir açıklama yaptı:

31 Mart seçimlerinde ağır bir yenilgi alan Saray rejimi intikam için halkın iradesini tanımıyor. Seçimlerden iki buçuk yıl önce kayyum atanarak gasp edilen halk iradesi bir kez daha bir saray darbesi ile gasp ediliyor.

Diyarbakır Büyükşehir’i 1,5 Milyar, Van Büyükşehir’i 1,5 milyar TL, Mardin Büyükşehir’i 1 Milyar TL borç içine sokanlar, belediyeleri israf, yolsuzluk ve kamu zararı batağına sokanlar tekrar kayyum olarak atanıyorlar. Belediye kaynaklarını iktidarın seçim çalışmalarına harcayanlar, tonlarca baklava ve kuruyemiş faturalarının sahipleri tekrar kayyum olarak atanıyor.

Hepimiz biliyoruz ki bu intikam darbesinin esas nedenlerinden birisi de Batıda AKP’nin seçim yenilgisine yol açan, Kürt halkının İstanbul ve diğer illerde gösterdiği seçim tutumudur. Kürt halkının özgürlük talebinin batıda demokrasi isteyen yurttaşlarımızla kalıcı bir şekilde birleşebilme ihtimali ve iradesidir.

AKP/Saray rejimi faşist karakterini bir kez daha gösterdi. 31 Mart seçimlerinde, batıdaki en önemli belediyeleri alan muhalefet de tehdit altındadır. Bu saldırganlık ancak ortak mücadele ile geri püskürtülebilir.

Şimdi Kürt halkının iradesine saygı göstermeyenlere karşı kardeşliğin dayanışmanın zamanıdır.

CHP’li Özel: “AKP faşizmi seçti”

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel Twitter’dan paylaştığı mesajda kayyum darbesine tepki göstererek “Son yol ayrımındaki AKP iktidarı yine demokrasiyi değil faşizmi seçti” dedi.

CHP’li vekillerden kayyum darbesine tepki

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu Twitter’dan yaptığı açıklamada “Kayyum atanması hukuka aykırı, halkın seçimle siyasal tercihlerine darbedir” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu ise “Bunun anlamı sadece demokrasinin iptal eğilmesi değil, aynı zamanda halkın meşru siyasetten umudu kesmesinin istenmesidir” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu: “Milletin iradesini yok saymak kabul edilemez”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu Twitter’dan paylaştığı mesajda kayyum darbesine tepki göstererek “Demokrasiyle ve demokratik teamüllerle izah edilemez. Milletin iradesini yok saymak kabul edilemez” dedi.

Soyer: “Dayanışma içinde olmak zorundayız”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer konuyla ilgili Artı Gerçek’e konuştu. Soyer, “Her koyun kendi bacağından asılmıyor bu memlekette. Birimizin başına gelen ondan sonra hepimizin başına geliyor. Onun için uyanık ve dayanışma içinde olmak zorundayız. Bunun da gereğini yapacağız” sözlerini kaydetti. Hukuki, siyasi her şey belediye mevzuatında yazılı ama bunlar yok sayılarak, büyük bir keyfiyetle ve hiçbirimizin sebebini bilmediği bir şekilde görevden alınıyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Bu her gün demokrasiden uzaklaşmamızın göstergesi. Diliyorum ki devamı gelmez, diliyorum ki en kısa sürede şeffaf bir şekilde gerekçeler ortaya konur. Kamu vicdanını rahatlatacak şeyler söylenir. Aksi takdirde bunlar kabul edilemez” diye konuştu.

KESK: “Demokrasinin son kırıntılarına bir darbe daha indirildi!”

Seçimleri anlamsızlaştırmak, ortadan kaldırmak ve tek adam rejimini hakim kılmak için AKP’nin kayyum politikasını sürdürdüğün altını çizen KESK açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Şimdi de seçimleri anlamsızlaştırmak, ortadan kaldırmak ve böylece umutsuzluğu hâkim hale getirerek tek adam rejimine teslim olmamızı hedefliyorlar. 19 Ağustos’ta, Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanlarının görevden alınarak yerlerine valilerin kayyum olarak atanması, meclis üyelerinin tümünün gözaltına alınması tam da bu amaçla yapılmaktadır. Üç büyükşehir belediye başkanının da %50’lerin çok üzerinde oy aldığı düşünüldüğünde vahim bir siyasal darbe ile karşı karşıya olduğumuz görülmektedir.

Açıklamanın tamamı için tıklayınız!

TMMOB: “Halk iradesine vurulan bu darbeden derhal vazgeçilmelidir”

“Seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınması sadece halk iradesine değil, halkın demokrasiye ve seçimlere olan inancına da darbe vurmaktadır” diyen TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından açıklama yapıldı:

Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atanmasını kınıyoruz. Belediye başkanları hakkında yürütülen adli-idari soruşturmalar bahane edilerek yapılan bu görevden almaların demokrasiyle ve hukukun üstünlüğü anlayışıyla bağdaşır hiçbir yanı bulunmamaktadır.

Açıklamanın tamamı için tıklayınız!

EMEP: “AKP baskı ve şiddetle yol almaya çalışmaktadır”

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan “Kayyım halk iradesine ve demokrasiye darbedir” başlıklı yazılı açıklama yayımladı. Yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Halkın iradesini tanımayan, halkın tercihlerini kabullenmeyen bu politikalar siyasi iktidarın Suriye politikasından bağımsız değildir. Bölgede söz sahibi olmanın yolunun Kürt halkının taleplerini ve iradesini kırmaktan geçtiğine inanan siyasi iktidar içeride bu operasyonları yürütürken, bölgede ABD ve Rusya ekseninde pazarlıkları sürdürmektedir. Suriye’de istediği amaca ulaşamayan iktidar içeride Kürt sorununa yönelik baskı ve şiddetle yol almaya çalışmaktadır.

Açıklamanın tamamı için tıklayınız!

DİSK: “Seçimle gelen seçimle gitmedi”

Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerine kayyum atanmasıyla ilgili olarak DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu açıklama yayımladı:

31 Mart 2019 yerel seçimlerinden itibaren, seçme ve seçilme hakkına yönelik ardı ardına gelen müdahalelerin hiç kimseye bir faydası olmayacaktır. Seçimle gelenler, seçimle gitmelidir. Halkın seçme ve seçilme hakkını ortadan kaldıracak girişimlere karşı, ülkemizi, geleceğimizi, demokrasiyi, adaleti ve toplumsal barışı savunmak hepimizin görevidir.

Açıklamanın tamamı için tıklayınız!

İHD ve TİHV: “Demokrasinin ilk şartı seçmen iradesini tanımaktır”

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) tarafından, İçişleri Bakanlığı kararı ile HDP’li Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediye başkanlarının görevden alınmasına ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Halk iradesine bu kadar fütursuzca müdahale edilmesi çeşitli barış çabalarının yapılmak istendiği bir döneme denk getirilmiştir. HDP’nin DTK ve HDK ile birlikte 4 Ağustos 2019 tarihinde kamuoyuna barış çağrısı yapmıştır. Keza, avukatları ile en son 7 Ağustos 2019 tarihinde görüşen Abdullah Öcalan da yeni bir barış süreci için inisiyatif alabileceğini duyurmuştur. Böylesi dönemlerde siyasi iktidarın tamamen güvenlikçi politikaları devreye sokması anlaşılır değildir.

Açıklamanın tamamı için tıklayınız!

Mülkiyeliler Birliği: “Belediye başkanları hızla görevlerine iade edilmeli”

İçişleri Bakanlığı’nın seçmen iradesini gasp eden bu kararının, siyasi iktidar tarafından makbul görülmeyen tüm muhalif belediyeler için ağır bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Seçilmiş belediye başkanlarının hızla görevlerine iade edilmesi ve bu uygulamaya son verilmesi siyasal yaşamımız için hayati önem taşımaktadır” ifadeleri yer aldı.

Açıklamanın tamamı için tıklayınız!

Maçoğlu: “Kayyum atanmaları hukuksuzdur”

Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu Twitter’dan paylaştığı mesajda kayyum atamalarına tepki göstererek “Belediye başkanlarının görevden alınması ve yerlerine kayyumlar atanması hukuksuzdur ve hiçbir demokrasi ilkesiyle bağdaşmamaktadır” dedi.

Sosyalist Kadın Meclisleri: “Kadın düşmanı AKP’ye karşı irademize sahip çıkacağız”

Sosyalist Kadın Meclisleri direnişi büyütme çağrısında bulundu:

Biz kadınlar, sarayın cinsiyetçi politikalarına son verecek olan irademize sahip
çıkmaktan geçtiğini biliyoruz. Bu nedenle tüm kadınları Kürt kadınları başta
olmak üzere iradesi gasp edilmeye çalışan kadınlar, gençler ve halkların
direnişini birlikte büyütmeye çağırıyoruz.

ESP: “Kayyum darbesine birleşik mücadeleyle cevap verelim”

ESP Genel Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada “Saray cuntası ve faşist şef, emekçi Kürt halkımıza karşı yürüttüğü kirli savaş politikasını bir kez daha sarıldığı kayyum darbesiyle derinleştiriyor” ifadesine yer verildi.

ESP: “Amed halkı, Saray’a iradesini teslim etmeyecek”

ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran kayyum darbesine tepki göstererek “Türk halkımızı Kürt halkıyla el ele vermeye, birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz” dedi.

CHP Gençlik Kolları: “Kararı tanımıyoruz”

CHP Gençlik Kolları Başkanı Emre Yılmaz’ın imzasıyla yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

19 Ağustos 2019 sabahı Van, Diyarbakır ve Mardin Büyükşehir Belediyeleri’ne AKP iktidarı tarafından “kayyum” adı altında yapılan bu darbeyi kınamakla yetinmiyor; bu kararı tanımıyoruz.

ÖHD: “Sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız”

Özgürlük için Hukukçular Derneği’nden (ÖHD) yapılan açıklamada “Kürt halkının iradesini yok sayanlar şunu asla unutmamalıdır; pervasızlık düzeni içinde hukuk kurallarının askıya alınması, hiçbir zaman hukuk önünde hesap verilmeyeceği anlamına gelmemektedir” ifadelerine yer verildi.

İzmir Barosu: “Anti-demokratik tavrın bir tezahürüdür”

İzmir Barosu kayyum darbesine karşı açıklama yayımlayarak şu ifadelere yer verdi:

Herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın üç belediye başkanının görevden alınmış olması seçim öncesi yürütmenin başı tarafından “seçilirlerse kayyum atarız” şeklinde ortaya konan anti-demokratik tavrın bir tezahürüdür. Bu hukuksuz anlayışın sonucu olarak meşru ve demokratik yollar yurttaşların bir bölümüne fiili olarak kapatılmıştır.

İstanbul Tabip Odası: “Bu karanlıktan hep birlikte çıkacağız”

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Bu yapılan 23 Haziran İstanbul seçimi yenilgisinin acısını çıkartma amaçlı bir intikam operasyonudur. Bu yapılan “Demokrasi bir tramvaydır, gittiğimiz yere kadar gider, orada ineriz.” zihniyetinin bir yansımasıdır. Bu yapılan bütün topluma korku salmayı, bütün muhalefeti yıldırmayı, susturmayı, sindirmeyi, hedefleyen bir AKP-Saray darbesidir.

TKP: “Kural ve hak tanımayan AKP’nin kararlarının hiçbir meşruiyeti yoktur”

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Merkez Komitesi yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

AKP ise 17 yıl süresince hep yanlışı, kötüyü, adaletsizliği savunmuş ve her geçen gün daha da kuralsız hareket etme ihtiyacı duymuştur. Çünkü AKP bir karşı devrimci güçtür. Karşı devrimci bir gücün kararlarının sadece kurallara uygunluğu değil, mantığa uygunluğu ve meşruiyeti de yoktur.

Sendika.Org