Demirtaş’ın avukatlarından Anayasa Mahkemesi’ne başvuru

Tutuklu HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatları, verilen hapis cezasına Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi  maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 20 Kasım 2018’de tutuklu HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, tutukluluğunun “özgürlük ve güvenlik hakkı”, “makul bir süre içinde yargılanma ya da yargılama süresince serbest bırakılma hakkı” ile “serbest seçim hakkı”nın ihlal edildiğini söyleyerek Selahattin Demirtaş’ın salıverilmesini talep etmişti. Fakat AİHM’nin kararından bir gün Demirtaş’ın dosyasını incelemeye alan İstinaf Mahkemesi, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Demirtaş’ın 17 Mart 2013’de yaptığı Newroz konuşmasını gerekçe göstererek verdiği 4 yıl 8 ay hapis cezasını onamıştı.

Demirtaş’ın avukatları, Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin bir dizi maddelerinin ihlal edildiğini belirterek 31 Aralık 2018’de Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaptı. Konuya ilişkin açıklama yayımlayan avukatlar, AİHM’nin kararında Demirtaş’ın tutukluluğunun nedeninin “çoğulculuğu boğmak ve siyasi tartışma özgürlüğünü kısıtlamak” olduğunu ifade ettiğini anımsattı. Avukatlar, kararda tehdit altında olanın yalnızca Demirtaş’ın bireysel hak ve özgürlükleri değil, tüm demokratik sistem olduğu sonucuna ulaşıldığını kaydederek Tayyip Erdoğan’ın “Bizi bağlamaz. Karşı hamlemizi yapar, işi bitiririz” dediğini hatırlattı.

“Demirtaş, sistematik bir ceza tehdidi ile karşı karşıya”

Avukatlar yayımladıkları açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

Yine, AİHM’in ihlal ve tahliye kararının yayımlandığı gün, Cumhurbaşkanı ve aynı zamanda AKP’nin de Genel Başkanı olan R. Tayyip Erdoğan’ın Ankara Cumhuriyet Başsavcısı ile görüştüğü öğrenilmiştir. Erdoğan’ın 23 Kasım 2018 tarihinde yaptığı, “karşı hamlemizi yapar, bu işi bitiririz” açıklamasındaki ‘karşı hamle’nin, Demirtaş’ın İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nce örgüt propagandası suçunu işlediği iddiasıyla verilen 4 yıl 8 aylık hapis cezasıyla ilgili istinaf başvurusunun esastan reddedilerek verilen hükmün kesinleştirilmesi ve bu suretle AİHM’in kararının boşa çıkartılması olduğu anlaşılmıştır.

Hükümetin yargı üzerindeki aleni baskısı nedeniyle Anayasa Mahkemesi ve AİHM’in vereceği her ihlal kararının yeni bir ceza hükmü ile boşa çıkarılma ihtimali vardır. Bu nedenle Sayın Demirtaş, sistematik bir ceza tehdidi ile karşı karşıyadır. Hükümetin ve yerel mahkemelerin Sayın Demirtaş hakkındaki AİHM kararlarını dahi tanımayan tutumları, görev ve yetkilerini kötüye kullanmaları, Anayasa Mahkemesi’ne önemli bir sorumluluk yüklemektedir.

Sözleşmeden doğan hakların ve kısıtlamaların hükümet ve yerel mahkemeler tarafından bariz bir şekilde kötüye kullanıldığı somut verilerle ortada ve tartışmasızken Anayasa Mahkemesi yapmış olduğumuz başvuruyu ivedi olarak ele almalı ve karara bağlamalıdır. Demirtaş – Türkiye AİHM kararında da, Anayasa Mahkemesi’nin Sayın Demirtaş’ın haksız tutukluluk başvurusunu makul sürede ele almadığı vurgusu yer almaktadır. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin önünde Sayın Demirtaş’ın dosyası kadar acil ve önemli dosya sayısı çok azdır. Tüm bunlar düşünüldüğünde, Anayasa Mahkemesi’nin dosyayı en ivedi şekilde ele alması hakkaniyet açısından şarttır. Nihayetinde Sayın Demirtaş Türkiye siyasetinin en önemli aktörlerinden biri olmayı halen sürdürmektedir. Anayasa Mahkemesi, Sayın Demirtaş’a yönelik bu açık ve pervasız yürütme – yargı saldırısına karşı hukukun üstünlüğünü koruyan bir karar vermelidir.

Sendika.Org