Ersoy’dan ATV’ye Kaz Dağları tepkisi: “Suç ortaklığı yapıyorlar”

Kaz Dağları’ndaki Su Ve Vicdan Yürüyüşü’ne destek olduğu için ATV tarafından hedef gösterilen HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy “Oradaki doğa katliamını değil bizim bu katliamı protesto etmemiz haberleştirildi” dedi ve kanalın suç ortaklığı yaptığını belirtti

Ersoy’dan ATV’ye Kaz Dağları tepkisi: “Suç ortaklığı yapıyorlar”

HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, Kaz Dağları’ndaki talana ve ranta karşı gerçekleştirilen Su Ve Vicdan Yürüyüşü’ne katıldığı için ATVtarafından hedef gösterilmesine dair yazılı açıklama yaptı.

ATV, KAZ DAĞLARI’NDAKİ KATLİAMI PROTESTO EDENLERİ HEDEF GÖSTERDİ

Doğup büyüdüğüm topraklarda iktidar ve sermaye eliyle yapılan talanı tüm kamuoyu ile paylaşmak, halkın temsilcisi olarak benim temel sorumluluğumdur” diyen Ersoy, Turkuvaz Grubu’na bağlı ATV’nin ise Kaz Dağları’ndaki talanı görmeyip, doğa katliamına karşı mücadele edenleri hedef gösterdiğini belirtti.

Oya Ersoy’un “Siz yokken burada duran ağaçlar, siz giderken de Kaz Dağları’nda selam duracaklar” başlıklı açıklamasının devamı şöyle:

ATV’nin iktidarın yayın organı olma sürecini kamuoyu tüm ayrıntılarıyla bilmektedir. Bu kanalın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hizmet aşkıyla yanıp tutuşan dünürleri ve eniştesinin ortak olduğu Kalyon Grubu’nun da hissedarı olduğu Zirve Holding’e nasıl geçtiği ortadadır.

Kalyon Holding, Gaziantep’te faaliyet gösteren bir şirket iken Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmasıyla eş zamanlı olarak büyümüş; yatırımlarını İstanbul’a sıçratmış ve AKP’nin iktidara geldiği 2000’li yıllardan bu zamana kadar zenginleşmeye devam etmiştir.

“İstanbul’un nefesini kesen birçok proje bu ortaklıkla yapıldı”

AKP iktidarının bugüne kadar “gurur tablomuz” dediği, aslında kamunun çıkarları yerine sermayenin çıkarlarını gözettiği neredeyse bütün mega projeler bu şirket grubu tarafından ya da bu şirket grubu ortaklığı ile yapılmıştır.

Sabah-ATV Grubu’nun Çalık Holding’ten satın alınırken oluşturulan havuza dahil olan Kalyon, Cengiz ve Kolin şirketlerinin yapılan ve yapılması planlanan ‘mega projeler’ için ihale sözü aldıkları çeşitli defalar basına yansımıştır.

Zirve Holding’in medya dışı faaliyetlerine bakıldığında holdinge bağlı Kalyon İnşaat şirketi aracılığıyla İstanbul’un nefesinin kesildiği İstanbul Havalimanı’ndan, Çanakkale-Ezine-Ayvacık Yolu’na, çeşitli altyapı ve otoyol işlerine kadar pek çok projeye imza attığı görülmektedir.

“ATV’nin sözcülüğünü yaptığı suç ortaklığı”

Bu şirketler AKP iktidarı döneminde neredeyse “ayrıcalıklı şirket” statüsüne yükseltilmiş; her mega projenin ihalesini aldıkları gibi şantiyelerinde yaşanan iş cinayetlerinden hak gasplarına kadar her türlü suçun üstü örtülmüştür.

İstanbul Havalimanı inşaatını, harc��na işçi kanı katarak hızlandıran müteahhitlerin Kuzey Marmara Otoyolu inşaatında çöken viyadüğün altında kalan 4 işçinin hayatını kaybettiği faciada da karşımıza çıkması tesadüf değil, iktidarın yağma, talan ve sınırsız sömürü politikalarının sonucudur.

Bu şirketlere ülkenin değerleri “mega projeler” adı altında peşkeş çekilmiş, karşılığında ise tam bir sorumsuzluk ve cezasızlık sunulmuştur. ATV’nin sözcülüğünü yaptığı suç ortaklığının altında yatan gerçek budur.

“Memleketi savunmaktan vazgeçmeyeceğiz”

Ekonomik krizin derinleşmesi ile birlikte halkın yararını değil, sermayenin çıkarını düşünenler bugün talanın boyutlarını arttırmaktadır.

Kaz Dağları’nda, Eskişehir’de, Hasankeyf’te, Çorum’da, Dersim’de ve İznik’te yaptıkları talana halkın müsaade etmeyeceğini gördükçe çareyi her yere ve doğayı savunan herkese saldırmakta görüyorlar.

Gezi Direnişi’nden bu yana kentini, toprağını, suyunu savunanlardan korkuyor; sermayeyi ve kendi çıkarlarını korumak için neoliberal talan karşısında direnenleri provokatör ilan ediyorlar.

Kentlerin, okulların, hastanelerin yağmasına, doğanın talanına karşı yıllardır Halkın Hakları için mücadele eden, bir dönem genel başkanlığını yapmaktan onur duyduğum Halkevleri’nde, sokakta ve mecliste, sermaye ve iktidar talanına karşı doğayı ve yaşamı savunmayı kendimize görev bildik.

Biz bu ülkenin yurtseverleriyiz, kentlerin yağmalanmasının ve doğanın talanının karşısında gerçekleri söylemekten, memleketi savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. Memleketimizin bir karış toprağını, sermayenin rantına teslim etmeyecek, parsel parsel satmanıza izin vermeyeceğiz. Bu memleket bizim.

Sendika.Org