Krizin izleri işkolu istatistiğine yansıdı – Ergün İşeri

İşkollarına göre sigortalı istihdam ve sendikalaşma oranlarını gösteren resmi veriler, Haziran 2018’den beri gündemde olan ekonomideki kriz, döviz kuru sorunu, küçülme eğilimleri konusundaki iktidarın iddialarının tümüyle yanlış olduğunu gözler önüne seriyor

31 Ocak 2019 tarihli Resmi Gazete yayınlanan “2019 Ocak Ayı İstatistikleri” tebliği istihdama ilişkin verileri de gözler önüne serdi.

Sigortalı olarak çalışanların sayısında Temmuz 2018 dönemine göre yüzde 5,03 oranında azalma oldu. Bir önceki dönemde 14 milyonu aşan çalışan sayısı, Ocak 2019’da 13 milyon 200 bin seviyesine düştü.

Çalışan sayısında en fazla azalmanın yüzde 30 oranıyla inşaat işkolunda olduğu, bunu yüzde 15,5 ile konaklamanın izlediği görüldü.

Çimento, toprak ve cam (yüzde 14,64), madencilik ve taş ocakları (yüzde 11,19) ve avcılık, balıkçılık, tarım ve ormancılık (yüzde 11,09) yine yoğun istihdam kaybının yaşandığı işkolları arasında yer aldı.

Bütün bu genel veriler, Haziran 2018’den beri gündemde olan ekonomideki kriz, döviz kuru sorunu, küçülme eğilimleri konusundaki iktidarın iddialarının tümüyle yanlış olduğunun kanıtına dönüştü.

İktidarın, stajyer, bursiyer vs. isimler altında kamu kaynaklarından (İşsizlik Fonu) işverenlere ücretsiz işgücü sağlayarak istihdam verilerine uyguladıkları hormon tedavisinin de çare olmadığı ortaya çıktı.

Sendikalı işçi oranı artıyor ama…

Çalışan sayısındaki azalma ile birlikte sendikalı ve sendikasız işçi sayılarında da değişiklikler meydana geldi. Çalışan sayısındaki azalmaya paralel bir şekilde sendikasız işçi sayısında da düşme ortaya çıktı.

Buna karşılık aynı dönem içinde sendikalı işçi sayısı yüzde 3,16 oranında arttı. Temmuz 2017’den bu yana ortalama yüzde 5 oranında artış gösteren sendikalı üye oranı dikkate alındığında yüzde 3’lük artış bu alanda da tehlike sinyalleri vermeye başladı.

Genel olarak bakıldığında, sürmekte olan sendikalı (yüzde 13,86) sendikasız (yüzde 86,14) farklılığı yine de büyük bir sorun olarak işçi sınıfının önünde durmaktadır.

Bakanlık kayıtlarına göre 20 işkolunda faaliyet gösteren sendika sayısı bir önceki döneme göre 169’dan 172’ye çıktı. Farklı işkollarından 3 sendika Bakanlık listesinden düşerken, yine farklı işkollarından 6 yeni sendika listeye eklendi.

Sendika sayılarında küçük de olsa değişiklik gözlenirken, yüzde 1’lik işkolu barajını aşan sendika sayısında (55) bir değişiklik yaşanmadı.

İşkollarına göre sendikalı olanlarda artış en çok genel işler işkolunda (yüzde 10,26) olurken, bu işkolunu sağlık ve sosyal hizmetler (yüzde 5,93), konaklama ve eğlence (yüzde 5,82), taşımacılık (yüzde 4,97) ve ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar (yüzde 4,07) izledi.

Öte yandan işkolları içinde sendikalı sayısının en yoğun azaldığı işkolları ise ağaç ve kağıt (yüzde 3,70), avcılık, balıkçılık, tarım ve ormancılık (yüzde 3,36) ve metal (yüzde 2,66) işkolları oldu. Sendikalar içinde en çok üye kaybını 4.710 üye ile Öz-İş (Hak-İş), 3.914 üye ile Türk Metal (Türk-İş), 3.776 üye ile Çelik-İş (Hak-İş), 1.471 üye ile Öz Orman-İş (Hak-İş) yaşadı. Metal işkolunda Türk-İş ve Hak-İş üyesi iki sendika ciddi üye kayıpları yaşarken, DİSK üyesi Birleşik Metal-İş’in kaybı sadece 10 üye ile kaldı.

Üye artışları yönünden sendikalara bakıldığında 28.843 üye ile Hizmet-İş (Hak-İş), 10.626 üye ile Genel-İş (DİSK), 6.163 üye ile Özgüven-Sen (Hak-İş) ilk sıraları aldı.

Konfederasyonların durumu

Bakanlık tarafından yayınlanan istatistikte son iki dönemdir konfederasyon üye sayılarına da yer verilmeye başlandı. Ocak 2019 istatistiğinde konfederasyonlar ve üye sayıları şu şekilde verildi:

  • Türk-İş………….. 975.300
  • Hak-İş………….. 684.144
  • DİSK…………….. 171.428
  • Tüm-İş………………… 839
  • Birlik-İş……………….. 372
  • Bağımsız…………. 26.955

Bu verilere bakıldığında toplam sendikalı işçilerin yüzde 98’inin Türk-İş, Hak-İş ve DİSK üyesi sendikalarda toplandığı anlaşılmaktadır.

Geçmiş yıllarla birlikte konfederasyon sayıları incelendiğinde Türk-İş ile Hak-İş arasındaki farkın giderek artan oranda kapanmaya devam ettiği görülebilmektedir. Özellikle 2016 sonrasında Hak-İş’in belirgin bir şekilde üye sayısını artırdığı, buna karşılık Türk-İş’in üye artış oranının düşük kalması nedeniyle aradaki farkın hızla düştüğü grafiklerle de izlenebilmektedir.

DİSK ise düşük oranlı bir artış ile genel olarak mevcut konumunu koruyan bir hat izlemeye devam etmektedir.

Hak-İş’in üye sayısındaki artışın hemen hemen tümüyle iktidarın etki alanındaki işkollarında olması, büyümenin kaynağı konusunda bağlantıyı her istatistikte belirginleştirdi.