Brexit İngiltere’de siyasi krize yol açtı: Süreç nasıl devam edecek?

AB ve İngiltere heyetleri uzun bir sürecin ardından Brexit anlaşması üzerinde uzlaştı. Ancak İngiltere’de söz konusu anlaşma taslağına hem iktidardaki Muhafazakar Parti’den hem de muhalefetten tepkiler var

AB ve İngiltere heyetleri uzun bir sürecin ardından Brexit anlaşması üzerinde uzlaştı. İngiltere’nin AB üyeliğini 31 Mart 2019’da sona erdirecek olan 585 sayfalık anlaşma taslağı 14 Kasım’da AB tarafından yayımlandı.

Söz konusu taslak metin İngiltere’de iktidardaki Muhafazakar Parti içerisinde tartışma ve istifalara yol açtı.

İngiltere Başbakanı Theresa May, aynı gün birlikten çıkış anlaşmasının müzakere edilebilecek en iyi anlaşma olduğunu savunarak kabinesini taslağa destek vermesi yönünde ikna etti.

Ancak May’in kabinenin “ortak kararı” vurgusunun ardından Londra’da siyasi kriz patlak verdi ve 2 bakan istifa etti.

Brexitçiler: “Anlaşma İngiltere’yi AB kurallarına bağlı kılacak”

BBC Türkçe’nin aktardığına göre bazı Muhafazakar Partili milletvekilleri anlaşmanın “İngiltere’yi önümüzdeki yıllarda AB kurallarına bağlı kılma anlamına gelebileceğini” söyledi. Başlıca Brexitçilerden Jacob Rees-Mogg da uzlaşmayı “çürümüş bir anlaşma” diye tanımladı.

Aralarında Brexit Bakanı Dominic Raab ve Çalışma ve Emeklilik Bakanı Esther McVey’in de bulunduğu bazı hükümet üyeleri 15 Kasım’da istifalarını açıkladı. Başbakan Theresa May ise hem parlamentoda hem de basına verdiği demeçlerde anlaşmayı savunmayı sürdürdü.

İstifa eden Brexit Bakanı Raab anlaşmada “Kuzey İrlanda için önerilen yönetim anlayışını İngiltere’nin bütünlüğü için ciddi bir tehdit” olarak nitelendirdi.

Raab’dan kısa bir süre sonra istifa eden Çalışma ve Emeklilik Bakanı McVey ise “Dün kabineye getirilen anlaşma, referandumun sonucuna saygı göstermiyor” dedi.

Ayrıca dört bakan yardımcısı da görevi bıraktıklarını açıkladı.

Raab’ın istifasının ardından İngiliz Sterlini sert şekilde düştü ve yüzde 1,1 değer kaybederek ABD Doları karşısında 1,28 seviyesine geriledi.

Muhafazakar Parti’den güven oylaması girişimi

İngiltere’nin AB’den tamamen çıkmasını ve gümrük birliği yerine bir serbest ticaret anlaşması yapması savunan iktidardaki Muhafazakar Parti milletvekilleri May’e karşı harekete geçerek güven oylaması için imza toplanmaya başladı.

Muhafazakar Parti tüzüğü gereği böyle bir oylama yapılabilmesi için partinin 48 milletvekilinin imza vermesi gerekiyor.

Henüz kaç milletvekilinin oylama istediği ise belirsiz.

Anlaşmadan muhalefet de memnun değil

Muhalefet partileri de varılan anlaşma taslağından memnun olmadıklarını açıkladı.

Ana muhalefetteki İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn, parlamentodaki oturum sırasında yaptığı konuşmada hükümetin kaos içinde olduğunu söyledi. Üzerinde uzlaşılan anlaşmanın İngiltere’ye muazzam ölçüde zarar vereceğini belirten Corbyn hükümetten anlaşmayı geri çekmesini istedi. “Parlamentonun anlaşma olmadan AB’den ayrılma ve bu anlaşma ile AB’den ayrılma arasında yanlış bir seçim yapmayacağını umduğunu” sözlerine ekledi.

İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı ve İskoç Ulusal Partisi (SNP) lideri Nicola Sturgeon ise Brexit’in İskoçya’nın İngiltere’den ayrılmasına ilişkin tezi güçlendirdiğini söyledi.

AB cephesinde neler yaşandı?

Taslak metnin açıklanması Londra’da siyaset sahnesinin hareketlenmesine neden olurken, AB de 25 Kasım Pazar günü Brexit gündemiyle olağanüstü toplanacağını açıkladı.

AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, May’in zirvede görüşülecek olan metni imzalamasını beklediklerini belirtti.

AB’nin Brexit Başmüzakerecisi Michel Barnier ile birlikte Brüksel’de bir basın toplantısı düzenleyen Tusk, Brexit’in özünde bir “kaybet-kaybet'” senaryosu olduğunu yineledi ve müzakerelerin aslında bir “hasarı asgari düzeye indirme çabası” olduğunu vurguladı.

Barnier, “İki tarafın da önünde hala uzun bir yol var” dedi.

Bundan sonra ne olacak?

25 Kasım’daki AB liderler zirvesinde tarafların bir mutabakata varması ve Brexit anlaşmasını imzalaması halinde İngiltere hükümeti, anlaşmayı parlamentoya sunacak.

İmzalanan anlaşmanın yürürlüğe konabilmesi için İngiltere Parlamentosu’nun da onayı gerekiyor.

Ancak hem hükümetin AB’ye çok fazla taviz verdiğini düşünen Brexit yanlısı muhafazakarların, hem de Brexit’in yeniden referanduma götürülmesini savunan milletvekillerinin süreci parlamentoda bloke etme ihtimali var.

Avam Kamarası’ndaki matematik de May lehine görünmüyor. Hükümete dışarıdan destek veren Kuzey İrlanda’daki Demokratik Birlik Partisi (DUP) ve İşçi Partisi’nin anlaşmaya karşı oy vereceği düşünülüyor. Muhafazakar Parti’den de 25 milletvekilinin anlaşmaya karşı çıkacağı düşüncesi aritmetiği zorluyor.

Anlaşma parlamentodan geçmezse ne olur?

İngiltere Parlamentosu’nun anlaşmaya onay vermemesi halinde ülkenin AB’den anlaşma olmadan ayrılması gündeme gelecek. Bu da özellikle finans piyasaları ve sermaye dünyası için büyük bir belirsizlik anlamına geliyor. Bu durumda hükümetin ne yapılacağına karar vermesi gerekecek.

21 Ocak 2019, AB ile anlaşmanın yapılması için belirlenen son tarih. Eğer bu tarihe kadar Brexit cephesinde ne yapılacağı konusunda bir kesinlik sağlanamazsa, hükümetin 5 gün içinde sonraki planının ne olduğunu açıklaması gerekiyor.

Anlaşmada neler var?

Anlaşma, İngiltere ve AB’nin “boşanmasına” dair konuları kapsıyor:

  • Geçiş aşaması

Ekonominin ani şok geçirmemesi için İngiltere geçici olarak ortak pazarda ve Gümrük Birliği’nde kalacak. Bu aşama 2020 sonuna kadar sürecek ve 1 Temmuz 2020’den önce başvurmak kaydıyla bir kereliğine uzatılabilecek. İngiltere AB kurallarına uyacak, oy kullanamayacak ve üyelik aidatlarını ödemeye devam edecek. İngiltere hükümeti geçiş süresi tamamlandıktan sonra yürürlüğe girmek şartıyla üçüncü ülkelerle ticaret anlaşmaları imzalayabilecek.

  • AB vatandaşları

İngiltere’de diğer AB ülkelerinin üç milyondan fazla vatandaşı yaşıyor. AB ülkelerinde yaşayan İngiltere vatandaşlarının sayısı da 1 milyonu buluyor. Bu kişiler oldukları ya da istedikleri yerde çalışabilecek ya da öğrenim görebilecekler. Sağlık ve emeklilik sigortaları işleyecek, diğer sosyal hizmetlerden de yararlanabilecekler. Ara dönemde AB ülkelerine ve İngiltere’ye yerleşenler de sigortalı olabilecek ve ailelerini yanlarına aldırtabilecekler.

  • Mali yükümlülükler

İngiltere, süresi ayrılış tarihini ve geçiş dönemini aşsa bile üyeliği sırasında üstlendiği bütün yükümlülükleri yerine getirecek. Herhangi bir tutar belirlenmemiş olmakla birlikte İngiltere’nin AB’ye olan borcunun hangi formüle göre hesaplanacağı kesinleşti. Londra yönetimi meblağın 40 ile 45 milyar avro arasında olacağını tahmin ediyor. İngiltere 2020 yılına kadar birliğin mali planlamalarına dahil olacak. Geçiş süresinin uzatılması durumunda da bu tarih değişmeyecek.

  • Kuzey İrlanda

Kuzey İrlanda ile AB üyesi İrlanda arasındaki sınırın statüsü Brexit görüşmelerinin en çetrefilli konusunu oluşturuyor. 1998’de imzalanan Paskalya Anlaşması’nda sınır kontrollerinin kaldırılması öngörülürken Brexit  ile gümrük ve pasaport kontrollerinin yeniden başlatılması gerekecek. Bunu ne Kuzey ne de Serbest İrlanda istiyor.

Geçiş süresinin tamamlanmasına en geç altı ay kala ikili ticaret anlaşması imzalanması öngörülüyor. Bu başarılamadığı takdirde geçiş süresi uzatılacak ya da bütün Büyük Britanya çözüm bulunana kadar gümrük birliğinde kalacak. AB’nin ortak pazar kuralları Kuzey İrlanda’da da geçerli olacak. Böylece yeniden sınır bariyerleri kurulmasına ve gümrük kontrollerinin başlatılmasına gerek kalmayacak.

Sendika.Org, BBC Türkçe, DW Türkçe