Keseb’de neler oluyor? – Hamide Yiğit

Yayladağı sınırında son günlerde neler yaşanıyor? Keseb’e saldıran cihatçılar nasıl destekleniyor? Arap basınında ve sosyal paylaşım sitelerinde son gelişmelere ilişkin neler yazılıyor?

Arap kaynaklarına göre Suriye’de yürütülen çokuluslu cihat savaşı dördüncü yılına girerken, Suriye’nin üstünlük kazanmasıyla farklı bir noktaya evrildi. Bu kaynaklarına göre, Suriye-Lübnan sınırı tamamen Suriye ordusunun kontrolüne geçtikten sonra, cihatçı gruplar Türkiye Yayladağı sınırında aktif hale getirildi ve buradan büyük bir saldırı hazırlığına başlandı.

21 Mart’ı 22 Mart’a bağlayan gece Suriye’nin Türkiye sınırındaki Keseb kasabasına büyük bir saldırı başlatıldı. Keseb, çoğunlukla Ermeni olmak üzere her kimlikten Suriye vatandaşının bir arada yaşadığı bir kasaba. Keseb’e ve özellikle Alevi ve Ermenilere yönelik planlı saldırılar daha önce de denendi ve büyük bir katliamı hedef alan saldırıların hepsi geri püskürtüldü. 21 Mart sabaha doğru başlayan saldırıda Türkiye’nin doğrudan yönlendirmesi ve aleni rehberliği ortaya çıktı. Binlerce silahlı muhalif, Türkiye’nin Yayladağı sınır kapısından girerek, Keseb kasabası girişindeki  kontrol noktalarını kuşatma altına aldı.

“Erdoğan’ın çocukları yine saldırdı”

Arapça kaynaklara göre, yaklaşık 30 tabur ve tugaydan oluşan büyük bir grubun başlattığı saldırı, Suriye ordusu ve Halk Savunma Birliklerinin karşılık vermesiyle bozguna uğratıldı. Ağustos 2013’te Lazkiye kırsalına saldırı başlatan ve 190 köylünün öldürüldüğü büyük “Alevi katliamını” gerçekleştiren “Sahil Cephesi”, bütün muhalif grupların ittifakından oluşuyordu. Şimdi de Keseb’e saldırı düzenleyen oluşumun aynı ittifaklarla oluşturulduğuna dikkat çeken kaynaklar, son saldırıyı “Erdoğan’ın çocukları yine saldırdı” biçiminde haberleştirdiler.

Bütün cihatçı grupların birleşerek oluşturdukları bu ittifakın harekatına bu kez “El Enfal”* adını verdiler. (Lazkiye katliamını gerçekleştiren harekata “Müminlerin Annesi Hz. Aişa” adını vermişlerdi.) Arapça kaynaklar, El Enfal adının ırkçı bir çağrışım yaptığı ve saldırılan bölgenin kozmopolit dokusunu hedef aldığı yönünde yorumlar yapmakta.

Suriye kaynaklarının bildirdiğine göre önce Türkiye topraklarından ağır topçu saldırılar başladı. Ardından Türkiye sınırdan silahlı gruplar araçlarla Suriye’ye giriş yaptılar.  Muhaliflerin paylaştığı videolardan “Tekbirler” eşliğinde Suriye’ye giriş yapan silahlı grupların kullandıkları yola dikkat çeken yorumlar, bu yolun Türkiye sınırında, sivil halkın hiçbir zaman girmesine izin verilmeyen ve tamamen Türkiye askerinin kontrolünde olduğu yönündedir. (Bkz.) http://www.youtube.com/watch?v=gAlzfhNVUoA

Köy boşaltıldı, yine elektrik kesildi

22 Mart sabahından itibaren Suriye ordusu ve Ulusal Savunma Birlikleri, Türkiye sınırından, Türk güvenlik güçlerinin gözetimi altında Suriye’ye giren terörist gruplara karşı harekete geçti. Hatay ve özellikle Samandağ’da “iki gündür yoğun ve aralıksız bir şekilde bombalama seslerinin çok net duyulduğu ve hala da devam ettiği” bildirildi. Türkiye’nin Yayladagı sınırında bulunan Gözlekçiler köyü boşaltıldı. Köyün boşaltılmasından hemen sonra  farklı yönlerden gelen 20 kadar Docka silahı monte edilmis araçların sınıra geldiği gözlendi. Bu hareketliliğin yaşandığı saatlerde artık geleneksel hale gelen elektrik kesintisi yine oldu.

Ayrıca aynı saatlerde Kilis-Suriye sınırından bir başka hareketlilik gözlendi. Genç Bakış muhabirinin bildirdiğine göre bu sefer Docka uçaksavar ile modifiye edilmiş kamyonetler geçiş yaptı. Bir saat içinde ayrıca 2 tank ve 30 kadar üzerinde amblem veya şirket ismi bulunmayan TIR araçları sınırdan giriş yaptı.

Sosyal paylaşım sitelerinde yer alan bir başka iddia da, bu sefer Bahreyn’den paralı askerlerin Hatay’a akın ettiği yönünde. “İki gün önce Bahreyn’den gelen bir uçak Hatay havaalanına indi. Uçak, tamamıyla Bahreynli kadın ve erkeklerle doluydu. Hepsi de haki renk üniformalı ve kağıtla kollarına tutuşturulmuş armalarıyla, Hatay Birlik midibüslerine bindirilip, Suriye sınırına taşındılar.”

Paralı askerlerin içinde çok sayıda Türk ve Çeçen

Arapça kaynaklarda Keseb saldırısının geri püskürtüldüğü ve çatışmanın birinci gününde çok sayıda cihatçının öldüğü, onlarcasının yaralı olarak etkisiz hale getirildiği bilgisi yer aldı. Yaralıların ambulanslarla Türkiye getirildiği biliniyor. Zira Yayladağı, Harbiye ve Antakya halkının büyük bir tedirginlikle tanık olduğu yaralı taşıma trafiği, iki gün boyunca devam etti. Yayladağı hastanesinin dolup taşması üzerine yaralılar, Hatay’ın çeşitli hastanelerine taşındı. Birçok Suriyeli kaynak, öldürülen ve yaralanan silahlı grupların içinde Çeçence ve Türkçe konuşanların çokluğundan söz ediyor. Cihatçılar içinde Arapçadan sonra en çok konuşulan dilin Türkçe ve Çeçence olması dikkat çekiyor. Asia Haber Ajansı da, bu sabah itibariyle çatışmada ölen çok sayıda Çeçen’e ait bazı fotoğraflar yayımladı. (Bkz.) http://asianewslb.com/vgljioeh.uqettubf38fzu.w.html

Uçak düşürüldü mü?

Sosyal paylaşım sitelerinde dün (22 Mart) akşam saatlerinde yapılan paylaşımlara göre, Türkiye Suriye sınırında, Türkiye’ye ait bir İnsansız Hava Aracı (İHA) düşürüldü. Gecenin ilerleyen saatlerinde bir Türk savaş uçağının düşürüldüğü iddialarını içeren paylaşımlar yapıldı. Türk savaş uçakları ve İHA’ların silahlı gruplara koordinatlar vermek için uçuşlar yaptığı ama, yerden fırlatılan bir füzeyle Suriye ordusu tarafında bir tanesinin düşürüldüğü, diğer uçakların geri dönüş yaparak Türkiye sınırlarına doğru uzaklaştıkları yazıldı.

Bu haberlerin teyit edilemediği yaklaşık 10 saatlik bir zaman geçtikten sonra Türkiye medyasında, “Türk savaş uçağının Suriye sınırında düşürüldüğü” haberleri verilmeye başlandı. Ancak bir ki saat sonra bu kez Türkiye medyasındaki bu haberler, “Türkiye’nin Suriye’ye ait bir savaş uçağını düşürdüğü” biçimine dönüştü.

Arap paylaşımlara göre Türkiye savaş uçağı, Suriye’nin Keseb kasabası üzerinde düşürüldü. Sınırdan 1.5 km içeride Suriye toprakları üzerinde düşürülmesi, uluslararası hukuk açısında bir sorun oluşturacaktır.

TSK Suriye savaş uçağının düşürüldüğünü açıklamalarının ardından Türkiye medyasının haberlerini kaynak gösteren Arap medyası dışında henüz herhangi bir açıklamaya rastlanmadı. Dünden bu yana kimine göre Türkiye’ye ait bir savaş uçağı, kimine göreyse İHA düşürüldü, ardından bugün Türkiye’nin Suriye savaş uçağını düşürdüğü haberleri yayıldı. Arap sitelerinde sadece Türk medya kaynaklarına dayanarak verilen uçak haberleri arasında shorouknews.com’un verdiği bir ayrıntı dikkat çekmektedir. Buna göre Keseb’de düşürülen Suriye savaş uçağının pilotu, hiçbir yara almadan kurtulmayı başardı.

Suriye Türkiye’yi BM’ye şikayet etti

Suriye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Beşşar Caferi, “Uluslararası sözleşmeler ve terörle mücadele ile ilgili Güvenlik Konseyi kararlarını apaçık ihlal ettiği” gerekçesiyle BM Güvenlik Konseyine Türkiye’yi şikayet etti. Caferi Türkiye’nin, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen binlerce paralı askere para ve silah desteği sağlayak, kendi sınırlarını da kullandırarak Suriye halkına karşı bir savaş suçu işlediğini söyledi. BM’den, Türkiye’nin silahlı faaliyetlerde bulunan bu paralı askerlere açıktan destek sunan yöneticilerinin uyarılmasını ve bundan vazgeçmeleri için baskı yapılmasını talep etti. (Bkz.)  http://arabic.rt.com/news/672030/ 

Türkiye savaştan kaçan cihatçıların Türkiye’ye dönüşünü engelliyor”

23 Mart akşam saatlerinde CITY’nin paylaştığı habere göre Türkiye, Suriye ordusunun ateşinden kaçan yabancı cihatçıların Türkiye sınırından girişini önlüyor ve onları savaşmaya zorluyor. Bu haberi doğrulayacak türden bir yorum da sosyal paylaşım sitelerinde yer aldı. Yoruma göre savaşı tamamen kaybetme noktasına gelen paralı cihatçıların Türkiye toprakları üzerinden tekrar bir saldırı başlatmak üzere Yayladağı’na kaydırılması, cihatçıların talebi değil, Türkiye ve Suudilerin ısrarıyla olmuştur. Bir kuşkuyu dile getiren yorumlara göre, Türkiye, artık tehlikeli görd��ğü ve kurtulmak istediği cihatçı grupları ölüme göndererek üzerinde atmak istiyor.

* Enfal: Savaş ganimeti.