‘Çocuklarım ilk adımlarını cezaevinde atmasın’

Mülkiye Demir Kılınç’ın  5,5 aylık ikiz bebekleri ile birlikte cezaevine girmesine sekiz gün kaldı. 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılan Kılınç’ın cezası Yargıtay tarafından da onaylandı

Cezaevine girecek olan Mülkiye Demir Kılıç ise “Cezam bir sene ertelenirse en azından çocuklarım ilk adımlarını cezaevinde atmaz. 8 gün kaldı ama hâlâ olumlu bir adım yok. Bu yüzden anneler günüm buruk” dedi.

Anneler gününde “Mülkiye’ye özgürlük. Özgür ve Lorin cezaevinde büyümesin” diyenler Taksim Galatasaray Lisesi önünde eylem yaptı.

Cezaevine girmeye hazırlanan anne Mülkiye’nin durumuna dikkat çekmek için  Galatasaray Meydanında bir araya gelen insan hakları savunucuları, bu hukuksuzluğun  derhal  son bulmasını istedi.  Kendisine armağan edilen papatya buketi ile eylemde hazır bulunan  Mülkiye Demir Kılınç ve eşi Ahmet Kılınç’ı BDP İstanbul Kadın Meclisi ve CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur yalnız bırakmadı.

Eylemde ilk sözü İHD avukatı Gülizar Tuncer aldı. Türkiye’de annelerin sadece çocuklarıyla tutsak edilmediğini aynı zamanda hamileyken bile işkencelerden geçirildiğini hatırlatarak sözlerine başlayan  Tuncer,  sistematik hale gelen bu işkencelerin özellikle Kürt kadınlarına yıllarca uygulandığını söyledi.

Gülizar Tuncer’den sonra söz alan CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, “Bütün anneler şahısına ben  Mülkiye’den  bunu yaşamak zorunda kaldığı için özür diliyorum” dedi ve ekledi:  “Affet  bizi anne dememiz lazım.”

Bu çığlığa Ankara’nın kayıtsız kalamayacağını vurgulayan Onur, “Aile ve Sosyal Bakanlığı, Adalet Bakanlığı bunu çözebilir buna inanıyorum” diye konuştu. Gözyaşlarına hakim olamayan Onur, “Bebekken cezaevine soktuğumuz çocuklardan nasıl bir hayata tutunma bekleyebiliriz?” diye sordu.

Son olarak söz alan Mülkiye Demir Kılınç  ise cezanın bir sene ertelenmesi için başvuruda bulunduklarını hatırlattı. Kılınç, “Bir sene  ne değişecek diyebilirsiniz. Ancak en azından bebeklerimin cezaevinde değil de özgür bir ortamda emekleyip hayata adım atarlar” diye konuştu. 

Bir şeylerin değişebileceğine  yönelik umudunu koruduğunu  ifade eden Kılınç, “Bir taraftan cezaevi için eşyalarımı toparlarken, diğer bir taraftan bu hukuksuzluğun son bulacağını umut ediyorum” dedi.

Bu zor süreçte kendisini  yalnız bırakmayan basın mensuplarına ve demokratik kitle örgütlerine teşekkür eden Kılınç, oluşturulan bu ortamın kendisine büyük bir güç verdiğini  söyledi.

Türkiye’deki cezaevi koşullarının bebeklere ve çocuklara uygun olmadığını söyleyen Kılınç,  endişelerini şöyle dile getirdi: “Ben artık davanın hukuksuzluğunu  da tartışmıyorum. Tek istediğim cezaevlerinde bebekler ve çocuklar için uygun koşulların yaratılması. İlla anneye ceza çektirecekseniz en azından cezaevi koşullarını biraz olsun düzeltin. Şu an sütüm kesildiği için bebeklerimi mama ile besliyorum ve içeriye cam biberon, oyuncak alınmadığını  öğreniyorum. Bunlar bir anne için korkunç şeyler.”

Sendika.Org