Barış imzacısı TTB eski Başkanı Gürsoy’a ertelemesiz 2 yıl 3 ay hapis cezası

“Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı barış bildirisine imza atan Türk Tabipler Birliği Merkez Konsey eski Başkanı Gençay Gürsoy’a “silahlı terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla 2 yıl 3 ay hapis cezası verildi

7 Haziran 2015 seçimleri öncesinde başta Diyarbakır, Hakkari, Mardin, Şırnak olmak üzere Kürt illerinde şehir kuşatmaları yapılmış ve çok sayıda kişi bu kuşatmalarda hayatını kaybetmişti. Kuşatmalara karşı akademisyenler “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bir barış bildirisi yayımlamış ve imzaya açmıştı. Kısa sürede pek çok akademisyen bildiriye imza atmıştı. İlerleyen zamanlarda ise 1100’den fazla akademisyenle ilgili “silahlı terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla dava açılmıştı. Dava açılan imzacılardan bir tanesi de Türk Tabipler Birliği  (TTB) Merkez Konsey eski Başkanı Gençay Gürsoy’du.

Bugün İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Gürsoy’a 2 yıl 3 ay ertelemesiz hapis cezası verdi. Artı Gerçek’te yer alan habere göre, 79 yaşındaki Gürsoy, bel fıtığı nedeniyle mahkemeye göndermiş olduğu raporun kabul edilmediğini, hakkında “gıyabında” karar verildiğini kaydetti.

TTB Başkanlığı cezayı “ağırlaştırıcı” neden

Gürsoy “TTB Başkanlığı yapmam, ağırlaştırılmış neden sayıldı” dedi. Gürsoy “Röportaj, yazılar, tweetler deniyor ama bunların hiçbiri dosyada görünmüyor. Avukatların haberi yok. Dosyada son dakika yerleştirilmiş ‘deliller’ olarak konuyor ve bütün bunlar ağırlaştırılmış neden sayılıyor” ifadelerini kullandı.

Davalarda 1 sene 3 ay hapis cezası çıktığını, kendisine ise 2 yıl 3 ay ertelemesiz hapis cezası verildiğinin altını çizen Gürsoy, “TTB Başkanlığı suçu ağırlaştırılan neden olarak sayıldı. ‘Propaganda’ yaptığımız iddia ediliyor” dedi.

“Usul açısından bir garabet yaşanıyor”

Gürsoy davadaki usulsüzlükleri  ise şöyle anlattı:

Sadece barış isteyen, 2 binin üzerinde akademisyen bir bildiriye imza atıyor ve bunlar suç sayılıyor. Usul açısından da bir garabet yaşanıyor. Noktası, virgülü aynı iddianame onlarca ağır ceza mahkemesinde yargılanıyor, her biri için başka türlü cezalar veriliyor. Bazıları dosyayı kapatmış durumdalar. Başka bir ceza hukuku maddesine gönderme yaparak erteleniyor. Böyle bir durum. Ne usul ne esas bakımından hukukun geçerli olmadığı bir dönem yaşanıyor.

Sendika.Org