İMO Ankara Şubesi: “ODTÜ Yolu’nda bu acele ne?”

İMO, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ODTÜ’den geçirilmek istenen otoyol için Ankaralıların eşini benzerini görmediği ölçüde seferber olmasına “Bu acelecilik neye ve nereye kadar?” diye sordu

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Ankara Şubesi, yayımladığı bir basın açıklamasıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ODTÜ Otoyolu’ndaki acelesini sordu. Açıklama şöyle:

ODTÜ Yolu’nda bu acelecilik neye ve nereye kadar?

Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilmek istenen ve bir bölümü ODTÜ Ormanı’ndan geçecek olan ODTÜ yolu ile ilgili tartışmalar devam ederken, açılan davalar bir karara bağlanmamışken, yapımına alelacele bir şekilde başlanan ODTÜ Yolu’nda 4 Kasım 2013 tarihinde yapılan kazı çalışmaları esnasında göçük meydana geldi. 24 saat iş makinelerinin kesintisiz çalıştığı ve ODTÜ’ye giden öğrencilerin sıklıkla kullandığı A-4 kapısına giden asfalt yolun kenarında, yolun çöktüğü sırada yoldan geçen bir öğrenci çukurun içine düştü. Çukura düşen öğrenci kendi imkânlarıyla göçükten çıktı.

Anadolu Bulvarı’nı Konya Yolu’na bağlayacak olan ODTÜ Yolu hakkında gerek meslek odaları gerekse de uzmanlar bir süredir tartışmalar yürütmekte, konuyla ilgili endişelerini dile getirmekteydi. Bununla birlikte yolun hem ihale ediliş biçimi hem de kendisi hakkında açılan davalar devam etmekte. Tüm bu uyarılar, işleyen hukuki süreç, açıktır ki; yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğuna işaret etmekte. Bununla birlikte Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı konuyla ilgili hiçbir ikna süreci işletmemekte ya da kamuoyunu açık bilgilendirme araçlarını kullanmamaktadır. Aksine tartışmaları bir taraftarlaştırma içerisine sürükleyerek çözümsüzlüğe mahkûm etmektedir. ODTÜ Yolu’nun hukuki aksaklıkları ve eksiklikleri yanında yolu halkın da istemediği uzun süredir yapılan eylemlerden açıkça anlaşılmaktadır. Ancak Ankara Büyükşehir Belediyesi tüm bu itirazlara, uyarılara, eleştirilere kulak tıkamakta, gece yarısı operasyonları ile “ben yaptım oldu” anlayışında ısrar ederek yol uğruna 3 bin ağacı sökmekten çekinmemektedir.

Bizler de anlamakta zorlanıyoruz: Yangından mal kaçırırcasına girişilen bu hummalı çalışmanın ısrarı nedir?

Bunun yanında merak ediyoruz: İhalenin yapılış biçimindeki hukuksuzluklar görmezden gelinse bile, teknik olarak basit bir yol işinin yapılış süreci ya da bitirilmesi baştan planlanmış mıdır? İşin sağlıklı yürütülebilmesi için her işin bir teknik süresi olmalıdır. Bu iş için herhangi bir teknik süre işletilmekte midir?

İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi olarak, “bu acelecilik neye ve nereye kadar” sorusunun dün olduğu gibi bugün de yanıtlanması gereken önemli bir soru olduğunu düşünüyor, gerekli teknik ayrıntıların özenle ve titizlikle gerçekleştirilmesinin hayati önemde olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Meydana gelen göçükte can kaybı yaşanmaması içimizi bir nebze olsun rahatlatmış olsa da, hız ve aceleciliğin insan hayatına nasıl mal olduğunun örneklerini ülkemizin başkentinde acı deneyimlerle yaşadık ve gördük. Bu anlamda yaşanan göçük hiçbir şekilde “doğal” ya da “anlaşılabilir” olamaz.

Buradan bir kez daha soruyoruz: Israrla bitirilmesi konusunda “hassasiyet” gösterilen ODTÜ Yolunun hem polis eliyle gerçekleştirilen fiili müdahalelerle hem de yolun bilim ve teknik dışı inşa ediliş biçimiyle ne amaçlanmaktadır? Amaç “trafiği rahatlatma” olarak iddia edilen süslü ama gerekçesiz söylemlerle, görkemli bir gösteri yaratmak mıdır?

Buradan bir kez daha sesleniyoruz: Yoğun itirazların olduğu ODTÜ Yolu konusunda yetkililerin uyarılarına kulak verilmelidir. Göçük gibi önemli bir olay yaşanmışken daha büyük sonuçlar ortaya çıkmadan proje bilim ve teknik esasında tekrar ele alınmalıdır.

Sendika.Org/ Ankara