ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği’ni onlar mı yapıyor? Limak yetkilileri konuştu…

ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği inşaatı ihalesini, AKP’ye yakınlığıyla bilinen Limak İnşaat’ın ortak olduğu Desbuild Limak D&K’nin kazandığı ortaya çıkmıştı. Sendika.Org’a konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Limak Yönetim Kurulu Basın Danışmanı Evrim Engin projede bizzat yer almadıklarını ancak ihaleyi ortaklarının üstlendiğini belirtti. Öte yandan İsrail’in işgal ve ayrımcılık politikaları karşısında yükseltilen uluslararası BDS hareketinin Türkiye gönüllülerinden Ayşe Düzkan, Limak’ın “ABD Büyükelçiliği inşaatında yer almıyoruz” demesinin yetmeyeceğini belirterek “Desbuild’le ortaklı��ını da bitirmesi gerekiyor” yorumunda bulundu

ABD hükümetine ait olan ve federal harcamaların yayımlandığı usaspending.gov’da, Dışişleri Bakanlığı’nın açtığı ABD Kudüs Büyükelçiliği inşaatı ihalesini, 21 milyon 182 bin 581 dolar teklif veren Desbuild Limak D&K’nin kazandığı belirtildi.

Desbuild Limak D&K, ABD’nin Maryland eyaleti merkezli bir şirket olan Desbuild ile Nihat Özdemir’in sahibi olduğu Limak İnşaat’ın ortaklığından oluşuyor.

Söz konusu ortaklık, Limak’ın resmi internet sitesindeki “Küresel işbirliklerimiz” sayfasında da görülüyor.

Desbuild Limak D&K tarafından yapılacak “tam güvenlikli yeni büyükelçilik tasarımı ve inşaatı”, ABD basınında “Trump’ın açıkladığının 100 katına mal olacak” şeklinde haberleştirilirken, Türkiye’de ise AKP’ye yakınlığıyla bilinen Limak’ın da yer almasıyla ön plana çıktı.

AKP iktidarında adeta altın çağını yaşayan Limak; Makyol, Cengiz, Kalyon ve Kolin’le birlikte Dünya Bankası’nın 1990-2017 yılları arasında tüm dünyada devletten en çok ihale alan şirketler sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor.

Desbuild: Projeyi tek başımıza yürütüyoruz

Konuyu Al-Monitor’de 16 Temmuz’da yayımlanan makalesinde gündeme getiren Amberin Zaman, e-posta yoluyla ulaştığı Desbuild’in “Bu projeyi tek başına yürütüyoruz” dediğini aktarmıştı. E-postada Desbuild yöneticisi Prakash Hosadurga’nın “Ortağımız Limak, Kudüs büyükelçiliği projesinde yer almak istemedi” dediğine dikkat çekilmişti. Öte yandan Amberin Zaman, ilgili yazısında Limak’ın, Al-Monitor’ün yorum talebine cevap vermediğini belirtmişti.

Limak: “Kudüs projesinde yer almıyoruz”

Konuya ilişkin telefonla ulaştığımız Limak’ın Yönetim Kurulu Basın Danışmanı Evrim Engin, Sendika.Org’a gönderdiği yazılı açıklamada projede yer almadıklarını belirtti:

Son birkaç gündür sosyal medyada ve bazı internet sitelerinde yer alan “ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği’ni Limak İnşaat’ın yapacağı” yönündeki bilgiler gerçeği yansıtmamaktadır.

Engin açıklamanın devamında, Desbuild’le ortaklıkları ve ABD Büyükelçiliği ihalesine ilişkin olarak da şunları söyledi:

Limak İnşaat olarak ABD Merkezli Desbuild firması ile 5 yıldan bu yana devam eden bir ortak girişim şirketimiz mevcuttur. Bu ortak girişim şirketi daha önce birçok projede birlikte çalışmış ve ortak teklifler vermiştir.

Ancak ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği inşaatı konusunda ortağımız Desbuild firmasına teklif aşamasında bu işin içinde yer almayacağımız bilgisini ilettik. Desbuild firması da bu işle ilgili olarak tek başına ilerleme kararı verdi.

Düzkan: Büyükelçilik inşaatında yer almamak yetmez, ortaklık da bitirilmeli

İsrail’in işgal ve ayrımcılık politikaları karşısında yükseltilen uluslararası BDS hareketi (Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar), işgal altındaki topraklarda bizzat yatırım yapan şirketlerin suça ortak olduğunu savunuyor.

Sendika.Org’a konuşan BDS Türkiye gönüllülerinden Ayşe Düzkan, Limak’ın “ABD Büyükelçiliği inşaatında yer almıyoruz” demesinin yetmeyeceğini belirterek “Desbuild’le ortaklığını da bitirmesi gerekiyor yorumunda bulundu.

Düzkan şöyle konuştu:

BDS hareketi, işgalci İsrail’le işbirliği yapan bütün resmi kurumların ve şirketlerin boykot edilmesini savunuyor.

Limak, ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği inşaatını üstlenen bir firmayla yaptığı ortaklıktan çekilmedikçe Filistin halkının talepleriyle oluşan BDS hareketinin çağrısını reddetmiş oluyor.

ABD Büyükelçiliği’nin inşaatın da yer almıyoruz deseler de Desbuild ile kurdukları ortaklık sürüyor. Dolayısıyla büyükelçilik inşaatında yer almamak yetmez, şirketle kurdukları ortaklığı da bitirmeleri gerekiyor.

Kudüs: Bir samimiyet sınavı

AKP, ABD’nin büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıması kararına sözde en fazla tepki gösteren hükümetlerin başında geliyor. Ancak Trump’ın Kudüs kararından önce, 28 Haziran 2016’da İsrail’le “normalleşme” anlaşması imzalayan AKP, Kudüs’ü fiilen “İsrail’in başkenti” olarak kabul etmişti.

Ayrıca ne Gazze’ye yönelik abluka ve katliamlar ne Mavi Marmara katliamı ne de ABD’nin Kudüs’ü “İsrail’in başkenti” ilan edip Filistinlilerin katli eşliğinde kutlamalar yapması AKP’nin İsrail ile ekonomik ilişkileri ilerletme çabasını engellemedi.

Türkiye-İsrail ekonomik ilişkileri AKP döneminde katlanarak arttı. Öyle ki en son Haziran ayında Türkiye üzerinden İsrail’e 2,6 milyon 681 bin 599 varil petrol sevk edildiği ortaya çıkmıştı.

İlgili haberler:

Sendika.Org